CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın tahliye edilmesine dair, "Burada bir iyi niyet yok, hukuk yok. Yoksa hani olsa bugünkü değerlendirme zaten teknik bir değerlendirme. Zeydan Karalar'a istenen cezayı verseler bile yatarı kalmadı çünkü. Neden? Suçun iddia edildiği tarih, Covid affı movid affı deyince yatarı yok zaten" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremine ilişkin olarak konuşan Özel, "Bu iktidar, 6 Şubat'ta 2 yıllık iktidar değildi. Ecevit'e 3 gün çadır dağıtamadı diyordu, bu depremde 33. günde çadır sırası gördük. Orduyu darbe vehmiyle sahaya sürmedi. En kıymetli 24 saat. 56 bin kişinin öldüğü yerde ordu 3 gün içeride tutuldu" dedi. Özel, gazeteci Nagehan Alçı'nın depremzedelerde "rehavet" olduğunu iddia etmesine ilişkin olarak, "Ben bir gazeteciye kötü yorum yapmak istemiyorum ama bir hafta bu şartlarda yaşamaya davet edelim. Allah'ın gücüne gider. Bir gün kendi ananı, babanı o konteynerde bulursun. Bu konteynerdakilerin durumunu bilmeden A Haber stüdyolarında haber yapmayın" dedi.
Özel, Hak TV canlı yayınında konuştu. Karalar'ın 8,5 ay boyunca haksız şekilde tutuklu bulunduğunu belirten Özel, "Bugün verilen karar doğru bir karar ancak daha önce yapılanlar haksızdı" dedi. 6 Şubat depreminin etkilerine dair konuşan Özel, "Yahu sen vatandaşa şunu söyle: 99 depreminden bugüne kadar, o gün iki yıllığına çıkan deprem iletişim vergisini kalıcı hale getirdin. Zaten depremdeki bu konutların parasının üç katını orada fazlasıyla topladın. E depremden beri iki katını da bizden topladın. Bu vakitten sonra depremzedenin dairesinden niye para? Sen hem o dairelerden para alma hem de bu artan parayla bu kiracıları, sokakta kalan kiracıları da bir çare bulmaya çalışın. Bu son derece önemli ve son derece kıymetlidir. Bunun için de Erdoğan'dan yarın öyle fasa fiso değil, gerçekten bir açıklama; doğru, gerçek ve milletin içini rahatlatacak bir açıklama bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Özel'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"Zeydan Karalar'a istenen cezayı verseler bile yatarı kalmadı"
"Bugün verilen karar sonuçta doğru karar ama bundan önce yapılan, 212 gündür yapılan yanlıştı. Bundan 11 yıl önce Zeydan Karalar, kendisinden önceki belediyenin verdiği bir ihalenin ödemelerini yapıyor. Diyorlar ki; 'ödemeleri düzenli alamıyordu, sen ondan bir şey istedin, biriyle ilişkilendirdin, ondan sonra aldı.' Zeydan Karalar ilk günden ortaya çıkardı ki; belediye başkanı olduğu günden iddia edilen güne kadar da aynı düzende almış, sonrasında da aynı düzende almış. İşin enteresanı, ihale bitince bir daha oraya ihale de vermemiş ve o işleri kendi yapmaya başlamış.
Ama yani amaç Adana'da Zeydan Karalar efsanesine çelme çakmak olunca; amaç Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığına yürüyüşüne, CHP'nin iktidar yürüyüşüne çelme çakmak olunca, şu deprem şehrinde iki kişiden birinin fazlasının oyunu alarak bir ilin tam mutabakatıyla neredeyse seçilen belediye başkanını bile aldılar götürdüler, sonra ev hapsine koydular. Yani Adıyaman'da 24 saatin 20 saatini Adıyaman için koşan Abdurrahman Tutdere'ye 'evde otur, Adıyaman'a hizmet etme' bile dediler bir süre yani. Burada bir iyi niyet yok, hukuk yok. Yoksa hani olsa bugünkü değerlendirme zaten teknik bir değerlendirme. Zeydan Karalar'a istenen cezayı verseler bile yatarı kalmadı çünkü. Neden? Suçun iddia edildiği tarih, Covid affı movid affı deyince yatarı yok zaten."
"Murat Kurum'a öfke büyük"
Murat Kurum tutmuş Meclis'te söylemiş deprem bölgesinde 5 bin liraya konut var diyor. Osmaniye'de sordum kaç para konut, ortalama 20 en kötüsü 15. Bugün konteyner kentte buradan geldim Halk TV de takip ediyordu arkadaşımız da müthiş bir emek verdi bizim peşimizde günlerdir deprem bölgesinde. Hatta depremin olduğu günden itibaren Halk TV bir bütün halinde inanılmaz bir hem emek var hem o acıyı paylaşmak hem bütün Türkiye'ye bunu taşımak objektif şekilde çok önemli bir emek verildi hepinize ayrı ayrı hepimiz minnet borçluyuz. Son konteyner kentte sizin kameralar da kaydetti.
Diyorlar ki eve çıkacağız 15 bin liraya çıkılacak ev oturulacak ev değil 20 binden aşağı doğru düzgün ev yok 15 bin lira deprem görmüş hasar görmüş az hasarlı evler şimdi 15 bin lira diyorlar. Murat Kurum'a öfke büyük, Osmaniye'de sordum 15, burada en ucuzu 15, dün sorduk Kahramanmaraş'ta 20, Gaziantep'te 20. Aplikasyonlara biz bakıyoruz 20 20 20 20 bütün evler gözüküyor. Tutmuşlar alt hani fiyat aralığından bütün bir şehirde yıllar öncesinden kalma iki üç tane eski ilandan ucuz ev bulmaya çalışan yandaş kanal çabalarına rağmen binlerce kişiye soruyoruz kaç para ev? Böyle. En mağduru kiracılar. Bir kere kiracılara ev verilmesi lazım, kiracıların ev sahibi yapılması lazım.
Hiç değilse belli bir süre hiç ödemeksizin düşük kirayla sosyal konutlara yerleştirilmeleri lazım ve eve geçmeleri için de desteğe ihtiyaçları var bunu söyleyeyim. Şimdi evi almaya gidiyorsun sana ev çıktı diyorlar anahtarını almaya gidiyorsun anahtarı gösteriyorlar önüne bir senet koyuyorlar bir sözleşme. Ödeyeceğin para kısmı boş, ödenecek faiz kısmı boş yüzdesi. Bir genç avukat komşusuna annesine demiş ki o deprem konutlarından faiz alınmayacak ya kanun öyle ya orayı çarpı at üstüne demiş imzalamadan, çarpı atana olmaz öyle böyle boşuna imzalayacaksın.
"Erdoğan 'Aman ha seçim geliyor sakın başkasına oy vermeyin, ben bir yılda size evlerinizi vereceğim' dedi"
Ayrıca ödenecek para da boş. Ben bir haftadır inatla şunu söylüyorum; bir kere afet kanununa göre deprem evinden faiz alamazsın. Ama rezerv alana yapan da arkadan dolanarak veya deprem için yıkılmış dükkanı yapınca dükkanda yazmıyor diye konut diyor ya faiz alma niyetleri var, bunu almayacağınızı açıklayın diyorum birincisi bu. İkincisi daha başka bir şey söylüyorum burada daha başka bir şey söylüyorum. Tayyip Erdoğan depremden iki gün sonra biz seçim meçim bilmezken 'Aman ha seçim geliyor sakın başkasına oy vermeyin bunlar alışana kadar bir yıl geçer ben bir yılda size evlerinizi vereceğim' dedi.
O dönemde Sayın Kılıçdaroğlu 'Bu evler noktasında ücretsiz yapılmalı' dedi. Tayyip Bey 'Hayır parasından olacak ama ben bir yılda yapacağım' dedi. İktidara geldi bir yılda konutların yüzde 97.5'ini yapamadı yüzde 2,5'unu yaptı. İki yılda yüzde 30'unu üç yılda kendi verdikleri rakamlarla 70 ama gerçekleşme açısından yani eve geçme açısından yüzde 50'nin altında ve daha işte inşaatı süren var, konut çıktı dediler su basmanın da diyen var hep duymuşsunuzdur bunları. Ama şimdi nokta nokta boşluğa imza attırarak anahtar verme dönemi. Ben de diyorum ki bu depremden hemen sonra sen ne yaptın bu depremden sonra 71.5 milyar dolar para topladın.
Nedir bu para? Hepimiz maaşlarımızı bağışladık kampanyalar yapıldı o kampanyada toplanan paralar. Motorlu taşıtlar vergisi iki kez alındı, ÖTV arttırıldı, KDV iki katına çıkarıldı, yurtdışına çıkış harçları arttırıldı. Ne dedik deprem içinse herkes katlandı buna ödedi. Bunların toplamı yurt dışından gelen 6 milyar dolar bağışta toplananlar ve bu vergilerle gelen 16 milyar doları koyduğunuzda 71.5 milyar para toplanmış. Bu konutlara kaç para gitmiş 40 milyar dolar. Ya biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimiz ödediğimiz ilave vergiyle bu konutların iki katı parasını vermişiz zaten bağışta ya da vergiyle.
"Depremden beri iki katını da bizden topladın, bu vakitten sonra depremzedenin dairesinden niye para alıyorsun?"
Bu insanlardan daha niye para istiyorsunuz? Şimdi yarın Osmaniye'de konuşacak. Efendim diyorlar ki deprem konutundan faiz al- kanun öyle faiz almayacaksın ama dükkanı da söyle rezerv alanı da söyle birinci şartım bu. İkincisi 71.5 milyar para toplamışsın helal hoş olsun diyoruz hep birlikte helalleşelim deprem bölgesiyle ve deprem bölgesindeki bu konutlardan iki yıl değil hiç para alınmamasını ilan etsin Erdoğan yarın. Yok yarın ne yapacakmış yarın gelecek kuvvetle muhtemelen 'altyapıdan para almıyorum' alsa idin bir de! Yani deprem- dağın başına TOKİ'yi yapıyoruz onun altyapısını götürmek görev ama belediyemiz çalışıyor ama kamu çalışıyor bir de depremzededen onun para- üstyapıda yüzde elliye varan indirim.
Yahu sen vatandaşa şunu söyle: 99 depreminden bugüne kadar, o gün iki yıllığına çıkan deprem iletişim vergisini kalıcı hale getirdin. Zaten depremdeki bu konutların parasının üç katını orada fazlasıyla topladın. E depremden beri iki katını da bizden topladın. Bu vakitten sonra depremzedenin dairesinden niye para? Sen hem o dairelerden para alma hem de bu artan parayla bu kiracıları, sokakta kalan kiracıları da bir çare bulmaya çalışın. Bu son derece önemli ve son derece kıymetlidir. Bunun için de Erdoğan'dan yarın öyle fasa fiso değil, gerçekten bir açıklama; doğru, gerçek ve milletin içini rahatlatacak bir açıklama bekliyoruz."
Özel, depremzedelere ilişkin iktidara yakın isimlerin "rehavet" yorumlarına cevap verdi.
"Bu konteynerdakilerin durumunu bilmeden A Haber stüdyolarında haber yapmayın"
"Konteynerlarında çaresizlik var. Kimse kışın ortasında orada kalmak istemez. Bazısına ev çıkmış ama işi bozulmuş, nasıl çıksın? Adamda para yoksa nası çıksın eve? Ben bir gazeteciye kötü yorum yapmak istemiyorum ama bir hafta bu şartlarda yaşamaya davet edelim. Allah'ın gücüne gider. Bir gün kendi ananı, babanı o konteynerde bulursun. Bu konteynerdakilerin durumunu bilmeden A Haber stüdyolarında haber yapmayın.
Bir insanlık meselesinden bahsediyoruz. Herkes sevdiğinin yanındaydı. Ben, sevdiğim Osmaniye'nin, Adıyaman'ın, Adana'nın, Maraş'ın yanındaydım. Erdoğan, Suudi Arabistan'ın, katil dediği prens ile kol kolaydı, darbeci dediği Sisi'ye yüz sürmekteydi. Kurum, Genel Başkanları gelince bana cevap verecekmiş. Bu iktidar, 6 Şubat'ta 2 yıllık iktidar değildi. Ecevit'e 3 gün çadır dağıtamadı diyordu, bu depremde 33. günde çadır sırası gördük. Orduyu darbe vehmiyle sahaya sürmedi. En kıymetli 24 saat. 56 bin kişinin öldüğü yerde ordu 3 gün içeride tutuldu."