Arsız ve Yüzsüz Covid

Yaşar Erkmen

Nedir bu salgın hastalıktan çektiğimiz, dostlar? Adı Covid midir, Corona mıdır her ne karın ağrısıysa yakamızı bir türlü bırakmadı, gitti. Davetsiz misafir gibi mitili atmış evimize, kös gelmiş başköşeye, peşimizden ayrılmıyor, yakamızdan düşmüyor. Öylesine yüzsüz ki kapıdan kovsan bacadan giriyor. Bir görebilsem has yüzünü, söyleyeceğimi biliyorum ben ona ama herifçioğlu yüz görümlük isteyen cilveli gelinler gibi saklıyor mah cemalini bu garip kulundan.

İyi ki aşılarımızı bazı kişiler gibi aksatmamışız. Yatıp kalkıp aşılara dua ediyoruz. Yaptırdığımız dört aşı sayesinde hastalığın önemli ölçüde burnu sürtülmüş görülüyor. Aşısız yakalananların neler yaşadıklarını iki buçuk yıldır görmeyen, bilmeyen, duymayan kaldı mı? Bir de bu aşılar, kızamık, çiçek, tüberküloz aşıları gibi bir defa olmakla insanları sürekli korusa ya!.. Şu Covid yüzsüzüyle baş edebilmek için daha kaç aşı yaptıracağız? Bir bilen varsa ses versin, lütfen!

Bayram sonrası Farenjit’e benzeyen boğaz rahatsızlığından dolayı gittiğimiz hastanede yaptırdığımız testin sonucunu bir gün sonra öğrendik. Eşimin test sonucu pozitif çıkarken benimki negatif çıkmıştı. Aynı mekânda yaşayan iki kişinin test sonuçlarının farklı çıkmasına da akıl sır erdiremedik. Bir haftalık karantina sonunda belirgin bir rahatsızlığımız olmasa da gelecek misafirlerimizi düşünerek hastaneye tekrar gittik. Amacımız, bir test daha yaptırıp içimizi rahatlatmak, misafirlerimizi güvenceye almaktı. Yapılan testin sonucu ertesi gün çıktı ve bizi şaşırtmaya devam etti. Bu kez benim test sonucum pozitif, eşiminki negatif çıktı. Hissedilen bir rahatsızlığımız yoktu ve günlük işlerimizi her zamanki gibi aksatmadan sürdürüyorduk. Sadece kimseyle yüz yüze görüşmüyorduk. Farenjit belirtileri de geçmiş, normale dönmüştük. Test yaptırmasaydık hasta olduğumuzun farkında bile olmayacaktık.

Test sonuçlarının negatif çıkacağına o kadar inanıyorduk ki cuma günü öğle saatlerinde yola çıkmış, gelmekte olan misafirlerimize ne diyecektik? Gelecek misafirlerin yolunu dört gözle bekleyen Cavit yüzsüzünün sevincini kursağında bırakacak en doğru kararı verdik. Test sonuçlarımızı en çok da yakınlarımızın, dostlarımızın bilmeye hakkı vardı. Meydanı açgözlü Covid’e bırakamazdık ve yolu yarılamış olan misafirlerimizi arayarak acı gerçeği bildirdik. Bir saat önce ellerini ovuşturup yeni kurbanlarının yolunu gözleyen aşağılık Covid’in keyfinin kaçtığına kalıbımı basarım. Misafirlerimiz gerisin geriye Adana’ya dönerken Covid arsızının da yüzünden düşenin bin parça olduğunu tahmin edebiliyorduk.

Şimdi bir haftalık ikinci karantinanın sona ereceği perşembe gününü iple çekiyoruz. Bu süre içerisinde kullanacağımız herhangi bir ilaç da verilmedi. Arayan bir sağlık görevlisi, doktorlar da ilaç kullanmayı önermiyorlar, deyince biz de doktorların önerisini dikkate alarak ilaç kullanmak istemedik. İstemedik ama bugünlerde iyice zıvanadan çıkmış olan bu Covid azgınıyla nasıl baş edeceğiz?

Bu meretin “Boğaz’a nazır villadaki rezervasyonu” bir haftayla mı sınırlı? Bu davetsiz ve yüzsüz (Gerçekten bir yüzü yok, olsa eşkalini karakola ve hastaneye bildireceğim.) misafir, bir hafta sonra pılısını pırtısını toplayarak savuşup gidecek mi, yoksa rezervasyonumu bir hafta daha uzattım diyerek ayaklarını uzatıp aramızda kalmaya devam mı edecek? Bir kısır döngüye mi gireceğiz? Bir haftalık karantinanın sonunda yaptıracağımız test sonucu nasıl çıkacak bakalım? Bu kez de eşimin test sonucu pozitif olur da benimki negatif olursa bu sarmaldan nasıl çıkacağız? Şu kaşarlanmış Covid’den kurtulamayacak mıyız?

Bu arada robotik sesli, Kadir Savun görünümlü sempatik Bakanımıza da bir çift söz edelim. Salgın hastalığın beli kırıldı, kökü kazındı gibi açıklamalarla önlemleri kaldırıp normalleşmeye döndünüz. Vaka sayılarını eskisi gibi günlük açıklamayınca sorun bitmiş mi oluyor? Son günlerde hastalığın çok yaygınlaştığını çevresine bakan herkes görüyor ve toplumda endişe artıyor. Bu durumda, uzay filmlerindeki robotik ses tonunu ve üslubunu çağrıştıran “başarılı” bakanımız, maske kullanımını neden serbest bıraktı? Hastalıkla mücadelenin en önemli tedbirlerden biri olan maske kullanma zorunluluğu her yerde serbest bırakılınca Covid de bayram etti. Mikrobun barındığı kapalı ortamlarda, özellikle de hastanelerde maske takma zorunluluğunun kaldırılması akıl kârı değil. Ne diyelim, burası Türkiye! Burada hiçbir şey bizi şaşırtmıyor. Başka ülkelerde şaşkınlık yaratan olaylar, bizde olağan görülüyor ve zamanla rutinleşiyor.

Ooof, of!.. Eskisi gibi can yakmasa da can sıkmaya devam ediyor, bu yerin dibine batasıca soyka hastalık, boyu devrilesice şarlatan Covid!..