8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin dosyanın yeniden değerlendirilmesi ve adil bir yargılama yapılması talebiyle 19 Eylül’de Diyarbakır’dan yola çıkan baba Arif Güran, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne doğru yürüyüşünü sürdürüyor. Güran’ın yürüyüşünün yaklaşık 40 gün sürmesi planlanmıştı.
Yürüyüşünün 32’nci gününde Osmaniye’ye ulaşan Güran, buradaki açıklamasında da kızının dosyasının yeniden hukuk çerçevesinde ele alınmasını istediğini belirtmiş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşmak için yürüdüğünü ifade etmişti.
Ceyhan halkına teşekkür etti
Yürüyüşünün 34’üncü gününde Ceyhan’a ulaşan Arif Güran, kendisini karşılayan ve destek veren vatandaşlara teşekkür etti.
Güran, yaptığı paylaşımda, “Ceyhan’da beni karşılayan, derdimi kendi derdi bilen ve Narin’im için adalet mücadelemde yanımda duran tüm Ceyhan halkına gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bir baba olarak kızının hakkını ve hakikati aradığını belirten Güran, dosyadaki tüm gerçeklerin aydınlatılması ve adaletin eksiksiz şekilde sağlanmasını istediğini söyledi.
“34 gündür yürümemin sebebi değişmedi”
Yürüyüşünü sürdürme nedeninin ilk günden bu yana aynı olduğunu vurgulayan Güran, “34 gündür yürümemin sebebi değişmedi, talebim de değişmedi” dedi.
Güran, “Narin için yükselen her ses, bizim için çok kıymetli. Ceyhan’ın desteğini unutmayacağım. Narin için adalet istiyorum, hakikat ortaya çıkana kadar da mücadelemden vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
Ankara’ya yürüyüşünü sürdürüyor
Arif Güran, 19 Eylül’de Narin Güran’ın mezarı başında yaptığı açıklamanın ardından Diyarbakır’dan Ankara’ya doğru yürüyüşe başlamıştı. Güran, yürüyüşün sonunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ulaşarak kızının dosyasının yeniden ele alınması yönündeki talebini dile getirmeyi amaçlıyor.
Narin Güran’ın ölümüne ilişkin ana davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları Yargıtay tarafından onanmıştı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar ise “nitelikli kasten öldürmeye yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.