Uluğtürkan, Türkiye Varlık Fonu’nun Ceyhan’da BOTAŞ’a ait arazi üzerinde gerçekleştirmesi planlanan büyük ölçekli rafineri ve petrokimya yatırımından vazgeçtiğini belirterek, kararın Adana ve Türkiye ekonomisi açısından üzücü olduğunu ifade etti.
Petrokimya sektöründeki ithalat bağımlılığına dikkat çeken Uluğtürkan, yatırımın Türkiye’nin ham madde ihtiyacını karşılayacak, ihracatı ve istihdamı destekleyecek stratejik bir hamle olduğunu vurguladı.
Gazeteci Mehmet Uluğtürkan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından biri neydi?
Cari açık.
Cari açığın en önemli kaynaklarından biri hangi sektördü?
Yaklaşık 15 milyar dolarlık ithalatla petrokimya.
Peki bu sorun nasıl aşılacaktı?
Türkiye Varlık Fonu, Ceyhan’da BOTAŞ’a ait arazi üzerinde büyük ölçekli bir rafineri ve petrokimya yatırımı gerçekleştirecekti.
Karar alındı, ÇED süreci tamamlandı, insan kaynağı oluşturuldu. Hatta yurt dışında bu alanda önemli deneyim kazanmış Türk mühendis ve teknik uzmanlardan oluşan bir ekip Türkiye’ye transfer edildi.
Her şey olumlu ilerlerken Türkiye Varlık Fonu, sessiz sedasız bu yatırımdan vazgeçti.
Petrokimya sektörünü yakından takip eden gazeteci Serkan Aksüyek’in Ekonomi gazetesinde yayımlanan makalesine göre vazgeçme gerekçesi yine bildik:
Yüksek maliyet.
2026 yılında yalnızca faiz giderleri için yaklaşık 60 milyar dolar ödeyecek olan Türkiye, cari açığın azaltılmasında lokomotif rol üstlenecek 10 milyar dolarlık üretim yatırımından maliyeti yüksek olduğu gerekçesiyle vazgeçti.
Bu yatırım, Türkiye’nin ithalata bağımlılığını azaltacak, sanayinin ham madde ihtiyacını karşılayacak, ihracatı ve istihdamı destekleyecek stratejik bir hamleydi.
Faize para var, üretime yok.
Akıl alır gibi değil.
Çok üzgünüm.