Sabri Tari ile 'Festivaller Şehri'nde

Sedat Memili

"Öneriyorum; Galeria, Festivallerin merkezi olarak kamulaştırılmalıdır..."
Sedat Memili

Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Sabri Tari'yi çalışkanlığı, üretkenliği ve Adana'ya değer katma anlamında ürettiği projeleri takdirle karşılamışımdır. 

Çoktandır görüşmemiştik. Yayınlamayı düşündüğüm bir kitap için ISBN ve Barkod hakkında bilgi almak için kuruma gitmişken, Sabri Bey'i ziyaret etmemek olmaz. Lezzet Festivali'nden sonra bir mutlu bir yorgunluk içinde gördüm. 
Adana'ya getirdiği hareketlilik ve iş hacmine yaptığı katkılar ve Adana'nın uluslararası düzeyde tanınması açısından Lezzet Festivali'ni alkışlamışımdır. Uygulama yöntemi hakkında bir takım eleştirilerim ve önerdiğim çözümler olmuştur. (*) 

4 – 6 Ekim 2019 tarihlerinde “Büyük Akdeniz Şöleni!” temasıyla düzenlenen 3. Adana Lezzet Festivali, Adana’nın “en” yerel ve “en” geleneksel mutfak kültürünü dünyaya tanıtmıştır.  Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde, Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen  festival, uluslararası yıldız isimlerin katılımıyla üç gün boyunca Adana’da bir gastronomi şöleni yaşattı. Yoğun bir ilgi ve katılım oldu. 

ADANA "FESTİVALLER ŞEHRİ"
Sayın Tari ile "Adana ve Festivaller" konulu bir çay içimlik sohbetimiz oldu. Adana hakkında çok güzel şeyler söyledi.  Söyledikleri, hamasi ve temelsiz değil, tam tersine üzerinde bilimsel olarak çalışılmış ve sonuç çıkarılmış projelerdi. Ezberden değil, araştırmaların sonucunu tam bir Adanalıca ve samimiyetle söyledi. 
"Önce hepimiz, konunun neresinde olduğunu bilmeliyiz. Türkiye'de Marmaris, Manavgat, Bodrum, Çeşme gibi bölgeler dururken Adana'yı deniz turizminde ön plana çıkarıp, o bölgelerle rekabet şansımız var mı? Olmaz. Dağ Turizmi? O da kısa vadede mümkün değil. Araştırdık inceledik, uzun vadeli çalışmaların yanında (Anavarza ve Misis Kazıları gibi) kısa vadede de Adana'ya değer katacak proje üretmemiz gerekirdi. Bu açıdan Adana'yı "Festivaller Şehri" olarak düşündük. 
Adana'nın iklimi, imkanları ve bulunduğu coğrafi konumu göz önüne alarak bir "Festivaller şehri" yapmayı projelendirdik.  Adana'da iklim şartları hayatı teslim almaz. Bu Allah'ın coğrafyamıza tanıdığı bir nimettir. Haziranda da etkinlik yapılabilir, Aralıkta da... Ayrıca, endemik bitki zenginliği, topraklarında sayısız zirai ürünün yetişmesi ve  tarihi ve kültürel mirası sürekli festival yapmaya uygundur. Bu amaçla yola çıktık. 

"ÖMER ÇELİK VE VALİMİZİN DESTEKLERİ"
Bakın, festival olarak ilk aklıma gelenler; Yazın sona ermesiyle birlikte, Uluslararası Altın Koza Film Festivali, Portakal Çiçeği Karnavalı, Lezzet festivali, Kebap ve Şalgam Festivali, Havacılık ve Yamaç Paraşütü Festivali, Kitap Fuarı, Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Tiyatro festivali, Geleneksel Kızıldağ Karakucak Güreşleri ilk aklıma gelenlerdir. Ayrıca Fuar alanında yapılacak etkinlikler de dahil edilirse Adana'da her zaman festival var yapılabilir sonucu çıkar. 
Zaten Kültür ve Turizm Bakanlığı da yapmış olan Sayın Ömer Çelik olsun, Kültür ve Turizm Bakanımız olsun Bu konuda Adana'ya özel değer vermektedirler Ayrıca Sayın Valimiz Mahmut Demirtaş, Adana'ya bu değerleri kazandırmak için, destek ve katkılarını eksik etmemektedir. Kendisinin de verdiği güç ile yolumuza devam ediyoruz. Kronolojik olarak baktığınız zaman Sayın Valimizin göreve başlamasından sonra bu tür faaliyetlerin yoğunlaştığını ve Adana ekonomisine büyük katkılar sağlandığını görebilirsiniz..."

"ADANA DÖRT MEVSİM FESTİVAL"

Sayın Tari, Adana hakkında konuştukça içime bir ferahlık geldi. "Yandık... Öldük... Bittik..." söylemlerine yabancı, görev alanı ile ilgili olarak, araştırmalar yaparak sorunları tespit edip, çözüm odalı projeleri hayata geçirmekle meşgul. 
"Adana Dört mevsim Festival" benim böyle sloganlaştırdığım bu düşünce için şunu önerdim: 
" Lezzet Festivali, sunum yapacak olan firmaların alt yapı problemi ile karşılaştığını gösterdi. 
Şehrimizin en güzel yerlerinden birinde atıl vaziyette bulunan Galeria'nın büyük bölümünün kamulaştırılarak Festival merkezi haline getirilmesi. 
Neden olmasın? 
Alt yapısı hazır olan bu binada çok daha değişik ve renkli festivaller yapılabilir. Toplantı yeri, sineması, önünde geniş alanı ve manzarası bulunan bu binanın artık ekonomiye kazandırılması gerek diye düşünüyorum.
Ayrıca buradan Adana Kebabı terimini, bilip bilmez herkesin kullanmasını önleyecek tedbirler alması gerekir. Madem ki "Adana Kebabı" artık tescilli bir marka o halde, bu adı kullanacak olanların önce üretimlerini tescil ettirilme zorunluluğu getirilmelidir..."
Bu konuları sohbet ettik. 
Sayın Tari içtenlikle şunu söyledi: 
"Bir festivali yapmak kolay değil. Yoğun bir çalışma ve organizasyonu gerektirir. İnsanla çalışıyor ve insana hizmet veriyoruz. Elbette eksiğimiz olacaktır. Çünkü mutlu etmeye çalıştığımız, dünyanın dört bir tarafından gelen insanlardır. Bunların, beklentileri, zevkleri, memnuniyet kriterleri farklıdır. 
Biz Adana için çabalarımızı göstereceğiz, ama yapıcı eleştirileri de değerlendireceğiz. Memnuniyetle söyleyebilirim ki, eleştiriler gittikçe azalmaktadır. 
Sonuç olarak, festivallerin Adana'nın sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına kattığı değerleri gördükçe mutluluğumuz artmaktadır..." 

(*)https://www.facebook.com/tvacomtr/videos/446873402615996/?q=tva%20adana&epa=SEARCH_BOX bu linkte Sayın Prof.Dr. Atabay Düzenli ile yaptığım programda eleştirilerimiz ve önerilen çözümler vardır.