Çocukluğumun Uygarlığı

Demet Duyuler

 

  • Bengisu’ya

Haydi, gelin çocuklarım

Ölse de ustam

Yağ bal satan ölmez tekerlemesiyle

Çocukluğumun uygarlığını

Ezberimdeki gülüşümle gezdireyim

 

Uzatın elinizi daldırın heybeme

İstediğinizi alın

İncir, üzüm, erik,

Dut kurusu, pamuk helva,

Düdüklü şeker, susamlı akide

Tat versin acı bilmez dillerinize

 

Hırsızların, katillerin giremediği

Bu sokakta erkeklerin oynadığı

Çelik çomak, uzuneşek

Topaç döndürme, dokuztaş devirmece

Kızların ellerinde bez bebekler

Tekerlemeler dillerinde

Eş seçip ip atlamalar

Körebe, saklambaç

Kızlı erkekli ortaklaşa oyunlar

 

Mızıkçılığın olmadığı bu yerde

Evi olmayan girsin fare deliğine

Evli evine, köylü köyüne tekerlemesiyle

Akşam olunca gülüşerek geçilirdi

Bacası tüten mutlu evlere

 

Şu gördüğünüz beton duvarlar

Bağ-bahçe-bostandı bir zamanlar

Selamsız sabahsız insanlar değil

Çocukluğumun uygarlığı

Aydınlık ve taptaze

Kardeşçe yaşanılan bir dünyaydı

Gün geldi

Rüzgârın yönü tersten esti

Ne varsa süpürdü iyi güzel