Kök Yasa ve Yeni Parti

Hacı Hüseyin Kılınç

Meclise sunulan 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası'nın en fazla sıkıntıya sokacağı parti Yeni Parti olarak gözüküyor. Parti ilk ciddi sınavıyla karşı karşıya. Yeni Parti 21 Mayıs'ta İstinaf Dairesi'nden çıkan ve Kılıçdaoğlu'nun yeniden CHP'nin başına dönmesine yol açan butlan kararına karşın ortaya çıkan muhalif seçmen enerjisi üzerine kurulmuştu. Bu enerji gücünü siyasi iktidarın yargı aracılığıyla CHP'yi vesayet altına almasından ve Kılıçdaroğlu'nun da buna teşne olmasına duyulan tepkilerden alıyordu. Bu karar bardağı taşıran son damla olmuş ve muhalif seçmen Özgür Özel ve arkadaşlarına ilerleyeceği yolu göstermişti.

Kurulan parti sadece CHP'nin altını boşaltmakla kalmamış mevcut iktidardan kurtulmayı isteyen muhalif seçmenin büyük çoğunluğu için de bir çekim merkezi olmaya başlamıştı. Çerçeve yasanın gelişini hep ağırdan alan Erdoğan birden süreci hızlandırmaya ve Meclis yaz tatiline girmeden yasayı çıkarmaya karar verdi. Sürecin hız kazanmasındaki en büyük etkenin Yeni Parti'nin kuruluşu ve muhalif seçmenden tahminlerin ötesinde gördüğü ilgi olduğuna inanıyoruz.

Muhalif seçmenin büyük bölümü ulusalcı duyguların etkisi altında bulunuyor ve Kürt siyasetinin iktidar ile yürüttüğü sürece büyük güvensizlik duyuyor. Ulusalcı refleksleri güçlü bu seçmen blokunu aksine ikna etmek için ne yüzünü döndüğü siyasal partiler ki bunun en güçlüsü şimdilerde Yeni Parti ne de süreç başladığından bu yana adeta siyaset yapmayı unutan DEM Partisi ciddi bir faaliyet yürütüyor. Rıza üretmekte artık seçmenden umudunu kesen iktidara bu sayede gün doğuyor. Çünkü iktidarın sandıkta yenilebilmesi için muhalif seçmen enerjisinin büyümesine ne kadar ihtiyaç var ise Kürtleri de iktidara doğru itmekten o denli kaçınmak gerekiyor.

Yeni Parti'nin kuruluşu sadece CHP'yi sıkıntıya sokmakla kalmadı. Muhalefet zemininin bütününde taşları yerinden oynattı. Yeni Parti CHP'ye tarihsel bagajı nedeniyle uzak, ama kendini iktidar karşısında konumlandıran her türden muhalif seçmen için bir çekim merkezi olmaya aday olarak boy gösterdi. Parti programında kendini altı okun çağdaş yorumları ile eklemlenmiş bir sosyal demokrat parti olarak tarif etti. Programının başlangıcında önceliğinin varolan 'kara düzeni' değiştirmek olduğunu ve bunun içinde her siyasal akımdan demokratı bünyesine almaya hazır olduğunu söyledi. İçinde milliyetçi demokratlara yer olduğu gibi Kürt demokratlara da yer vardı.

Yeni Parti iktidar olmanın en geniş demokrasi cephesini kurmaktan ve bu kara düzen altında inleyen herkesi birleştirmekten geçtiğini görüyor ve biliyor. İktidara giden yol sadece bu kara düzenin iktisaden yıktığı, açlık ve sefalete mahkum ettiklerinin aritmetik toplamından geçmeyecek. Türkiye iktisadi sorunun, sosyal meselenin herşeyi üst belirlediği bir yer değil. Türkiye'nin en az sosyal mesele kadar başka meseleleride bulunuyor. Ve iktidar bugüne kadar kültürel savaşları istediği gibi yöneterek kendi kampını tahkim ettiği gibi muhalif kampı da böldü, ayrıştırdı ve parçaladı. Kamplar arasındaki seçmen kayışlarını sınırlamayı başardı. İktisadi yıkımın bu gerçek karşısında iktidarı yerinden etmeye yetmediği de görüldü.

Yeni Parti bu gerçeklere gözlerini kapatarak yol alamaz. İktidar iddiası olan bir parti sadece kara düzene isyan etmekle yetinemez. Kürtler ilk defa devletle ciddi anlamda müzakere masasına oturmuş ve ilk defa Meclise bir yasa tasarısı gelmişken utangaç bir dille politika yapamaz. Elbette Yeni Part'nin işi kolay değil. Belediyelere hergün operasyon yapılırken, hukuk ayaklar altına alınırken ve bizzat genel başkanı hakkında Mecliste sayısı elliyi bulmuş fezleke var iken işin kolay olduğunu kimse söyleyemez. Üstelik seçmen tabanının büyük bölümü ulusalcılığın etkisi altında gelen yasa taslağını Erdoğan'ın bir oyunu olarak görürken ve sağcı küçük milliyetçi partiler tüm umutlarını bu ulusalcı kitlenin bir kısmının yüzünü kendilerine dönmesi için ajistasyonu arttırmışken işler gerçektende zor. Ancak ceberrut bir iktidarı yıkmanın kolay olduğu nerede görülmüş. Kapsayıcı bir politika ve kurucu bir iktidar, ancak gerçek sorunlara gerçek cevaplar üretmekle mümkün. Amaç iktidar ise bu feraset ve cesaret gösterilmelidir.