Allah'ın vazgeçilmez önerilerine verdiğimiz önem, niteliğimizi belirler

Vedat Kahyalar

Son yıllarda ülkemize yeterince; bina, otoyol, köprü, tünel, üniversite, dev hastane kompleksleri, adliye sarayları yaptık. Sıra buraların hakkını verecek uzmanlarda.

Zira ne Avrupa’nın en yüksek merkez bankası binasını yapmakla ekonomik kriz bitiyor, ne devasa hastaneler kümesini bir araya toplayarak vatandaşın sağlık çilesi bitiyor ne de sağlık çalışanlarıyla, doktorların problemi çözülebiliyor.

Son 20 yılda gerçekten muhteşem denilecek adalet sarayları ve cezaevleri inşa edildi.
Ya adalet? 
O dağıtılabildi mi beklendiği şekilde...
Vicdanlar tatmin oldu mu?

Üniversiteler? 
Sayıları 208 e ulaştı. Yılda 1 milyon mezun veriyorlar. Bu 1 milyonun içinde gerçek anlamda yetişen/ yetiştirilen kaç kişi var? Milyonları mezun ediyoruz da piyasadaki iş bulabilme oranları ne durumda?
Ya onları yetiştiren hocalar? 
Onlar ne alemde? 
Dünya üniversiteleriyle yarışabiliyorlar mı? 
Üretilen projeler, makaleler, organizasyonlar, kitaplar, buluşlar dokunabiliyor mu öğrencilere, hayatımıza veya insanlığa?

Son olarak, üzerlerinde en çok spekülasyon yapılan, Kamu Özel ortaklığı modeliyle yapılan otoyollar, köprüler, tüneller, havalimanları...

Bunları neden devlet yapmaz, neden bu olanakların vatandaşla buluşması bu kadar zahmetli, astronomik ücretlerle olur? Dünya çapında gerçekleşen pandemiye rağmen, yanı başımızdaki savaşlara, aşırı dış göçlere ve teröre rağmen hiçbir mücbir sebep öne sürülerek bu anlaşmalar revize edilemedi. Sebebi Londra tahkim mahkemeleri denilerek geçiştiriliyor. Ya Avrupa birliğinin en güçlü mahkemesi AİHM? Neden AIHM kararları önemsenmez geçiştirilir?
Bu garantilerin düzeltilmemesi, maliyetleri aşırı yükseltti bunu sağır sultan duydu biz neyi bekliyoruz?
Bu durum,84 milyonun mutsuzluğuna, gelir adaletsizliğine, fakirliğe, krize yol açarken ne bekleniyor bunun düzeltilmesi için?

Türkiye’nin artık hata yapma lüksü kalmamıştır. En başta, devletimiz israfa, yanlış projelere, liyakatsiz atamalara, gereksiz kurullara, organizasyonlara son vermeli, her konuda gerçek uzman desteği alınabilmeli.

Artık insana yatırım yapma zamanı gelmeli. En değerli ve fayda sağlayan yatırım insan gelişimi ve yetiştirilmesidir.

Eğitim sistemi bir defa da; sorgulayan, deneyle, uygulamayla öğreten, gerçekten faydalı iş ve bilgiler öğreten konuma gelmeli.
Bu topraklar bilgeler, filozoflar, dünyanın tanıdığı uzmanlar çıkarabilir. Yeter ki kavgaya değil insana odaklanalım.
Öteki yok, kardeşiz. Öyle lafla değil, seçim münafıklığıyla değil, samimi, yürekten kardeş olmalıyız. Gelişmiş ülkelerin çoktan terk ettiği; din, mezhep, milliyet farklılıklarının merkeze alındığı çatışmalar artık bizim ülkemizde de gündem olmamalı. 
İlkellik göstergesi olan nepotizm(adam kayırmacılık) şikâyet listelerinden ilelebet silinmelidir.

Bu ülkede ne zaman; ırk, mezhep, bölge, taraftarlık, mensubiyet üstünlüğü değil nitelik üstünlüğü önemsenecek?

Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir” (Nisâ, 58).

Acze düşünce, hasta olunca, zorluk yaşayınca dua edilen, problemi çözülünce şımaran nankörler olmamalıyız. Allah'ın önemsediği; ahlak, adalet, liyakat, adil gelir paylaşımı, israf ve gösterişten uzak durma, merhamet... Bunları çeşitli bahanelerle geçiştiremeyiz. Bunlara verilen değer kadar Müslümanız