Akşam çökerken
Adana sokaklarında
bir telaş değil,
bir hesap dolaşıyor artık.
Bir annenin avucunda bozukluklar,
bir babanın alnında derin çizgiler.
Çünkü bugün mesele sadece ekmek değil,
bir evin huzuru, bir çocuğun doyup doymayacağıdır.
18 TL,
Bir somun ekmek.
Eskiden sofranın en sade misafiriydi,
şimdi başköşeye oturmuş bir imtihan gibi.
Soruyor insan:
Bu fiyatı koyanlar hiç düşündü mü
o sofrada bekleyen çocukları..?
Cevap, sokak kadar sessiz:
Kocaman bir hayır!
Bir evde beş ekmek
90 TL demek.
On ekmek alan var,
180 TL.
Ayın otuz günüyle çarpıldığında
ortaya çıkan rakam
yalnızca bir hesap değil,
yüreğe binen bir ağırlık.
Ekmek almak için mi çalışacak bu insan?
Sabahın köründe yola düşen,
akşama kadar ter döken emek
sadece bir sofrayı kurmaya yetmeyecek mi?
Ama bilinsin,
bu şehir sahipsiz değildir.
Bu topraklarda
bir lokma ekmek bölüşülürken bile
gönüller ikiye ayrılmaz.
Adana, sıcağıyla kavurur belki
ama insanı
bir o kadar merhametle sarar.
Bir gün,
o sofralar yeniden kurulacak,
ekmek yeniden hak ettiği yere dönecek
baş tacı olacak,
ama yük olmayacak.
O güne kadar
bu sözler,
bir şiir değil sadece;
bir hatırlatma,
bir vicdan çağrısı olarak zihinlerde kalacak.
Kimin sofrasından ekmeğe zam yaparak eksilmesine neden oluyorsunuz, bu artışı neyin artışı olduda bunu yaptınız..?
Buğday fiyatı aynı, girdi fiyatları fırında aynı peki nedir ekmeği pahalı eden unsur, bu yanlıştan dönermisiniz.
Fırıncı esnafı 3 ekmek alanı bu fiyattan hesap dahi edemiyorsa problem var demektir.
Fırıncılar Odası, Esnaf Sanatkarlar Odası, Ticaret Odası, Bu konuda mutlaka harekete geçip ekmeği artık bir formül bulup fiyatı vatandaşın sofrasına götürecek hale gelmesi için çalışmalılar.
Ekmek fiyatı pahalı diyor Adana halkı bu sese kulak verin lütfen.