1. YAZARLAR

  2. Yusuf Haseki

  3. İstanbul'un merkezinde vizyonumuz gömülüdür
Yusuf Haseki

Yusuf Haseki

İstanbul'un merkezinde vizyonumuz gömülüdür

A+A-

Bu İnanılmaz gerçekleri İstanbul'da yaşayan kaç kişi biliyor acaba?

Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan'dan İstanbul’un en merkezî noktasını bulmasını ister. O günkü İstanbul, surların içerisi kabul edildiğinden Sinan, surların çeşitli noktalarından geometrik ölçüler ile çalışmalar yaparak İstanbul’un tam orta noktasını bulur.

O noktaya yeşil silindir granit bir taş koyar.

Ama çok önemli bir özelliği ile: “DÖNER TAŞ

Bu silindir sütunun tam ortasından yukarıdan aşağıya bir mil geçirmiştir ve diklemesine bir kaide üzerinde durmaktadır.

Taşın yanına giden her insan, eliyle bu koca sütunu çevirebilmektedir.

 Dönen bu yeşil granit taş Süleyman’ın da hoşuna gider.

 

BİZANS TAŞI İLHAM OLMUŞ

Osmanlı, İstanbul'u fethettiğinde Divan Caddesi’nin ucunda bir taş vardır; yanında taşlara yazılı başta Roma ve o günkü ülkelerin baş şehirlerinin adlarını görürler.

Bu taşın Bizans tarafından Dünya’nın merkezi olarak kabul edildiğini, adının “Million Taşı” olması ilham olmuş olabilir diyor kaynaklar.

 

CAMİ YAPILIYOR

Biz dönelim İstanbul'un merkezine, Padişah o alanda bir cami yapılmasını ister.  

Cami inşaatı sürerken, padişahın oğlu Şehzade Mehmet ölür.

Bu büyük acı, yine Süleyman'ın emri ile bu camide oğlunun adına ithaf edilerek ebedileştirilir.

Şehzade Mehmet Camii... ya da bilinen kısa adıyla “Şehzadebaşı Camii”.

Cami inşaatı bittiğinde, dönen sütun caminin güney batı köşesinde sokaktan geçenlerin görebileceği şekilde durmaktadır.

 Artık orası, İstanbul'un merkezi ve Şehzadebaşı Camii’dir...

 

VİZYONSUZLUK KADERİMİZ Mİ?

1950li yılların sonu, 60lı yıllara gelirken tam karşısına bugünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi binası inşa edilir.

 Bugünkü adıyla Saraçhane semti...

Tabii yollar, kaldırımlar yeniden düzenlenirken bu taş ne mi oldu?

 

İNANAMAYACAKSINIZ AMA...

Sütunun yarısı, yükseltilen yol ve kaldırım taşları arasında gömülür ve yüzyıllardır dönen anıt taş artık dönemez olur.

Başka ülkelerin elinde olsa bu taş üzerinden yüz binlerce turiste çekim merkezi olarak pazarlanacak tarihi servet, bodur kalmış bir garip olarak orada öylece durmaktadır.

Eğer yolunuz Saraçhane’ye düşer de merak ederseniz, sırtınızı belediye binasına veriniz; Caminin sağ köşesi, Dede Efendi Sokağı’nın girişi olan köşedir...

 İşte o köşe başında sessiz sedasız sizleri bekliyor.

Vizyonsuzluğumuzun temsilcisi olarak! Yüzyılların yorgunluğu ile değil, Bugünkü yönetenlerin, karar vericilerin pür haline bakarak sizleri bekliyor...

Önceki ve Sonraki Yazılar