Niyazi Sertkalaycı

Niyazi Sertkalaycı

Babama Mektup

A+A-

Kıymetli Babacığım,

Bilirsin yirmi yıldır reklam işiyle uğraşırım. Asıl geçim kaynağım budur. Çok şükür her gün gidecek bir işimiz, açacak bir kapımız, kaynayan bir kazanımız var.

Bugüne kadar haram lokma boğazımızdan geçmedi. Çok şükür haram helal kavramlarını sen öğrettin bizlere. Ayırt edebiliriz.

Yanlışlıkla geçtiyse günahlarımız af ola babacığım.

Karşımdaki biliyorsa gelsin, ulaşsın hemen gereğini yapıp helalleşelim.

Bununla birlikte bugüne kadar kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğim şeyi de arkasından konuşmadım. Konuşmamda.

Yine senden aldığımız edep bunu gerektirir.

Susmak da edeptendir. Bunu da biliriz baba. Yine sen öğrettin.

Edepli edebinden susar, edepsizde ben susturdum sanır.

Bence sanmasın. Zaman her şeyin ilacı dersin diye ondan söylüyorum.

Bir bakarsın keser döner sap döner gün gelir hesap döner.

Çıkar uğruna kişinin olmadığı ortamlarda “Ne Çıkarı Var Acep?” sorusunu da sormadık. Her daim yaptığımız işte senden aldığımız terbiye ile hakkaniyeti gözeterek fotoğraftaki gibi dik durduk. Eğilip bükülmedik.

Yüzümüzde de gülümseme hep oldu.

Sizlerden de eksik olmasın. Bazen söylenenlere, bazen kulağımıza gelenlere güldük geçtik. Lafa baktık laf mı? bir de söyleyene baktık adam mı?

Ha unutmadan birde dinleyicileri oldu bu işin babacığım. Sadece dinlerler. Hiç merak etmezler bu işin doğrusu nedir diye.

Ne diyelim babacığım insan evladıdır işte. Yine dediğin gibi hor görmemek lazım…

Babacığım mektubuma burada son verirken yine söylediğin bir sözün üzerine gülümsemeden geçemiyorum;

 “Oğlum birisi senin arkandan konuşuyorsa bil ki doğru işler yapıyorsun. Devam et.”

Saygı ve sevgiyle ellerinden öpüyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.