Taner Talaş yazdı: Veysel Tepeli’nin fotoğrafları ya da resimleri

Gazeteci Taner Talaş, uluslararası alanda fotoğraf sanatıyla öne çıktığını belirttiği Veysel Tepeli’nin çalışmalarını ve özellikle Afrika’da çektiği fotoğrafları kaleme aldı.

Gazeteci Taner Talaş, Veysel Tepeli’nin fotoğraf sanatçılığı yönünü ve çalışmalarının taşıdığı anlamı anlatan bir yazı kaleme aldı. Tepeli’nin özellikle Afrika’da çektiği fotoğraflara dikkat çeken Talaş, bu eserlerin 23-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Seyhan Belediyesi 100. Yıl Çırçır Sanat Merkezi’nde sergileneceğini belirtti.

İşte o yazı:

VEYSEL TEPELİ’NİN FOTOĞRAFLARI YA DA RESİMLERİ.

Anne Kürt, baba Zaza, Urfalı. Kendisi bu sıfatı kabul etmez ama İslamcılık ile akraba. Eczacı.

Veysel Tepeli.

Kamuoyunda tanınan vasfıyla; insani yardım çalışmalarıyla alakalı bir kuruluş olan İHH’ya müzahir Adana’daki derneklere öncülük etmiş bir isim.

Kamuoyuna yansımayan ama bence en bariz vasfı, uluslararası boyutta bir fotoğraf sanatçısı.

Ben Veysel abiye bakınca Adana’nın bereketli topraklarını görürüm.

Urfa’dan gelen Yılmaz Güney’i, Müslüm Gürses’i, Van’dan gelen Yaşar Kemal’i.

Bu toprakların, potansiyeli olan insanı nasıl biçimlendirdiğini iyi bildiğim için Veysel Tepeli’yi de bu kategoride değerlendiririm.

Bence bu değerlendirmemi de kabul etmeyecektir.

Kendisini Urfa’da bırakmış olsaydık, okumasa lokantacılık yapacaktı, okusaydı en fazla eczacı olacaktı.

Rivayet sahih; camiada anlatılır, Veysel abinin annesi hastalanır, oğlunu arar, tanıdığı iyi bir eczacı varsa ilaç tavsiyesi almasını söyler.

Bence bu anlatı, Veysel abinin eczacı kimliğinin çok ötesinde hümanist ve sanatçı kimliğine gönderme yapar.

Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da İslamcı muhitin sanatla çok ilişkisi olmaz. Bu genel kanıyı bozan istisnai isimlerden bir tanesi de Veysel Tepeli’dir.

Hadi buradan itiraf edeyim. Zamanında bana, çektiği fotoğrafları gösterdiğinde; saygı, gıpta, takdir duygularına kıskançlık da eşlik etmişti.

Kendisine söylemeden Adana’nın nitelikli fotoğraf eğitimi veren derneklerinden birisi olan AFAD’a kaydımı yaptırdım, eğitim aldım, oradan mezun oldum.

Ancak, Veysel abinin çektiği fotoğrafların yanından geçmek bana nasip olmadı. Çekemedim, yapamadım.

Elimizdeki akıllı telefonlar vesilesiyle fotoğraf sanatının öldüğüne inananlardan değilim. Fotoğraf çekmek, gerçekten bir makine işi değil, bir sanat insanı olmanız gerekiyor.

Sadede geleyim;

Adana’da fotoğraf sanatçıları içerisinde birçok arkadaşım var. Sergilerine katıldım, çektikleri fotoğraflara baktım. Hepsinin değerli olduğuna inanıyorum.

Ancak, Veysel abinin çektiği fotoğraflarda bambaşka bir görselliği seziyorsunuz.

Bu fotoğrafların, sadece teknolojik değeri yüksek makinelerle çekilmediğini hemen anlıyorsunuz.

Özellikle Afrika’da çektiği fotoğraflar bambaşka bir boyut. O fotoğraflarda deklanşörün gerisinde bulunan kişinin fotoğraftaki ıstıraplara ortak olduğunu hissediyorsunuz.

Fotoğraflar sanki fotoğraf değil, usta bir ressamın çizdiği resim gibi. Sizde, tuval üzerinde bir resim hissiyatı oluşturuyor.

Kaygıları olan, üzüntüleri olan, itiraz eden, üzülen, insan seven bir ustanın dokunuşları var fotoğraflarda.

Şimdi bu fotoğraflar iki kapak arasında bir hazineye dönüştü. Sevgili arkadaşımız Niyazi Sertkalaycı’nın emekleri ile katalog hâline geldi.

(Veysel Tepeli)

Veysel abinin, kendisini organik bir biçimde saklama, göstermeme, ürettiğini kamuoyuyla paylaşmama ilkesini de bu şekilde bertaraf etmiş olduk.

Önümüzdeki ay (23 Kasım 2026 Pazartesi-29 Kasım 2026 Pazar) Seyhan Belediyesi 100. Yıl Çırçır Sanat Merkezi’nde bu fotoğraflar sergilenecek. Adanalıların, fotoğraf nedir sorusunun cevabını bu sergide bulacaklarını biliyorum.

Daha çok şey bulacaksınız.

Veysel Tepeli’yi tanıma zamanı.

GÜNDEM Haberleri

Sıfır Bir dizisinin senaryo sürecine ilişkin detayları Savaş Satış anlattı
Kozan’da 27 kadına 840 bin liralık makine desteği
Otopark anlaşmazlığı mahkemeye taşındı, araçlar molozlar nedeniyle mahsur kaldı
Ceyhan’da evinin terasında ölü bulundu
Adana’da bagaja konularak götürülmüştü, babası, kardeşi ve kuzeni çıktı