Mahalleyi Aydınlatan Bir Işık: Nevin Muhtar ve Bir Çocuğun Kitabı

Remzi Yıldırım

Kurtuluş Mahallesi’nde bir gün,
güneş sıradan doğmadı.
Sokaklar aynıydı belki ama
bir kapının önünde umut bekliyordu.

O kapı,
Kurtuluş Mahallesi Muhtarlığı’nın kapısıydı.

Ve o gün,
ürkek adımlarla bir çocuk geldi.
Gözlerinde çekingen bir soru,
yüreğinde kocaman bir cesaret taşıyarak.

“Bir kitap alabilir miyim?” dedi.

İşte o an
zaman durdu.

Gürültüler sustu,
dünya bir anlığına nefesini tuttu.

Çünkü bir çocuk kitap isterse,
o sadece bir kitap istemez.

Bir yol ister.

Bir ışık ister.

Bir gelecek ister.

Nevin Muhtar baktı çocuğun gözlerine,
orada pırıl pırıl bir yarın gördü.
Raflardan bir kitap indirdi,
ama aslında bir umut uzattı küçük ellere.

İmzaladı,
Sanki bir kaderi mühürler gibi.
Çocuk kitabı aldı,
ama aslında dünyayı aldı avuçlarına.
Gözlerindeki o ışık
ne bir lambaydı,
ne güneş.

O, okumanın ateşiydi.
Ve mahalle,
O an aydınlandı.

Bir ses yankılandı sokak aralarında:

“Yeter ki istesinler,
Yeter ki okusunlar”

Çünkü biliyordu ki Nevin Muhtar,
bir kitap bazen bir kaderdir.
Bir çocuk okursa,
bir mahalle değişir.
Bir mahalle değişirse,
bir şehir uyanır.
Ve bir gün,
o çocuk büyüdüğünde
elindeki kitabın sayfalarından
kendi hikâyesini yazacak.

Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği çocuklar.
İşte onlar,
bu küçük anlarda büyür,
bu sade dokunuşlarda çoğalır.

Kurtuluş Mahallesi artık sadece bir mahalle değil,
bir ışığın adı oldu.

Ve o ışığın adı:
Nevin Biçer.
Bir muhtar düşünün.

Kapısını sadece insanlara değil,
geleceğe açan.
Bir mahalle düşünün.

Kitap kokan, umutla dolan.
Ve bir çocuk düşünün.
Bir gün dünyayı değiştirecek olan.
Çünkü bazen
bir çocuğun sorduğu o cümle,
bir mahallenin kaderini yazar:

“Kitap okuyabilir miyim?”