1. YAZARLAR

  2. Deniz Cömertpay

  3. Kabullenmek Gerek
Deniz Cömertpay

Deniz Cömertpay

Kabullenmek Gerek

A+A-

Her şey kabullenmekle başlıyor aslında.

Mutluluk, hüzün, sevinç, korku ...

Her çıkmaz sokakta büyülü bir yol çıkartan karşına.

Kabullenmek hayatın en zor gerçeği,

Tutsaklığı özgürlüğe çevirebilir belki de.

Kabullenmek gerek acıyı, mutluluğu, hüznü, kederi, korkuları.

Kabullenmek gerek insanları;

En gaddar en sefil halleriyle,

Belki de en cahil en güçsüzünü bile... Kibirlisi, kendini bir şey zannedeni, kendini çok güzel zannedip bir hiç olanları, çirkin zannedip dünya güzeli olanlarını da...

 

Ağaçtaki kuşu kabullenmek gerek,

Sonbahar da düşen yaprağı, seni iliklerine kadar ıslatan yağmuru,

Ayak parmaklarını donduran karı kabullen...

Seni pesinden koşturan otobüsü, suratına bağıran huysuz insanları...

Seni sevenleri veya senden nefret edenleri...

En çok da özlemi kabullenmek gerek.

Mesela yoluna devam edebilmen için kalbindeki o derin sızıyı,

Karnına giren rahatsız edici sancıyı,

Burnuna aniden gelen buram buram sızlatan kokuyu kabullenmek gerek.

Anılar var bir de...

Anıları kabullenmek değil mesele onların geçmişte kaldığını kabullenmen gerek.

Sevgini her yeni gelene vermeyi, eskisi gibi olmayacak desen de yenisinin seni tatmin etmeyeceğini ama kabulleneceğini kabullenmen gerek.

Bir insanın kalbine girdiysen Fizan'a da gitsen oradan çıkamayacağını hiç konuşmayıp aylarca görmesen de seni unutmayacağını, ama bir gün gelip yan yana geldiğiniz de eskisi gibiyiz diyeceğini kabullenmek gerek.

En sona gelecek olursak kendini kabullenmen tüm huylarınla tüm duygularınla gözünden akan her damla yaşı, kalbine giren her sancıyı, göz kenarında her gülücüğünde oluşturduğun kırışıkları...

Tüm çaresizliklerini ve keder zannettiğin o anlamsız zırlamalarını geleceğe körlemesine gittiğini zannedip aslında emin adımlarla yürüdüğünü, geçmişini bir türlü arkanda bırakamasan da bırakmak zorunda olduğunu...

Her şeyin tozpembe değil de hayatin bin bir türlü renkten oluştuğunu, artık hayalden bir suyun üstünde yürüdüğünü değil de yerin bin kat derinine gömülmüş koca kayaların üzerinde yürüdüğünü, geçmişini şimdiye katıp geleceğine koştuğunu ama ne yaparsan yap sonunu bilemeyeceğini her şeye rağmen koşmayı kabullenmen gerek.

Her şeye rağmen nefes aldığını,

Her şeye rağmen güneşin tekrar doğduğunu,

Her şeye rağmen bitmeyen özlemine değer katan bir kalemin

Bir de kâğıdının olduğunu kabullenmen gerek.

 

Kısacası kabullen hayatı...

Kabullen geçmişini, geleceğini, şimdini, anılarını, unutulmayı, arada hatırlanmayı, yalnız olduğunu kabullen.

Kabullen artık... 

Önceki ve Sonraki Yazılar