Akdeniz üzerinden kopup gelen nem yüklü devasa bulutların, İç Anadolu bozkırlarına geçmeden önce çarptığı ilk büyük doğal bariyer olan Pozantı, şehrin iklimsel ezberlerini bozan en önemli merkez konumunda. Coğrafi yapısı sayesinde metrekareye düşen yağış miktarında Adana'nın açık ara lideri olan bu ilçe, kentin kavurucu iklimine karşı adeta doğal bir kalkan görevi üstleniyor.
TOROSLARIN ZİRVESİNDE KESİNTİSİZ YAĞIŞ DÖNGÜSÜ
Akdeniz'in sıcağından kopup hızla bin metrenin üzerindeki rakımlara tırmanan bu sarp arazi, Pozantı'yı tam anlamıyla dev bir açık hava iklim laboratuvarına dönüştürüyor. Meteorolojide "yamaç yağışı" (orografik yağış) olarak bilinen bu tabiat olayı, denizden gelen ılık ve nemli havanın dağ yamaçları boyunca aniden yükselip hızla soğumasıyla şiddetli sağanakları beraberinde getiriyor.
YAYLA KÜLTÜRÜNÜN MİMARİYE VE TARIMA YANSIMASI
Çukurova'nın o cehennem sıcağından kaçmak isteyen Adanalılar için Pozantı, sıradan bir geçiş güzergahı olmaktan çok öte, adeta nefes alınacak serin bir sığınak işlevi görüyor. Bölgedeki yerleşim yerlerinin mimari dokusu da doğrudan bu sert ve yağışlı iklime göre şekillenmiş durumda. Evlerin dik çatılı ve dayanıklı yapısı, aniden bastıran sağanaklara karşı yüzyılların getirdiği bir tecrübenin eseri. Yağmur damlalarının toprağa düşmesiyle etrafa yayılan o eşsiz koku, ilçenin dünyaca ünlü kiraz ve elma bahçelerinin de en büyük yaşam kaynağı.
ÇUKUROVA'YI BESLEYEN STRATEJİK SU KORİDORU
Türkiye'nin güneyi ile iç bölgeleri arasında kilit bir ulaşım köprüsü vazifesi gören Pozantı, aynı zamanda Adana'nın can damarlarını besleyen devasa bir su deposu niteliğinde. Yüksek rakımlı tepelere düşen milyarlarca damla su, Çakıt Çayı'nın coşkulu yatağında birleşerek uçsuz bucaksız Çukurova ovalarına doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor.