Leo Trostky'in Anısına

Hacı Hüseyin Kılınç

Bizde yaygın yanlışa uyularak uzun bir süre Troçki olarak bilinen, ancak doğru yazılışı ve okunuşunu Nail Satlıgan'ın düzeltmesi sayesinde fark ettiğimiz, Devrimci Marksist geleneğin kurucuları Marx ve Engels ile ilk işçi ülkesinin büyük devrimcisi Lenin'in mirasının çarpıtılmadan ve geliştirilerek sonraki kuşaklara aktarılmasında en büyük vazifeyi yerine getiren Leo Trostky'in dün, Stalin'in bir ajanı tarafından öldürülmesinin yıldönümüydü. Ekim Devrimi'nin Lenin ile birlikte iki kahramanından biri olmak onuruna sahipti. Kuşkusuz kendisi böyle bir onuru hak ettiğini iddia etmez tıpkı Engels'in Marx'ın ölümü üzerine mezarı başında yaptığı konuşmada olduğu gibi kendi rolünü küçültür ve sadece 'ikinci keman' olduğunu söylerdi.

Bu söylediklerimiz bir abartı olmayıp tarihi bir bedahattır. Hiç kuşkusuz Ekim Devrimi'nin gerçek örgütleyicisi Lenin'den başka birisi değildi. Bu tarihi hakikati ilk iddia eden de Trostky olmuştu. Maalesef yarım kalan ve tamamlanamayan Lenin üzerine siyasi biyoğrafisinde iddiasını, eğer Lenin olmasaydı Ekim Devrimi gerçekleşmeyebilirdi noktasına kadar götürmüştü. Tarihi maddeciliği olay ve olgulara ve tarihi gelişmelere uygulamakta büyük bir yaratıcı yeteneğe sahip olan birinin kaleminden, eğer Lenin olmasaydı Ekim Devrimi gerçekleşmeyebilirdi iddiasını işitmek bizatihi tarihi maddeciliğe inananlar için bile şaşırtıcı sayılmalıdır. Çünkü tarihin kahramanların eseri olmadığını söyleyen tarihi maddeciliğin kendisi değil miydi?

Ama tarihi maddeciliğin bu tür bir tarih yazımına itirazı, tarihin yapımında insan failliğini küçümsemesinden, ikincilleştirmesinden kaynaklanmıyordu. Tarihi maddecilik kahramanları öne çıkartan ve diğer herşeyi talileştiren, insan failliği ile sınıflar arasındaki ilişkiselliği yerli yerine oturtamayan tarih anlayışına karşı çıkıyor ve böylesi bir tarih yazımını metafizik ve dolayısıyla idealist olarak görüyordu. Ancak tarihin belli dönemlerinde bir insan teki bir sınıfın tüm özelliklerini kendinde cisimleştirebilirdi. Trosky'e göre Ekim Devrimi'nin lideri Lenin Rus devrimci proletaryasının tarihsel misyonunu temsil ediyordu. Lenin üzerine biraz daha derinlemesine düşündüğümüz vakit bu iddianın hiç de öyle idealist ve ayakları havada bir iddia olmadığını anlarız.

Lenin, Lukacs'in Devrimin Güncelliği'nde dediği gibi, devrimin güncel ve aktüel olduğuna inanmasaydı, Trostky'in dışında herkesin ve 1917 Nisan'ına kadar bizzat kendisinin de ısrar ettiği gibi Rus Devrimi'nin önündeki aşamanın işçilerin ve köylülerin demokratik diktatörlüğüne dayalı bir burjuva devrim aşaması olduğuna inanmaya devam etseydi, devrimin diyalektiğinin hızla bu aşamaları geride bıraktığına inanmayıp Stalin başta olmak üzere tüm Bolşevik merkez komitesini karşısına almasaydı, Ekim Devrimi'nin gerçekleşmesi bir mucize olurdu. Demek Ekim Devrimi Lenin'in bu ısrarının, inadının ve devrimci sıçramaları hem herkesten erken fark etmesinin hem de bu sıçramaların önündeki engellerin karşısına dikilmesinin ürünüydü.

Kuşkusuz Lenin bu tarihi rolünü yerine getirirken yanındaki en büyük güç, en büyük dayanak noktası Trostky'di. Trostky ile Lenin'in örgütsel ve siyasal yolları meşhur ayrılık kongresi ile ayrışmış, ancak Şubat Devrimi sonrasında buluşmuştu. Lenin ayrılık kongresinin tam bir anatomisini çıkardığı 'Bir Adım İleri İki Adım Geri' isimli çalışmasında büyük umutlar beslediği Trostky'den duyduğu hayal kırıklığının altını çizer. En yakın ve en sadık dostu Martov gibi Trostky'de Lenin'in örgütsel konulardaki hassasiyetini anlayamamıştı. Lenin profesyonel devrimcilerden kurulu, işçi sınıfının en ileri unsurları ile burjuva kökenlerden gelseler bile kendi sınıf gerçekliklerini yadsıyarak proletarya partisinde biraraya gelmeyi göze alan aydınları, blankist veya bakuninist bir fesat örgütünde bir komplo veya darbe organize etmek için yanyana getirmiyordu. Ne Yapmalı'daki parti modeli kapitalizmin işçi sınıfını katmanlara, tabakalara ve dolayısıyla farklı bilinç düzeylerine bölmesi ile Çarlık despotizmine karşı ayakta kalabilmenin zaruretinden doğmuştu. Trostky'in bu gerçeği anlayabilmesi için çok zamana ihtiyacı vardı.

Ama Trostky olmasaydı eğer, Lenin devrim için ihtiyaç duyduğu en büyük yardımcısından yoksun kalmış olacaktı. Çünkü Ekim Devrimi'ne giden yolu bir kahin gibi ilk gören ve öngören Trostky'den başkası değildi. Daha 1904 yılında, henüz 25 yaşında iken yazdığı 'Sonuçlar ve Olasılıklar'da Rus Devrimi'nin geçeceği tüm durakları önceden hesaplayacak ve devrimin, ancak bir sürekli devrim olarak anlaşılması halinde başarıya ulaşacağını söyleyecekti. Bu çalışma Marx ile Engels'de embriyon halinde bulunan eşitsiz ve bileşik gelişme'yi Rus devrimi özgüllüğüne uygulayacak ve Lenin'in çok sonra zayıf halka diye metaforlaştırdığı şeyin ilk habercisi olacaktı. Eşitsiz gelişmenin tatbiki devrimin güncelliğinin teorik bir ispatıydı. Belki de bu yüzden, aradaki onca ayrılık ve sert polemiklerle geçen yıllara rağmen, devrim güncel hale geldiğinde iki büyük devrimci yanyana gelecek ve Lenin en önemli görevleri Trostky'e devredecekti.