1. YAZARLAR

  2. Fatma Zehra Gülnaz

  3. Tek Bayrak'a Giden Yol (3)
Fatma Zehra Gülnaz

Fatma Zehra Gülnaz

Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Tek Bayrak'a Giden Yol (3)

A+A-

Tahta geçen Metehan artık devletini büyütmek için onlu sistem üzerinde çalışmakta milletini bir bayrak altında tutmaya çabalamaktadır. Komşu devletler ise Metehan'ın henüz toy bir hakan olduğunu düşünürler ve ona elçiler göndererek bazı isteklerde bulunurlar.

"Türkleri millet olarak bir bayrak altında toplayan Teoman`ın oğlu, bozkırın hakanı, ulu hakan Yüeçilerin hakanı sizden en değerli atınızı ister."

Kurultayın kurulmasını isteyen Mete, atın verilmesi ile ilgili olarak beylerine danışır ve oylama yapar. Kurultay atın verilmesinin uygun olmadığını gerekirse savaşabileceklerini ifade ederler. Mete ise henüz Yüeçilerle savaşmak için erken olduğunu düşünmekte üzerinde çalıştığı onluk sistem hala oturmadığı için savaşın uygun olmadığına karar verir ve hakan olarak son sözü söyler:

"At komşudan daha değerli değildir, atı veriyoruz."

Karar şaşkınlık yaratsa da Mete kararını vermiştir. Mete atını elçiye teslim etmeden önce atı ile vedalaşmak üzere yalnız kalmak ister ve atına şöyle der:

"Sevgili Ahal Teke`m bakma sen onların yanında öyle söylediğime tabi ki sen komşudan daha değerlisin, daha onluk sisteme geçmedik geçer geçmez seni almak için geleceğim hadi git buradan şapşal şey ağlatma beni…"

İstediklerini kolayca alan Yüeçiler bir elçi daha gönderirler Metehan`ı savaşa zorlamak için.

"Ulu hakan, bozkırın hakanı!"

"Kes! Uzatma! Ne istediğini söyle!"

"Hakanım elçiye zeval olmaz Yüeçi hakanım sizden en değerli hatununuzu ister."

"Derhal kurultay toplanır ve hatunun verilip verilmeyeceği tartışılır. Kurultayda bulunan her bey, hanedan üyesi, komutanlar ve devlet adamları bunun savaş sebebi olduğunu, devletin onurunu zedeleyeceğini tartışmaya bile gerek olmadığını savunurlar. Metehan oylama yapar ve red kararı çıkar. Metehan hatununun komşudan daha değerli olmadığını söyler ve itirazlara rağmen hatunu vermeye karar verir.

Sıra hatunlardan birini seçip elçiye teslim etmeye gelir. Mete Çin Prensesi  ile Türk Şima Hatun arasında bir seçim yapmak zorundadır ancak gönlü çok sevdiği Çin Prensesi'nin gitmesinden yana değildir bunun için biraz hileli bir seçim yapar.

"Ooooo piti piti mandalina sepeti / Ok, yay, kamçı, at eğeri

Türk ne yapsın at üstünde ipeği /  Pek pek pek / peke peke pek pek pek..."

 

DEVLETİN BEKAASI UĞRUNA

Metehan Çinli Hatun yanında kalacak şekilde yapar bu sayıştırmayı ya da seçimi. Tabi bu durum Türk Hatunu kızdırır.

"Hakanım, beni göndermeyin Çinli Hatun`u gönderin."

"Bir seçim yaptık ve sen çıktın."

 "Hakanım Çinli Hatun`u gönderseydiniz onun elinden hiçbir iş gelmiyor akşama kadar çadırında saçlarını tarıyor, süsleniyor ben ise her işi yapıyorum."

"Hatun seni gönderdim ama sor bir neden diye."

"Neden Hakanım?"

"Çünkü sen en değerli hatunumdun ayrıca sen zeki kadınsın gittiğin yerde benim gözüm kulağım olacaksın, bana istihbarat göndereceksin.

"O daha değerliymiş gibi onu gönderebilirdin..."

İstemese de elçiyle Yüeçi devletine götürülen hatun üzüntüsünden Metehan`a nispet yapmak ister ve zorla götürülürken şöyle der:

"Burada otağın işleri ile uğraşmaktan bıkmıştım zaten bundan sonra Çinli Hatun uğraşsın işlerle. Zaten gideceğim yerde hayat şartları daha iyi. Orada sarayda olacağım elim sıcak sudan soğuk suya değmeyecek hıh!"

 

TOPRAK MİLLETİNDİR

Bütün bu aşağılayıcı isteklere katlanmak zorunda kalan Mete onluk sistemi tamamlar ordusunu güçlendirir. Bu sırada Yüeçi elçisi tekrar gelir ve bu defa iki ülke arasındaki sınırda bulunan bir avuç çorak toprağı ister.

Kurultay yeniden kurulur. Beyler  ve diğer kurultay üyeleri; "Bir avuç çorak toprak için savaşmaya değmez verelim gitsin" derler. Mete kararını vermiştir:

"Benden atımı istediler verdim; çünkü at benimdi. Benden hatunumu istediler verdim; çünkü hatun bana aitti. Ancak toprak milletimindir veremem" der.

Bundan sonra savaşan Metehan girdiği savaşların ardından güçlenerek çıkar ve Çin`e baskınlar yaparak işgale başlar. Çin barış yapmak zorunda kalır. Metehan tekrar kurultayı toplar. Kurultayda Çin`e yerleşelim mi yoksa vergiye mi bağlayalım konusu tartışılır. Beyler, hatunlar, hanedan üyeleri ve komutanları  Çin`e yerleşelim derler. Tabi kadınlar orada rahat edeceklerini, ipek elbiseleri, çay takımlarını, saray hayatını hayal etmekte erkekler ise güzelliği ile meşhur Çin kızlarını ve çeşitli yemekleri hayal etmektedirler. Ancak Metehan böyle düşünmemektedir.

"TÜRK DOĞDUK TÜRK ÖLECEĞİZ"

"Karar verilmiştir. Yerleşmiyoruz Çin`i vergiye bağlıyoruz!"

Metehan`ın kararı üzerine itirazlar uğultuya dönüşür. Metehan:

"Kesin sesinizi! Çin`e yerleşirsek milli benliğimizi, Türklüğümüzü unuturuz,  lüks hayat bize göre değil, biz at üstünde savaşmaya birlik içinde yaşamaya alışmışız. Çin`e gidersek kalabalık Çin nüfusu içinde Çinlileşiriz. Biz bozkırda doğduk, bozkırda öleceğiz. Türk doğduk, Türk öleceğiz!"

Metehan`ın konuşması üzerine kurultay üyeleri hep bir ağızdan en büyük hakan bizim hakan diye coşku ile hakana sevgi gösterisinde bulunurlar…

Metehan`ın ordusunun kuruluş tarihi Türk kara ordusunun kuruluş tarihi[M.Ö.209] günümüz ordu onlu sistemi Metehan`dan kalan onlu ordu sistemidir.

Metehan aynı zamanda Oğuz Kağan olarak da bilinen Türk büyüğüdür…

-SON-      

Önceki ve Sonraki Yazılar