1. YAZARLAR

  2. Fatma Zehra Gülnaz

  3. Firavun'un mumu
Fatma Zehra Gülnaz

Fatma Zehra Gülnaz

Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Firavun'un mumu

A+A-

Sıradan Yalancının Mumu Yatsıya, Firavun`un Mumu 3000 Yıla Kadar...

Suriye bugün olduğu gibi binlerce yıldır stratejik bir öneme sahip oldu. Hem Anadolu ile Mezopotamya arasında ticaret yollarının geçiş güzergahında olması  hem Akdeniz'e kıyısı olması, üzüm ve zeytin yetiştiren tarımsal alanları ile Asi Nehri kıyısında bulunan Labui Ormanı (Sedir Ağaçlarından oluşan) zamanın iki süper gücü olan Hitit ve Mısır Devletlerinin ilgisini de çeker ve dış politikalarının temelini de oluşturur.( Her iki ülkede birbirlerini tehdit olarak görüyor.)

SAVAŞA VE BARIŞIN YOLU; KADEŞ

Suriye her ne kadar binlerce yıldır olduğu gibi bugün de süper güçlerin odağında olsa da arada küçük bir fark var. O zamanlar süper güçler savaşlarını masada ya da maşalarla değil bizzat karşı karşıya gelerek açık bir şekilde gerçekleştiriyorlardı. Örnek olarak Kadeş Savaşını (M.Ö. 1280) inceleyebiliriz. Tarihin bilinen en kalabalık atlı savaş arabalı savaşı. (Kesin olmamakla beraber Hititler 3500, Mısırlılar ise 2000 savaş arabası ve her iki tarafta on binlerce piyade ile savaşa katıldı.) İki orda bugün Suriye`nin Humus bölgesinde bulunan Amurru ülkesindeki Asi Nehri kıyısında Kadeş kentinde karşı karşıya gelir.

 

SAHAHA YENİK...

Firavun (İkinci Ramses) dört tümeni ile gelmiştir ancak tümenlerini elli kilometrelik bir alana aralıklı olarak yerleştirmiştir.Yanında sadece bir tümeni ve koruma amaçlı yetişmiş seçkin askerleri ile konuşlandığı yerde hiç beklemediği bir anda bedevi kılıklı  Hitit casuslarının verdiği yanlış istihbarat sonucu Hititlerin baskınına uğrar ve ordusu bir anda bozguna uğrar. Ancak farklı milletlerden meydana gelen Hitit ordusu bir anda savaşmayı bırakıp yağmalamaya başlayınca savaşın seyri değişir. Fırsattan yararlanan Firavun tümeniyle beraber batıya çekilir ve diğer tümeninin de katılımıyla savaşın yeneni olmaz.

f1.jpg

KAYITTA MUZAFFER...

Kadeş Savaşı ve Kadeş Antlaşmasını Firavun un anlatımıyla Mısır resmi tarih yazıcılarının bize aktardıkları şekliyle öğrendik bugüne kadar. Firavun, sarayının duvarlarına, mezarlara, tapınaklara (Abu Simbel mezar ve tapınağını sırf bu olayı aktarmak için yaptırdığı anlaşılıyor.) ve tabletlere hem resmettirip hem yazdırdığı (zafer temalı) bu önemli olayı günümüze bilmemizi istediği gibi aktardı. Ramses`e (Firavun) göre savaş Hititlerin baskınıyla başlar ve ordusu panik içinde Firavun`u yalnız bırakır. Ne seçkin korumaları vardır etrafında ne de savaşçıları, ancak (Biraz karanlıkta kalan bu kısımda) Firavun büyük bir cesaretle (İnsan üstü ve yarı tanrısal bir güçle) savaşır ve etrafındakileri bertaraf ederek ayakları altına alır. Öyle ki Hitit Kralı Muvatalli yalvar yakar af diler gönderdiği mektupla Firavun`dan.

f2.jpg

FİRAVUN: ALGININ MUCİDİ...

Firavun gelmiş geçmiş en iyi algı yönetici, propagandacı, toplum bilimci olarak tüm imkanları da kullanarak sadece savaştaki başarısını (?) efsaneleştirmemiş, barış anlaşmasının devamında barışı pekiştirmek adına (Daha önceden göz koyduğu Hitit Prensesi) Muvatalli ölünce yerine geçen kardeşi Kral Hattuşili`nin büyük kızı ile olan evliliğini de kendine propaganda malzemesi yapmıştır. ( Bu arada Firavunlar Mısır dışından kız alsa da dışarıya asla kız vermezlerdi. ) Kral Hattuşili, kızının düğününe Firavun`a (Ramses) malzeme vermemek için gitmemiş ancak Firavun sanki Hattuşili düğüne gelmiş gibi saraylarının duvarlarını Hattuşili`nin Firavun`a saygılarını sunan resimlerle donatmıştır. Hitit Prensesininse bekarken kullandığı Hititçe ismine kayıtlarda yer vermeyen Firavun, Prensese Mısır dilinde bir isim olan Maathorneferure ismini verdi.

Firavun evlilik konusunda verdiği tek tavizle gelinin baş kraliçe olmasını kabul etmiştir.( Evlendikten sonra hakkında fazla bilgi bulunmayan kraliçe, muhtemelen erkek çocuk sahibi olamadı ve gözden düştü ya da Firavun`un, ailesini küçümseyerek tarihe kayıt bırakmasına dayanamadı ve kahrından öldü bilemiyoruz.)

 

SÖNMEYE YÜZ TUTAN MUM...

Firavun, 60 yılı aşan iktidarı boyunca olanı biteni hatta olmayanı dahi iç siyaset malzemesi olarak kullansa da gerek Kadeş Savaşı anısına yaptırdığı Abu Simbel tapınak ve mezarlarına gerek saray duvarlarına ve tabletlere kaydettirdiği resimlerle ve yazılarla tarih yazıcılığını en etkili şekilde kullandı ve günümüze nasıl istiyorsa öyle aktardı.

Hititler`den ise günümüze çok fazla kayıt kalmamıştır maalesef.(Anadolu`nun çok fazla el değiştirmesi ve işgale, savaşa maruz kalması kayıtların kaybolmasına sebep olmuştur.) Ta ki 1906 yılında Kadeş Antlaşması metni Boğazköy Çorum`da bulunana kadar. Yapılan kazılarda ortaya çıkan tabletler ve kayıtlar antlaşmanın metninin çözülüp okunmasıyla Firavun`un 3000 yılı aşan zafer temalı algı operasyonuna darbe indirir. Her ne kadar bu algı kısmen devam etse de gerçekler ortaya çıkmıştır. Hitit yazıtlarındaki anlaşmanın orjinal metin olmasının yanında Hititlerin Tanrıya hesap verme düşüncesiyle olanı olduğu gibi yorumsuz ve yalansız kaydetmeleri ve kayıtların aynı çağda yaşayan komşu devletlerle çelişmemesi Hitit kaynaklarının güvenilirliğini ortaya koymaktadır. Oysa ki Firavun`un Tanrıya hesap verme gibi bir derdi yok çünkü adam zaten kendisini yarı Tanrı görmekte ayrıca Mısır çok korunaklı ve komşu ülkelerle çok fazla etkileşim halinde değil durum böyle olunca Firavun`un mumu da 3000 yıllık gecikmeyle de olsa ortaya çıkan Hitit kaynakları ile sönmeye mahkum oldu.

f3.jpg

ADIN? FİRAVUN; MESLEĞİN? KRAL...          

Bu arada şunu da belirteyim 1974 yılında Firavun`un meşhur mumyası (İkinci Ramses ) bozulma belirtileri gösterince mumyanın Fransa`da  kurtarılmasına karar verilir ancak Fransa Devleti prosedürleri gereği Fransa`ye ölü ya da diri her kim giriş yaparsa pasaportu olmak zorunda. Bu yüzden Firavun`a ilginç bir pasaport çıkartılır. Pasaportta yaşı 3000`i aşmış ve mesleği kral olarak kaydedilen Firavun`a ölü de olsa yasa gereği ( Kral olması sebebiyle) marşlar eşliğinde resmi  karşılama merasimi yapılır. Sanırım Firavun öldükten sonra da gösteriş ve algı operasyonuna devam ediyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar