Sunar Yatırım’dan sürdürülebilir üretim ve 80 milyon dolarlık enerji hamlesi

Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nuri Çomu, sürdürülebilirliği şirketin temel varoluş anlayışı olarak gördüklerini belirterek, grubun 2027 sonuna kadar tesislerinde tükettiği enerjinin tamamını güneşten karşılamayı hedeflediğini söyledi.

Küresel ısınma, yeşil dönüşüm ve uluslararası ticarette giderek sıkılaşan çevre regülasyonları, tarım ve sanayi sektörlerinde üretim anlayışını yeniden şekillendiriyor. Döngüsel ekonomi, dijital takip sistemleri ve yenilenebilir enerji yatırımları, şirketler için artık yalnızca tercih değil, rekabet gücünü korumanın temel unsurları arasında yer alıyor.

Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nuri Çomu, sürdürülebilirliği bir moda kavram olarak değil, şirketin varoluşunun temel yapıtaşı olarak değerlendirdiklerini belirtti. Çomu, grubun geçmişten bugüne üretim, tedarikçi, çalışan ve ekosistemi birlikte gözeten bir anlayışla hareket ettiğini ifade etti.

Sürdürülebilirlik anlayışı geçmişten geliyor

Sürdürülebilirlik kavramının bugünkü kadar yaygın olmadığı dönemlerde de şirketin temel yaklaşımının geleceği korumak üzerine kurulu olduğunu söyleyen Çomu, “Bizim için sürdürülebilirlik varoluşun temel yapıtaşı. Bunu bir moda terim olarak değil, bir realite olarak paylaşıyorum. 1974 yılında un fabrikası alırken rahmetli dedemin prensibi ‘Memlekette bir fabrika kapanmasın ve devam etsin’ şeklindeydi. O dönemki düşüncesi çalışanlar, tedarikçiler ve oradaki ekosistemdi” dedi.

Çomu, babasından sıkça duyduğu “Ben kendim için değil, torunlarım için çalışıyorum” sözünün de grubun temel ilkelerinden biri haline geldiğini belirtti.

Ürünün tamamı değerlendiriliyor

Tarım ve sanayi entegrasyonunda ham maddenin her aşamada değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Çomu, tesislere giren üründen yüzde 100 fayda sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Çomu, “Bizim birinci prensibimiz, tesise giren üründen yüzde 100 oranda faydalanmaktır. Bu yüzden ana işlerimizin çıktıları bizde yem işinde bir son ürüne tekrar dönüşür ya da nişasta işinin çıktısı mısır yağı ihracatına dönüşür. Geçmişteki ham maddemizi daha katma değerli şekilde yarına taşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sunar Yatırım’ın nişastadan onlarca farklı ürün ürettiğini belirten Çomu, Poliol grubu, Sodium Glyconate ve Dextrin gibi Türkiye’de tek olan ürünlerin de bu kapsamda üretildiğini kaydetti.

Çiftçinin üretim süreci dijital olarak izleniyor

İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine de değinen Çomu, toprağın canlı bir yapı gibi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çiftçilerle yürütülen sürdürülebilir tarım faaliyetlerinde tohumdan hasada kadar tüm sürecin kayıt altına alındığını belirten Çomu, bu çalışmaların sertifikalandırıldığını söyledi.

Çomu, “Toprak aynı bir canlı gibidir. Bu sene mısır ekerseniz önümüzdeki yıl toprağın yapısı değişir. Herhangi bir gübre veya ilaç kullanırsanız toprağın yapısı değişir. Biz çiftçinin tarım aşamasında tohumdan hasada kadar yaptığı süreci tamamen kayıt altına alırız” dedi.

Çiftçilerin kullandığı gübre, ilaç ve su tüketimi dahil birçok verinin dijital ortamda takip edildiğini ifade eden Çomu, üreticilere eğitimler de verildiğini belirtti.

Uzun vadeli projelerle tedarikçi bağı güçleniyor

Sunar Yatırım’ın projeksiyonlarını kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli fayda üzerine kurduğunu söyleyen Çomu, geçmişte Muş Ovası’nda tütün yerine ayçiçeği üretimini yaygınlaştırarak bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan projeler geliştirdiklerini anlattı.

Çomu, piyasa koşulları zorlaşsa bile çiftçiye verilen sözlerin tutulmasının uzun vadede güven oluşturduğunu belirterek, “Çiftçiden aldığınızı, yaptığınızı çiftçi unutmayacak. Önümüzdeki sene eşit şartlarda olursanız sizi tercih edecek” diye konuştu.

Regülasyon gelmeden adım attılar

Yeşil dönüşüm ve Avrupa Birliği regülasyonlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çomu, Sunar Yatırım’ın birçok alanda zorunluluk gelmeden önce harekete geçtiğini söyledi.

2016 yılında sürdürülebilirlik komitesi kurduklarını belirten Çomu, ana çekirdeği 10 kişi olmak üzere proje ekipleriyle birlikte yaklaşık 40 kişilik bir ekibin bu alanda çalıştığını aktardı.

Çomu, “Sözleşmeli tarımın esamesi okunmazken, 15 yıl önce sürdürülebilir tarım faaliyetlerine başladık. Sınırda karbonla alakalı Avrupa’daki regülasyonlar yayınlandığı dönemde, Türkiye’ye henüz gelmemişken bunlarla ilgili adımlarımızı attık, yatırımlarımızı yaptık ve verimli teknolojilere geçtik” dedi.

Kapsam 1 ve Kapsam 2 alanlarında hazır olduklarını ifade eden Çomu, gıda sektöründe henüz bu alanda zorunlu bir uygulama bulunmasa da talep halinde gerekli hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

80 milyon dolarlık güneş enerjisi yatırımı

Sunar Yatırım, son 5 yılda öz tüketimini karşılamak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına hız verdi. Grup, yapılan yatırımlarla 50 MW güneş enerjisi kapasitesine ulaştı. Bu kapasite, mevcut üretimin yaklaşık yüzde 50-60’ını karşılıyor.

Adana, Adıyaman, Yozgat, Eskişehir, İzmir, Antalya, Ankara ve Çankırı’da hayata geçirilmesi planlanan yatırımlarla kapasitenin 100 MW seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

Yaklaşık 80 milyon dolarlık bütçeyle yapılacak yatırımların tamamlanmasıyla birlikte Sunar Yatırım, 2027 sonunda tesislerinde tükettiği enerjinin yüzde 100’ünü güneşten karşılamayı amaçlıyor.

GÜNDEM Haberleri

Yüreğir’de muhtarlarla hizmet koordinasyonu
Adanalılar tarihi avluda sinema keyfi yaşayacak
D-400’de üst geçit için geri sayım başladı
Serebral palsi hastası Cabbar doğum gününde gökyüzüyle buluştu
Adana ihracatı haziranda yüzde 36,8 arttı