Que Vadimus (3)

Hacı Hüseyin Kılınç

13-Önümüzde cereyan eden kavga salt CHP içi bir iktidar mücadelesinden ibaret değil. İktidar ve saray bu kavgayı yalnızca CHP içi bir kavga gibi göstermeye çalışarak kendi içinde yürütülen asıl kavgayı toplumdan gizlemeye çalışıyor. Kesin olan şu ki bir post Erdoğan döneme hazırlanıyoruz. Saray içi klikler ve güvenlik bürokrasisinin büyük bir bölümü bu kavganın içinde. Erdoğan sonrasının nasıl olacağı, geçiş sürecinin nasıl yönetileceği ve en nihayetinde kontrolü kimin ele geçireceği konusunda yoğun bir mücadele yaşanıyor.

14-Her türlü saray içi kavgada olduğu gibi bu kavgada toplumdan saklanarak, gizlenerek yürütülüyor. Birileri rakip hizip saydıklarına yakın olan sermayeye el koyuyor, televizyon ve gazetelerine çöküyor ve ellerindeki propaganda araçları el değiştiriyor. Mafyatik yapılarla mevcut iktidar o kadar içiçe geçmiş olduğu için her hizip veya kliğe yakın yapılar bu operasyonlardan en önce etkileniyor. Çünkü rejim meşruluk ile gayrı meşruluk, kanunilik ile kanun dışılık arasındaki ayrımları o kadar ortadan kaldırdı ki aradaki hatlar ortadan kalktı ve geçirgenlik bir düzen haline geldi. Düzen düzen diye hergün feryat edenler bir düzenin en önemli kerterizi olan hukuki öngörülebilirliği tümüyle ortadan kaldırdı. Beka diyenlerin bekanın önündeki en önemli engel haline gelmesi gibi.

14-Bir post Erdoğan dönemine doğru gidiyoruz. Erdoğan karizması, halkla kurduğu tılsımlı ilişki, kendine bağlı yarattığı sadık seçmen kitlesi ile iktidar etrafında oluşmuş tüm hizipler için vazgeçilmez bir siyasi figüre dönüştü. Seçimli demokrasinin sağlıklı yürümesi için gerekli koşullar ortadan kaldırılsa bile, mevcut rejim biçimsel olsa dahi meşruiyet edinmek için sandığı ortadan kaldıramadığından Erdoğan saray ve etrafındaki tüm klikler için vazgeçilemezdi. Erdoğan yalnızca kitlesel rıza devşirebilmek için değil bu klikler arasındaki pazarlıkları idare etmek, iktidarı aralarında pay edebilmek ve son tahlilde aralarındaki sürtünmeleri çözüme kavuşturmak içinde ihtiyaç duyulan biriydi.

15-İşte bu nedenle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen ucube rejime geçiş yapıldı. Bütün eksiklerine, halka yaşattığı derin yoksulluğa rağmen sistem Erdoğan'a dayanarak ayakta kalabiliyordu. Erdoğan'ın çekildiği bir yerde rejim ne kolay kolay kitlesel rıza üretebilir, ki Erdoğan'ın varlığı bile bu rızanın limitlerine gelindiğini gösteriyor, ne de tarihsel olarak husumetleri aşikar olan saray klikleri birarada yaşayabilir. Bu nedenle galebe çalabilmek için aralarında ölümüne bir kavga yaşanıyor. Bu kavga ölümüne, çünkü kuralların tümüyle dışına çıkıldığından kaybedecek olanlar kaybettiğinde hiçbir güvenceye sahip olamayacaklar.

16-Ancak bu saray hiziplerinin mutabık oldukları tek bir başlık var. İktidar CHP'ye geçmesin ve post Erdoğan döneminin yönetimi ve kontrolü ellerinden çıkmasın. Meşruluk ile gayrı meşruluk, kanunilik ile devlet yetkilerinin o kadar kötüye kullanıldığı uzun bir dönem yaşadıkki bunların hesabının görüleceği bir eşik tüm saray hizipleri için bir kabus olmalı. CHP içinde yaşanılan gelişmeleri bu ard alandan bağımsız düşünemeyiz. Post Erdoğan döneminde CHP'den beklenilen bu geçiş sürecine rıza göstermesi, her biri müesses nizamın bir parçasını oluşturan saray hiziplerinin birbirini yemesine seyirci kalması, içlerinden güvenlik bürokrasisi hizbi ile daha yakın çalışması, ama zinhar iktidar iddiasında bulunmaması, özgün bir geçiş planına sahip olmaması.

17-Anlatmaya çalıştığımız şey şu: Türkiye bir interregnumun içine doğru gidiyor. İntegregnuma geçiş veya fetret dönemi de diyebiliriz. Bu interregnum post Erdoğan döneminin hazırlıkları olarak karşımıza çıkıyor. Saray ve etrafında bunun için yoğun bir iktidar mücadelesi veriliyor. Erdoğan'ın, ailesinin ve sarayın stratejisi bu süreci aile içinden biri ile yürütmek iken güvenlik bürokrasisinin eğilimi daha kurumsal bir modele geçiş olarak görünüyor. Ama ortaklaşlaştıkları tek yer CHP'nin bu süreçte bir iktidar alternatifi olmaktan çıkartılması ve kendisine biçilen rolü kabullenmesi.

Not:İkinci yazımızın güncelle bağını kurmakta zorlanan arkadaşlara önerimiz o yazı ile bunu birlikte değerlendirmeleri.