Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Çelik, jinekolojik kanserlerin tedavisinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çekti. Çelik, her hasta için kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturduklarını belirtti.
Jinekolojik kanserlerin tanı ve tedavi süreçlerinde multidisipliner yaklaşımın giderek daha fazla önem kazandığını belirten Prof. Dr. Hüsnü Çelik, tedavi kararlarının artık yalnızca tek bir hekimin değerlendirmesiyle değil, farklı branşlardan uzmanların ortak görüşleri doğrultusunda şekillendiğini söyledi.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde jinekolojik kanser tanısı alan hastaların, tanı aşamasından itibaren Jinekolojik Onkoloji Konseyi’nde ele alındığını ifade eden Çelik, tedavinin bütün aşamalarının birlikte planlandığını kaydetti.
“Her hasta için kişiselleştirilmiş tedavi planı oluşturuyoruz”
Konseyde yalnızca cerrahi müdahalelerin değerlendirilmediğini belirten Çelik, “Jinekolojik kanser tanısı alan her hastamız, tanı anından itibaren multidisipliner Jinekolojik Onkoloji Konseyi gündemine alınıyor. Cerrahinin kapsamı, uygulanacak teknik, ameliyat sonrası kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedaviler, genetik değerlendirmeler ve gerektiğinde doğurganlığın korunmasına yönelik seçeneklerin tamamını birlikte değerlendiriyoruz. Her hastamız için kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturuyoruz” dedi.
7 farklı uzmanlık alanı birlikte karar veriyor
Jinekolojik Onkoloji Konseyi’nin 7 farklı uzmanlık alanından oluştuğunu aktaran Çelik, Jinekolojik Onkoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Radyoloji, Patoloji, Tıbbi Genetik ve Onkofertilite uzmanlarının aynı değerlendirme sürecinde yer aldığını söyledi.
Radyolojik incelemelerle hastalığın yaygınlığının, patoloji sonuçlarıyla tümörün biyolojik özelliklerinin belirlendiğini ifade eden Çelik, genetik değerlendirmeler sayesinde kalıtsal risklerin ve uygun hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin araştırıldığını kaydetti. Özellikle genç hastalarda ise doğurganlığın korunmasına yönelik seçeneklerin onkofertilite ekibi tarafından değerlendirildiğini belirtti.
“Bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyoruz”
Kanser tedavisinde kullanılan yöntemlerin sürekli geliştiğine dikkat çeken Çelik, uluslararası kongrelerde açıklanan çalışmaların, klinik araştırmaların ve güncel tedavi kılavuzlarının takip edildiğini ifade etti.
Çelik, “Amacımız yalnızca mevcut tedavileri uygulamak değil; bilimsel olarak kanıtlanmış en güncel yaklaşımları uygun hastalara en kısa sürede ulaştırmak. Böylece hastalarımız, dünyanın saygın onkoloji merkezlerinde uygulanan güncel tedavi standartlarında tedavi fırsatı buluyor” diye konuştu.
“Tedavi hastanın özelliklerine göre şekilleniyor”
Aynı kanser tanısını alan iki hastada uygulanacak tedavinin farklı olabileceğini vurgulayan Çelik, hastalığın evresi, tümörün biyolojik yapısı, görüntüleme ve patoloji sonuçları, genetik riskler, yaş, genel sağlık durumu ve çocuk sahibi olma isteğinin tedavinin belirlenmesinde dikkate alındığını söyledi.
Çelik, “Standart bir tedavi yerine, her hasta için bilimsel verilere dayanan, kişiselleştirilmiş bir yol haritası oluşturuyoruz. Ortak akıl ile alınan kararlar hem tedavinin doğruluğunu artırıyor hem de hastalarımıza daha güvenli ve kapsamlı bir sağlık hizmeti sunuyor” ifadelerini kullandı.
“Başarının temelinde bilgi paylaşımı ve ekip çalışması var”
Jinekolojik kanserlerde başarılı sonuç için multidisipliner çalışmanın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Hüsnü Çelik, “Kanser tedavisinde hiçbir branş tek başına yeterli değildir. Başarının temelinde bilgi paylaşımı, deneyim ve ekip çalışması vardır. Jinekolojik Onkoloji Konseyimizde her hastayı bilimsel veriler ışığında ayrıntılı olarak değerlendiriyor, ortak akıl ile en doğru tedavi kararını almaya çalışıyoruz. Hedefimiz yalnızca hastalığı tedavi etmek değil; hastalarımıza en yüksek yaşam kalitesini ve en iyi tedavi sonuçlarını sunmaktır” dedi.