Çırpınmak mı, Uçmak mı?

Remzi Yıldırım

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gökyüzü kuş sesleriyle dolmuştu. Bir serçe, küçük kanatlarını durmadan çırparak maviliğin içinde kayboluyordu. Onu izleyen yaşlı adam, yanındaki torununa gülümsedi ve usulca sordu:

"Evlat, sence kuş uçtuğu için mi özgürdür, yoksa özgür olduğu için mi uçar?"

Çocuk cevap veremedi.

Yaşlı adam gözlerini gökyüzünden ayırmadan konuşmaya devam etti:

"Kuşlar uçuyor diye heveslenmeyin. Uçmak dediğin, önce çırpınmaktır. Kanatlar yorulur, rüzgâr bazen karşıdan eser, bazen yağmur altında kalırsın. Ama bütün çırpınışlar seni göğe çıkarmaz."

İnsan hayatı da böyledir.

Sabah akşam koşuşturan, daha çok kazanmak için ömrünü tüketen, makam peşinde yorulan, alkış bekleyen nice insan vardır. Dışarıdan bakıldığında hepsi uçuyormuş gibi görünür. Oysa çoğu, nereye gittiğini bilmeden yalnızca çırpınmaktadır.

Hayatta önemli olan çok çırpınmak değil, neden çırpındığını bilmektir.

Bir balık suda çırpınır; yaşamak için...

Bir kuş gökte çırpınır; özgürlüğe ulaşmak için...

İnsan ise bazen kendi hırslarının içinde çırpınır; ne yaşadığını fark etmeden ömrünü tüketir.

İşte bu yüzden insan, her adımından önce kendine iki soru sormalıdır:

"Nereye gidiyorum?"

"Bu çırpınış beni gerçekten huzura götürüyor mu?"

Çünkü amaçsız emek, yorgunluk getirir; anlamlı emek ise insanı olgunlaştırır.

Hayat bize yalnızca çalışmayı değil, düşünmeyi de öğretir. Akıl, alın terine yön vermezse emek boşa akabilir. Kanatlar, yönünü bilmezse kuş bile aynı gökyüzünde dönüp durur.

Belki de hayatın en büyük dersi şudur:

Her çırpınış uçuş değildir.

Bazen durup nefes almak, bazen düşünmek, bazen de yanlış yöne gittiğini kabul edip rotayı değiştirmek gerekir.

Çünkü insanı yücelten, ne kadar yorulduğu değil; neden yorulduğunu bilmesidir.

Gökyüzünde süzülen kuşlar bize yalnızca uçmayı değil, emek ile hedef arasındaki bağı da öğretir. Hayat ise her gün sessizce aynı soruyu fısıldar:

"Bugün ne için çırpındın?"

Bu soruya gönül rahatlığıyla cevap verebiliyorsan, işte o zaman gerçekten uçuyorsun demektir.