Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay'ın tutuklanması üzerine belediye meclisinde yapılan başkan vekilliği seçimi Kılıçdaroğlu CHP'si ile Cumhur İttifakı partileri arasında her geçen gün artan yakınlaşmanın artık açık bir işbirliğine dönüştüğünü gösterdi. İktidar, tabelasında CHP'ye ait görünen, ama butlan CHP'si ile alakası kalmamış belediyelere günaşırı hukuksuz operasyonlar düzenliyor ve butlan CHP'si buna tepki bile vermiyordu. Çünkü bu belediyelerin şeklen kendinde olmasına rağmen özde kendisine ait olmadığını biliyordu.
31 Mart 2024 seçimlerinde bu belediyeler o zamanki CHP tarafından kazanılmış idiyse bile köprülerin altından çok sular akmış ve o zamanki CHP ile şimdikinin alakası kalmamıştı. 31 Mart 2024 seçimlerine eğer Kılıçdaroğlu liderliğinde gidilmiş olsaydı ne CHP o seçimlerden birinci parti çıkabilir ve 40 küsür yıl sonra böyle bir başarı elde edilebilirdi ne de bugün sırf tabelasında CHP yazdığı için kendinden sayıp çökmeye çalıştığı belediyeleri kazanabilirdi.
Herkes biliyorki 31 Mart 2024 seçimlerinden CHP'nin birinci çıkmasını sağlayan motivasyon asıl olarak 14-28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alınan yenilgi üzerine partinin Kasım 2023 tarihindeki kurultayında genel başkanını değiştirebilmesinde saklıydı. Genel Başkan değişimini partinin bir tür öz eleştirisi gibi değerlendiren muhalif kitleler sandığa küsmek ve uzaklaşmak yerine daha büyük bir gayretle enerjilerini sandığa taşıdılar ve başka faktörlerinde devreye girmesiyle CHP'yi birinci parti yaptılar.
Yani o seçimde elde edilen başarıda butlan CHP'sinin ve lideri Kılıçdaroğlu'nun en küçük bir katkısı yoktu. Eğer CHP o seçime genel başkanını değiştirmeden gitmiş olsaydı sonucun tam bir fiyasko olacağı aşikardı.
Ama CHP'yi sırf tabeladan, bir zarftan ibaret gören anlayış için CHP'nin tarihsel özünü ve temsil ettiği değerleri idrak edebilmek mümkün değildir. CHP'ye tarihsel özünü veren şey Cumhuriyet Devrimine duyulan sadakattir. Bu ise somut yansımasını laiklik ve anti-emperyalizmde bulur. Cumhuriyet tarihsel olarak modern ilişki biçimlerinin önündeki tüm tutucu alışkanlıkları ortadan kaldırmayı hedeflediği için toplumu laikleştirmek zorundaydı.
Yine emperyalizme karşı verilen bir kurtuluş savaşının ürünü olduğu için doğası gereği anti-emperyalistti. Bu değerlerin ayaklar altına alınmasına sessiz ve seyirci kalmak ve bunu yapan güçlerden siyaseten medet beklemek tabelasında ne yazıyor olursa olsun o partiye kurtuluş ve kuruluşun partisi sıfatını vermez. O partinin artık kendi özüne yabancılaştığını, birer tabelaya, birer zarfa dönüştüğüne delalet eder.
Bugünün CHP'sinin 31 Mart 2024 seçimlerinde elde edilen başarıda hiçbir katkısı yoktur. Bilakis o başarı bu anlayıştan uzaklaşıldığı, kopulduğu için elde edilmiştir. Butlan CHP'sinin o başarıyı, mirası kendi malı gibi görmesi açık bir haksızlıktır. Ülkeye süreç olarak faşizmi yaşatanlarla ve nihai hedefleri faşizmi kurumsallaştırmak olanlarla girdikleri ortaklık sayesinde, kazanılmasında en küçük katkılarının olmadığı belediyeleri, sanki ellerinden alınmış birşeyi mücadele ederek kazanmışlar gibi sevinç naraları atmaları ibretliktir. Hiçbir şeyden haberi olmayan biri zannederki sanki Cumhur İttifakının elinden bir belediyeyi almışlar, sanki büyük bir mücadele vermişler ve sanki tüm bunlar için çok yüksek fedakarlıklara katlanmışlar.
Kime karşı zafer kazandınız? Karşınızdakiler sizin gerçek hasımlarınız mı ki kendinizi bu kadar muzaffer sayıyorsunuz! Muhalif kitlenin Cumhuriyetin kalesi yaptığı bir belediyeyi gerçek hasımlarınız olması gerekenlerden aldınız da burçlarına kendi bayrağınızı mı diktiniz? Daha 10 gün önce o belediyeye bir operasyon yapıldı, eski ve yeni başkanları ile onlarca çalışanı tutuklandı. Eskisi partinizin genel sekreter yardımcısıydı ve adını ağzınıza alamıyorsunuz. Yarıştıklarınız maviler giymiş düşman kuvvetleri miydi? İnsan yas tutmasını, geçmişin mirasına saygılı olmayı, sevincini bastırmayı ve asıl mevzuyu göz ardı etmemeyi bilir. Kendinize gelin.