Konak’ta Dimdik Duran Saat, Adana’dan Gelen Bir Zaman
İzmir’in kalbi Konak Meydanı’nda atar.
O kalbin ritmini ise yıllardır Saat Kulesi tutar.
Her İzmirliden bir hatıra, her fotoğrafta bir fon, her randevuda bir buluşma noktasıdır o kule.
Ama soralım şimdi:
Bu saat gerçekten sadece İzmirli mi?
Tarihe biraz yakından bakınca, cevabın sandığımız kadar basit olmadığını görürüz.
İzmir Saat Kulesi, 1901 yılında Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılı anısına yaptırıldı.
Mimarı Fransız Raymond Charles Père’dir. Estetiği Avrupa, ruhu Osmanlı’dır. Peki ya emeği?
İşte tam burada Adana devreye girer...
Bir Saatin Yolculuğu: İmamoğlu’ndan Konak’a
Anadolu’nun bereketli topraklarında, Adana’nın İmamoğlu ilçesinde, dönemin maharetli ustalarının elinden çıkan saat mekanizmasının, gemiyle İzmir’e gönderildiğini anlatan güçlü bir yerel hafıza vardır. Bu, sadece kulaktan dolma bir rivayet değil; Adana’da nesilden nesle aktarılan bir zanaatkâr gururudur.
O günün şartlarında bir saati yapmak, hele ki bir şehir simgesine dönüşecek bir mekanizmayı üretmek; sıradan bir iş değildir. Bu; matematik, metal, sabır ve iman işidir.
Bu; Anadolu ustalığıdır.
Saatin taşları başka diyarlardan gelmiş olabilir, mimarı yabancı olabilir, ama zamanı çalıştıran ruh, bu toprakların emeğidir.
İzmir’in Simgesi, Anadolu’nun Ortak Eseri
Bugün Konak Saat Kulesi’ne baktığınızda sadece İzmir’i değil, Anadolu’nun birliğini görürsünüz.
Adana’nın sıcağı, İzmir’in rüzgârına karışmıştır.
İmamoğlu’ndaki ustanın çekici, Konak’ta zamanı döver.
Bu yüzden gönül rahatlığıyla şunu söyleyebiliriz:
İzmir Saat Kulesi, Adanalıdır.
En az İzmirli olduğu kadar…
Bu, bir sahiplenme kavgası değil; bir kardeşlik hatırlatmasıdır.
Bu, “Benim” demek değil; “Bizim” diyebilmektir.
Unutulan Emeği Hatırlamak
Bugün şehirlerimizi anlatırken sadece vitrinleri konuşuyoruz.
Oysa tarih, vitrin değil; atölyedir.
Tarih; isimsiz ustaların, adını bilmediğimiz emekçilerin, taşrada sabahlayan insanların hikâyesidir.
Konak Saat Kulesi her saat başı bize zamanı hatırlatıyor.
Ama biz de kendimize şunu hatırlatmalıyız:
Bu ülkenin her taşı, bir başka şehrin alın terini taşır.
İzmir’in saatinde Adana’nın emeği varsa,
Adana’nın yüreğinde de İzmir’in hatırası vardır.
Ve zaman…
İşte o zaman, hepimiz için çalışır. Bir dakikası İzmir, diğer dakikası hala Adana diye atar.
İzmir Saat Kulesi Adanalı
Konak’ta durur dimdik,
Zamana mühür vurur.
Ama kalbi sıcaktır,
Adana güneşiyle atar.
Bir çekiç sesi kalmış
İmamoğlu sabahından,
Her tik takta bir emek
Dökülür alın terinden.
Gemiyle geçti denizleri,
Tuz aldı üstüne üstüne,
İzmir’de saat oldu
Adana’da ustanın sözüne.
Taşı İzmir’in olabilir,
Göğü Ege’ye bakar belki,
Ama zamanı tutan yürek
Toroslardan gelir...
Sorarsan kimindir diye,
Ne İzmir yalnız başına,
Ne Adana tek başına…
Bu saat Anadolu’nun,
Ama bil ki dost:
İzmir Saat Kulesi Adanalı.