Benim patron Özcan Aladağ almış kalemi eline; yerel basına sahip çıkılsın diye, kibar kaynananın, 'kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla' babında dert anlatıyor.
Toplumu bilgilendirmek, onların hak ve çıkarlarını savunmak için kendini, ailesini ve birlikte çalıştığı arkadaşlarının yaşamını öğütse de, gazeteciliği sürdürmeye çalışıyor.
Barış Gazetesi, ünlü Hollandalı ressam Pieter Bruegel'in el ele tutuşmuş körlerin bir bir uçurumdan yuvarlanışını resmettiği "Körlerin Yürüyüşü" tablosunun günlük versiyonu gibi, yılmadan usanmadan her gün körlere ışık olmaya çalışıyor.
Bunun işe yarayıp yaramadığını, şehrimizi yönetenlerin ahlak ve erdem standardına bakarak söyleyecek olursak, başarısız olduğumuz ortada!
Bu itibarla, önümüzde tek yol var; daha çok çalışmalıyız.
Üzerine çöktükleri şehrimizi talan eden, çaldıkları görülmesin, duyulmasın, konuşulmasın diye gazetelerimizi, radyolarımızı, televizyonlarımızı, internet haber sitelerimizi boğup, sahip ve yöneticilerine de itibar suikasti yaparak susturmaya çalışanlara karşı, suya, havaya, toprağa yazmak pahasına gerçeklerin peşinden gitmeliyiz...
Sevgili patronlarım Özcan Aladağ ve Durmuş Ali Başkan, Barış gazetesinin emektarları başta olmak üzere eli kalem tutan, artık fotoğraf makinesi taşımasa da telefonu ile ses ve görüntü kaydeden, bir köşeye itilmiş ya da bir köşeye çekilmiş, mesleğinin onurlu, yüz akı gazeteciler; bu şehrin sizin cesaretinize, sizin meslek aşkınıza ihtiyacı var.
Yazın, okuyun, paylaşın...
Şehrimizi, hırsızlara, namussuzlara teslim etmeyelim...
GÜNDEM Haberleri
Pozantı’nın gençleri Başkent’te bilim ve tarihle buluştu
Yağmur sonrası su basan evlerde mahsur kalanlar kurtarıldı
Depremde hasar gören Balcalı Hastanesi daha güçlü ve modern yapısıyla hizmete hazırlanıyor
Sağanak yağmurda kaldırım kayboldu, vatandaş hastane duvarından yürüdü
Sağanak yağmurda servis aracı suya gömüldü, yolcular merdivenle kurtarıldı