1. YAZARLAR

  2. Fatma Zehra Gülnaz

  3. Geçmişten günümüze ilginç diplomatik mektuplar… (2)
Fatma Zehra Gülnaz

Fatma Zehra Gülnaz

Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Geçmişten günümüze ilginç diplomatik mektuplar… (2)

A+A-

HİTİTLER VE MISIRLILAR

Mısır Kraliçesin`den  Hitit Devletine Mektupla gelen Evlilik Teklifi

Hitit ve Mısır devletlerinin rekabetinin zirvede olduğu bir sırada ( M. Ö. 14. YY.) Hitit kralı, Mısır Kraliçesinden daha önce karşılaşmadıkları ilginç bir mektup alır. Mektubu yazan (Mısır Firavunu Tutuankamon`un eşi) Mısır kraliçesi Ankhesenamun`dur. Kraliçe mektubunda:  "Kocam öldü. Oğlum yoktur. Senin ise oğullarının çok olduğu söyleniyor. Eğer sen bana bir oğlunu verirsen, o kocam olabilir. Hizmetkarlarımdan birini alıp onu hiçbir zaman kocam yapmak istemem. Bundan çok korkarım.”

Mektubu okuyan ve daha önce görülmemiş bu rica karşısında şaşıran kral Şuppiluliuma, mektuptan kuşkulanır ve ihtiyatlı davranarak biraz araştırma yapmayı uygun bulur. En güvendiği adamı Hattuşa Ziti`yi Mısır`a göndererek araştırma yapmasını ister  ve

“Git ve bana gerçek sözü getir. Belki beni aldatmak istiyorlar” der, ancak yolculuk o zamanın şartlarında yaklaşık altı ay sürmekte ve mektubun kraliçeye ulaşıp cevabının gelmesi yaklaşık bir yıl sürer. Gelen mektupta kraliçe şu satırları yazar;

“Niçin böyle dedin. ( Beni aldatıyorlar.) Eğer bir oğlum olsaydı, kendimin ve ülkemin küçülmesini diğer bir ülkeye yazar mıydım? (Aslında Mısırlılar başka ülkeye kız vermezlerdi ve kraliçe bir erkeğe evlenme teklifi ederek kendisini ihtirasları uğruna hanedanın Hitit devletine geçmesine razı olmuş gibi gösterdiğinin farkındaydı.) Sen bana inanmadın. Kocam olan kişi öldü. Oğlum da yoktur. Bir hizmetkarımı hiçbir zaman alıp kocam yapmayacağım çünkü ona saygı duyamam. (Kendisi ile evlenmek isteyen vezir Ay, daha önce at bakıcısıdır.) Ben hiçbir ülkeye yazmadım, yalnız sana yazdım. Senin oğullarının çok olduğunu söylüyorlar. Bana bir oğlunu ver. O, bana koca, Mısır`a da kral olsun.”

Kraliçe Ankhesenamon, henüz on sekiz yaşında ölen Tutankhamon`un dul eşidir ve genç Firavunun kuşkulu ölümünden sorumlu olduğunu düşündüğü vezir Ay`ın kendisine de zarar vermesinden çekindiği ve onunla evlenmek istemediği için bu mektubu yazmıştır.

İkinci mektupta yazılanları okuyan ve adamlarının raporuna da güvenen kral, oğlu Zannanza`yı küçük bir askeri birlikle Mısır`a yollar. Hitit kralının bu ihtiyatlı tutumu Mısır kraliçesinin düşmanlarına zaman kazandırır ve Hitit Prensi henüz Mısır vadisine ulaştığında kraliçenin düşmanları tarafından öldürülür.

Kraliçe istemese de vezir Ay ile evlenmek zorunda kalır.

Ay,  66 yaşındadır ve tahtı ele geçirmiştir. Hitit kralına mektup gönderen yeni Firavun Ay, Hitit Prensi`ne iyi davranıldığını fakat onun doğal bir ölüm sonucu öldüğünü belirtir. (Kısa süre sonra da kraliçe de ölür. Kraliçenin de Ay tarafından öldürüldüğü sanılmaktadır.)

Hitit Kralı Şuppiluliuma, “Oğlumu öldürdünüz” diye yazar Mısır`a gönderdiği mektupta ve oğlu ikinci Arnuvanda `ya Zanannanza`nın öcünün alınmasını söyler ve Mısır`a saldırılarak Mısır, cezalandırılır. Görüldüğü üzere bir mektup bir prensin ve belki de bir kraliçenin ölümüne ve Hititlerin Mısır`ı cezalandırmasına sebep olmuştur.

KANUNİ VE FRANSUVA

Kanuni Sultan Süleyman`ın Fransa Kralı Fransuva`nın Mektubuna Cevabı:

"Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah'ın yer yüzündeki gölgesi Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Azerbaycan'ın ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Yavuz Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han'ım..

Sen ki Fransa vilayetinin kralı Fransuva'sın.

Hükümdarların sığınma yeri olan  kapıma elçinizle mektupla gönderip ülkenizi düşman istila edip şu anda hapiste olduğunuzu bildirip kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep ediyorsunuz.
Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur.

Her şeyden haberdar oldum.Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir.

Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz..."

(Sultanın  kendisini anlattığı ve yapacaklarını vaat ettiği kısım özetlenmiştir.)

Fransa Kralının yardım talep eden mektubuna verilen cevapta, Osmanlının gücünün  zirvede olduğu Kanuni döneminin diplomatik üslubu da etkilediğini net bir şekilde görüyoruz. Kanuninin mektubunun belki de diplomaside statü  gösterme konusunda benzeri yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar