1. YAZARLAR

  2. Yusuf Haseki

  3. Mata-Ki-Te-Rani (Cennete Bakan Gözler)
Yusuf Haseki

Yusuf Haseki

Mata-Ki-Te-Rani (Cennete Bakan Gözler)

A+A-

Bugünkü adıyla "PASKALYA ADASI" Polenezya Takım Adaları içerisinde en gizemli olan Ada...

 Şili ana karasına 3600 km açıktaki bu ada dünyada ana karaya en uzak kara parçası olarak da kayıtlı.

Burayı gizemli yapan ise tam 250 AHU üzerinde (Taş kaide). 288 tane 4 mt.ile 21 mt. Boyunda dev insan heykellerinin var olması (MOAİ) ...

Adanın1.5 km Kıyı boyunca kaideler üzerine oturtulmuş devasa heykeller (MOAİ)

Ayrıca 600 adet yontulması yarım bırakılmış, kimisi taş ocağında kimisi taşınma safhasında Moai de burada medeniyetin neden birden bittiğine merak uyandıran bir bulgu ..

Buraya ilk ayak basan Hollandalı denizciler (5 Nisan 1722) bir Paskalya gününe denk geldiği için adaya Paskalya Adası demişler. Antik adı ise MATA-Kİ- TE- RANİ…

Avrupalılar Adaya ayak bastıklarında gördükleri neredeyse çıplak yaşayan yerliler...

Araştırmacılar yıllardır yaptıkları çalışmalardan vardıkları sonuç da, bu devasa taşların yontularak insan figürüne dönüştürülmesini (karbon testleri sonucu) M.S. 1000 -1300 yıllarına bağlıyorlar.

Fakat 14 ton ile 55 ton arasındaki bu devasa taşların adanın yukarılarından deniz kenarına o günün şartlarında nasıl getirilebilmiş olduğuna hala cevap bulamıyorlar.

1-2.jpg

ÇÖKÜŞ HİKAYESİ MODERNDÜNYA YA DERS OLURMU?

Adaya ilk ayak basan insanların M.S 300'lere denk geldiği tahmin ediliyor.

Ada’nın çok zengin ormanlarla kaplı olduğu, suyun bol, yüzlerce kuş çeşidi, vahşi hayvan, balık ve Tarım için düzlüklerin var olduğu uzun çalışmalar sırasında ortaya konuyor.

Bu ortam nüfusun hızla çoğalmasını da birlikte getiriyor. Tahminler, adanın yüz ölçümüne göre 15 bin civarı.

Fakat ne oluyor da bu devasa heykeller yapılıyor? Adanın kıyı şeridine yerleştiriliyor?

Araştırmacıların tahminleri, düşmanlara karşı güç gösterisi olabilir. Ya da O günün dini inançlarına göre Tanrıların sembolleri olabilir. Tam nedeni çözülemiyor.

Ama çözülebilen neden, bu devasa taşların yontulması, taşınması, kaideler üzerine yerleştirilmesi muazzam bir insan gücü gerektiriyor.

Yapılan teknik hesaplamalar, yüzlerce insan gücünün kullanılmış olması...  Bunun da getirdiği normal tüketimin iki katına çıkmış olacağı hesaplanıyor...

Tahminler tarım arazilerinin yetersiz kalması, su kanyaklarının tükenmesi ile sorunlar başlamış olabilir.

 

O GÜNÜN ŞARTLARINDA HEYKELLER İÇİN HARCANAN İNANILMAZ İNSAN GÜCÜ VE EFOR TÜKETİMİ HIZLA ARTIRIYOR.

2-1.jpg

Araştırmacı Jared Diamond’a göre;

15.y.y gelindiğinde ormanlar hızla yok oluyor, o devasa kayalar ağaç tomruklarla yürütüldüğü için ağaç kesimi hızlanıyor, ağaç kabuklarındaki liflerden halatlar yapılarak ağaçlar kurutuluyor.

Kuş popülasyonları adayı terk ediyor, su kaynakları tükeniyor, balık azalıyor, tarım için gerekli olan ortam yok olmaya başlıyor ve açlık başlıyor...

Klan savaşlarıyla ada da iç savaş ile nüfus hızla azalıyor.

Ve son darbeyi 17.yy adaya gelen Avrupalılar "Çiçek Virüsünü" taşıyarak vuruyor.

Hastalıklarla kırılan ada halkının son kalanları köle olarak alınıp götürülünce, yaşam bitiyor.

 Ada büyük bir sessizliğe gömülüyor...

Araştırmacılar yıllardır ada da ne olduğunu incelemeye devam etmekte, devasa heykellerin neden orada olduğuna hala bir cevap bulabilmiş değiller,

Ama İnsan eli ile hayatın bittiği kanıtlanmış durumda...

Hem de heykeller uğruna tüm yaşam kaynaklarını tüketerek yaşama son verildiği kanıtlanmış! "Cennete Bakan Gözler Adası" günümüz insanın hırslarına, hoyrat yaşamına, betonarme sevdasına ders olur mu ? Ne dersiniz ?

3-024.jpg

Kaynak Kitap adı :  ÇÖKÜŞ / JaredDiamond ( )

Önceki ve Sonraki Yazılar