1. YAZARLAR

  2. Fatma Zehra Gülnaz

  3. Geçmişten günümüze ilginç diplomatik mektuplar… (3)
Fatma Zehra Gülnaz

Fatma Zehra Gülnaz

Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Geçmişten günümüze ilginç diplomatik mektuplar… (3)

A+A-

Memluk Sultanlığına Giden Yolda Baybars…

Günümüzde çok fazla tanınmasa da Türk tarihinin en yetenekli, en cesur ve en güçlü hükümdarlarından biri olan hatta belki de Türk hükümdarların ilk on listesinde bulunabilecek Memluk Sultanı Baybars’tan bahsetmek istiyorum bu hafta...

 

BAYBARS KÖLE OLARAK SATILIYOR

Kıpçak ülkesinden çocuk yaşta kaçırılan ve köle olarak Eyyubi Emiri’ne satılan Baybars, ilk efendisini bakışları ile ürkütür ve bir Memluk subayına satılır.(Memluk askerleri Kıpçak bozkırından kaçırılıp köle olarak özellikle Araplara satılan ve asker olarak yetiştirilen gençlerdir.) Gerçekten de Baybars, açık mavi gözleri, esmer teni, uzun boyu ve sağ gözünde bulunan beyaz leke ile karayağız bir devdi. Kısa sürede Eyyubi muhafızlığından kişisel yetenekleri, çalışkanlığı ve hedefe giden yolda hiçbir ahlaki kuruntusu olmaması sayesinde hiyerarşinin tepesine çıkar.

 

TURANŞAH ÖLDÜRÜLÜYOR

Eyyubi Sultanı Turanşah zamanında devlet hem Haçlı seferleri hem de Moğol tehlikesi ile karşı karşıyadır. Giderek güçlenen ve yönetimde daha fazla söz sahibi olmak isteyen Memluk askerleri, Turanşah’ı endişelendirmekte ve saltanatına tehdit olarak görünmektedir. Bu sebeple bazı Memluk askerlerinin önde gelenlerini görevden alan Turanşah, başını Baybars’ın çektiği Memluk askerlerinin  darbesi ile öldürülür.

 

Yönetimi ele geçirseler de hanedandan olmamaları ve halkın Arap olması gibi nedenlerle Turanşah’ın üvey annesi Şeceretüddür tahta geçirilir ancak kadın olması Abbasi halifesinin onu tanımasına engel olur. Bu krize bir formül bulunur ve Türk komutan Aybek, Şeceretüddür ile evlenir ve devleti birlikte yöneterek sorun çözülür.  Şeceretüddür’ün bir cariyeyi kıskanması sonucu Aybek

`i öldürmesi,  kaçarken de kendisinin ölmesi ile yerine Aybek’in oğlu geçer. Ancak Moğol tehdidi bu çocuk sultanın tahtan indirilip yerine Kutuz adlı komutanın geçmesine neden olur. Bu karar Memluk komutanlarının oy birliği ile alınmıştır. (Beka meselesi.)

 

MOĞOLLARA KARŞI ZAFER

Kutuz döneminde Memlukler ile Moğollar arasında tarihte Moğolları durduran ilk savaş (Ayn Calut ) gerçekleşir. Baybars’ın komutanlığında sahte ricat ile Moğolları tuzağa düşüren Memluk ordusu Kutuz`un askerlerinin etrafı kuşatması ile büyük bir zafer elde eder.

 

BAYBARS TAHTIN HAKİMİ

Kutuz, savaştan önce söz verdiği Halep emirliğini giderek güçlendiği ve kendisine rakip  olarak gördüğü için Baybars’a vermekten vazgeçer. Bunun üzerine Baybars adamları ile Kutuz`a suikast düzenler ve Kutuz zaferinin tadını çıkaramadan ve  Mısır`a dönemeden ölür.

Ordugaha dönen Baybars ve arkadaşı yaşlı ve saygın Memluk emiri Aktay’a Kutuz`u öldürdük der. Yaşlı emir sakin bir şekilde” Hanginiz kendi eliyle Kutuz`u öldürdü” diye sorar. Ben, der Baybars. Emir Aktay Baybars’ı otağa alır, tahta oturtur ve önünde biat eder. 1260 yılında Baybars, Kahire’ye muzaffer bir komutan olarak girer ve otoritesini hiç zorluk çekmeden kabul ettirir. Görüldüğü üzere Memluklerde hanedanlık olmadığı için güçlü olan komutan tahta rahatlıkla çıkıyordu.

 

 

HAÇLILARLA BÜYÜK MÜCADELE

Bağımsızlığını ilan eden Memluk emirlerini, çıktığı yıldırım gibi seferlerinin ardından otoritesi altında birleştiren Baybars,  Şam ve Halep`i ele geçirir. Bundan sonra Müslümanların Haçlılara kaptırdığı (Antakya yaklaşık 170 yıldır Frenk krallığıdır.) toprakları geri almaktır hedefi. Bunun için Ermeni kralı Hethum ve Antakya Prensi Bohemond’un elindeki toprakları almak için uygun zamanı beklerken Moğol hakanı Hulagü ölür.  Moğollar arasında çıkan bölünmelerden istifade eden Baybars, birçok kaleyi alır ve kuzeye yönelerek Ermeni kralı Hethum’un topraklarına saldırır. (Bu saldırı da yerel Hıristiyan nüfusun bir kısmı da Baybars ile işbirliği yapar çünkü Batı` dan gelen Hıristiyanlar yerel Hıristiyanlara  zarar vermiştir.) Bu saldırılarda özellikle başkent Sus`ta nüfusun büyük bir bölümü öldürülür ve kırk bin kişi de esir alınır. Bundan sonra Ermeni krallığı bir daha toparlanamaz. 1268’de Akka’dan başlar sefere ardından Trablusşam surlarının önünden geçerken şehrin sahibi Bohemond’da  kalededir. Baybars kalesine saldırmadığı için derin bir nefes almıştır belki de olacaklardan habersiz. Ancak Baybars’ın bazı planları vardır…

Sonraki Bölüm: Baybars'ın Mektubu

Önceki ve Sonraki Yazılar