Kızı Özen Onar Güvercin'nin gözünden

Sedat Memili

Mustafa Onar, Adana'nın gurur duyacağı bir aydınımızdır. Teslim aldığı Cumhuriyet Meşalesini tam bir sorumluluk duygusu içerisinde canlı tutmuş ve hayatını aydınlanmaya adamıştır.

Bu değerli insan, 17 Aralık 2019 günü ardında binlerce aydınlatan meşale bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Kızı, Sayın Özen Onar Güvercin, babasını anlattı.

Bu duygu dolu yazıyı, sizlerle paylaşıyorum...

 

BİR AYDINLANMA NEFERİ
BABAM MUSTAFA ONAR
Hani bir söz vardır nereden başlasam nasıl anlatsam diye...
İşte ben bu zorlu duygularla babam Mustafa Onar'ın ardından düşüncelerimi paylaşarak ona olan borcumu bir nebze olsun yerine getirmek istedim.
Köy Enstitüleri bilindiği gibi köylüyü köyünde köylüyle kalkındırmak için kurulmuş Cumhuriyet kurumlarıydı. Babam da henüz iki yaşında annesiz kalmış, anne sevgisinden yoksun büyümüş bir köylü çocuğu idi.
Köy Enstitüsü yöneticileri köy köy dolaşıp özellikle de başarılı çocukları bu kurumlara kazanmaya, topluma da yararlı bireyler kazandırmaya çalışıyorlardı. Babam işte bu şanslı kişilerden biriydi. Köylerde erkek çocukları babalarının başyardımcısı olduğu için büyükbabamın direnişiyle karşılaşılmasına karşın yine de kaydedildi.
Bu kurumlardan çıkanların kendine özgü özellikleri vardı. Babamın da çok okumak dolayısıyla da yazmak gibi özelliği ön plandaydı. Özellikle de tarih araştırmacılığı ve yaptığı araştırmaların en doğrusunu gelecek kuşaklara aktarmak gibi bir görevi vardı adeta. Onun için araştırmalarını büyük bir titizlikle yapar öyle sunardı.
En önem verdiği konulardan biri de dilimizdi. Öz Türkçeden yanaydı. Ben "mesela" diye söze başlarken "örneğin" diyeceksin diye uyarırdı. Yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılması onun için bir görevdi. Dil Derneği'nin üyesiydi, yayınlarını izlerdi, ne gibi katkısı olması konusunda kafa yorardı.
Tarih araştırması onun kendine görev edindiği başlıca alandı.
Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları adıyla iki ciltlik kitabı, yine Kurtuluş Savaşı sırasında Çukurova bölgesinin mücadelesini kapsayan;
Haçın Gavuru, Hacın Dosyası ve Kuruluşundan Kurtuluşuna Bağlantılarıyla Saimbeyli kitapları bize ve topluma bıraktığı en değerli yapıtlarıdır.
Demokratikleşmenin örgütlenmeden geçtiğini ben babamdan öğrendim. Yıllarca TÖS Güney Bölgeleri Temsilciliği, TÖBDER Şube başkanlığı, Halkevi çalışmaları onun en önemli görevlerindendi.
Tek bir öğretmen maaşı geçimine yetmediği için, biraz da ilgi duyduğu bir alan olduğundan Yeni Adana ve Cumhuriyet Gazetelerinde çalışmak zorunda kaldı.
Altı çocuklu biri olarak ve onların geçimini sağlamak gibi sorumluluk sahibi olan babam karpuz ve salçalık biber satıcılığı gibi küçük ticaret deneyimleri olduysa da başarılı olamadı.
Bir dönem adı Çukoçiftliğe çıkan Çukobirlik'te de çalıştı. Orada boş oturmanın vicdani rahatsızlığını hep duyardı.
Yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen, hep doğrudan yana olan, güzel konuşmayı ve güzel konuşanı seven,hep "hak,hukuk ve adalet"ten yana olan babacığıma sonsuz minnet ve saygılarımla...