Adana Edebiyat Denizi

Remzi Yıldırım

Adana Şiir Yazarları Platformu yazarlarından Nahide Zereyak, hayatla kurduğu düşünsel bağı, yazıya uzanan yolculuğunu ve çocuklar için kaleme aldığı eserlerin arka planını anlattı. Okumayı bir tutku, yazmayı ise hayatın her anını paylaşma biçimi olarak gören Zereyak, edebiyatın umut ve ilham taşıyan gücüne dikkat çekti.

“Kitap Tozlarının İçinde Büyüyen Bir Okur”

1980 yılında Adana’da doğan Nahide Zereyak, eğitim hayatını yine Adana’da tamamladı. Muhasebe ve işletmecilik eğitimi aldı; bankacılık ve muhasebe alanlarında bir süre çalıştı. Okumaya olan tutkusunun ise hiç bitmediğini vurgulayan Zereyak, şu anda Anadolu Üniversitesi Felsefe Bölümü ikinci sınıf öğrencisi.

Felsefeye olan ilgisini, bu alanda eğitim alarak pekiştirmek istediğini belirten Zereyak, çocukluk hayalinin öğretmen olmak olduğunu ancak bunun gerçekleşmediğini söylüyor. Buna rağmen okul ve öğrenme ile bağının hiç kopmadığını dile getirerek, “Her devrin öğrencisi oldum diyebilirim. Bu bana çok şey kattı gerçekten,” diyor.

Kitaplarla olan bağının çocuklarının okuma sürecinde daha da güçlendiğini ifade eden yazar, kendini bildi bileli kitapların ve bilginin içinde olduğunu söylüyor.

Doğa, Yürüyüş ve Müzikle İç İçe Bir Hayat

Nahide Zereyak, yazının yanı sıra doğayla kurduğu güçlü bağa da dikkat çekiyor. Uzun yürüyüşler yapmayı sevdiğini, bu yürüyüşlere müziğin eşlik ettiğini belirten yazar, kulağa hoş gelen her tür müziği dinlediğini ifade ediyor.

Kitap okumanın ise onun için ayrı bir anlamı var:
“Her kitap ayrı bir dünyaya yolculuk etmeyi sağlayan sihirli kapının anahtarıdır adeta.”

Dost sohbetlerine verdiği önemi de vurgulayan Zereyak, dijitalleşen dünyada yüz yüze sohbetlerin değerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini söylüyor. Geçmişte yaşanan bu anların birer hazine olduğuna dikkat çekerek, yeni nesle bu konuda örnek olunması gerektiğini dile getiriyor.

“Yazmaya Başladım mı, Yoksa Hep Benimle miydi?”

Yazıya ne zaman başladığını kesin bir tarihle ifade edemeyen Zereyak, bunun cevabını kendisinin de net olarak bilmediğini söylüyor. Okumayı, öğrenmeyi ve gözlem yapmayı seven bir çocuk olduğunu anlatan yazar, merak duygusunun onu hayata farklı bir pencereden bakmaya yönelttiğini ifade ediyor.

Hayatı hissederek, farkında olarak yaşamanın önemine değinen Zereyak, çocuk yaşlardan itibaren bu farkındalıkla biriktirdiklerinin zamanla yazıya dönüştüğünü söylüyor.
“Bence hayatın her anı çok kıymetli,” diyen yazar, bu kıymeti başkalarıyla paylaşma duygusunun yazma isteğini güçlendirdiğini belirtiyor.

En büyük eksiğinin cesaret olduğunu açıkça dile getiren Zereyak, bu süreçte en yakın çevresinin kendisine büyük destek verdiğini ve yazma serüveninin böylece başladığını ifade ediyor.

İlk Kitap: ‘Anlam’

İlk kitabı “Anlam” yayımlandıktan sonra aldığı geri dönüşlerin kendisi için çok kıymetli olduğunu söyleyen yazar, özellikle kitabın akıcı ve samimi dilinin beğenildiğini belirtiyor. Yakın çevresinin yazar olmasına kendisinden daha çok sevindiğini dile getiriyor.

Daha sonra gelen okuyucu yorumlarının ise onu yazmaya daha da teşvik ettiğini ifade eden Zereyak, bu süreçte içinden gelen sese kulak vererek yazmaya devam ettiğini söylüyor.

Yürüyüşler sırasında ya da zihninin dingin olduğu anlarda yazdığı öykülerden biri olan “Eşkali Belirsiz Hayat”, İzmir’de düzenlenen bir yarışmada beğeni kazanarak bir öykü seçkisinde yer alıyor. Bu gelişmenin ardından çocuk kitaplarına yöneliyor.

Çocuklar İçin Yazmak

Çocukları çok sevdiğini vurgulayan Nahide Zereyak, onların tertemiz zihinlere sahip olduğunu ve geleceğin asıl hazinesi olduklarını ifade ediyor. Çocuklara yönelik yapılan her işin özen ve hassasiyetle ele alınması gerektiğini belirterek, çocuk kitaplarının eğlendirirken öğretmesi gerektiğini söylüyor.

İlk çocuk kitabı “Köyde Bir Yaz Tatili”, köyde dedeleri ve nineleriyle yaz tatili geçiren Merih ile Ceylan’ın samimi hikâyesini konu alıyor.

İkinci kitap “Merhaba Dünyalı! Ben Robi”, dünyaya yolu düşen küçük bir uzaylı robotun hikâyesini anlatıyor. Türkiye Uzay Ajansı, Türk astronot Alper Gezeravcı ve uzay yolculuğu bu hikâyede çocuklara sade bir dille aktarılıyor.

Üçüncü kitap “Yaşasın! Robi Geldi” ise uzayın katmanları ve uzay çöpleri gibi konulara değinerek eğlenirken öğrenmeyi amaçlıyor.

Değerler ve Çağın Gereklilikleri

Zereyak, çocuk kitaplarında hem çağın gereklerine hem de milli ve geleneksel değerlere yer vermeye özen gösterdiğini söylüyor. Arkadaşlık, dostluk, mahalle kültürü, milli bayramlar ve Türkiye’nin başarılarının çocukların dünyasında önemli bir yer tuttuğunu vurguluyor.

Yeni Çalışmalar

Robi serisinin devamı üzerinde çalıştığını belirten yazar, ayrıca engellilik temasını işleyen bir çocuk kitabı ile iki öykü kitabının da son aşamaya geldiğini ifade ediyor.

Okuma Alışkanlığı Üzerine

Okumanın bir alışkanlık olduğunu vurgulayan Nahide Zereyak, çocukların ilgi alanlarına uygun kitaplarla, kısa ama düzenli okuma süreçleriyle bu alışkanlığı kazanabileceğini söylüyor. Okumanın kelime dağarcığını geliştirdiğini, hayal gücünü genişlettiğini ve insanın kendini tanımasına yardımcı olduğunu ifade ediyor.

Kitaplarının çocuklara umut ve ilham vermesini dileyen Nahide Zereyak, yazmaya yeni başlayanlara ise şu çağrıda bulunuyor:

“İçinizden bir ses yazmanız gerektiğini söylüyorsa, lütfen yazın.”

“Yolunuz ve ufkunuz, kitaplarla ve hayallerle aydınlansın. Sevgiyle kalın. Teşekkürler.”

Röportaj Remzi Yıldırım