Şehirleri Beton Değil, Nitelikli İnsan Yönetir
En önemli siyasal yonetim merkezlerinden belediyelerde çok sayıda yanlışlar, yolsuzluklar ve eksiklikler gözleniyor. Bunlarin bir kısmı da düşük nitelikli insan kaynakları envanterinden kaynaklandığını düşünüyorum.
Ülkemizde yerel yönetim fakülteleri kurulmasını öneriyorum.
Türkiye'de belediyeler, milyonlarca insanın günlük hayatını doğrudan etkileyen kurumlardır. Buna rağmen belediyecilik çoğu zaman farklı bölümlerden mezun olmuş kişilerin sonradan öğrendiği bir alan olarak görülüyor. Oysa belediyecilik başlı başına uzmanlık gerektiren bir meslektir.
Yerel yönetimlerdeki sorunların tamamı elbette personel niteliğinden kaynaklanmaz; siyasi müdahaleler, liyakat eksikliği, denetim yetersizliği ve kaynak israfı da önemli etkenlerdir. Ancak nitelikli insan kaynağı eksikliği birçok sorunu büyütmektedir.
Türkiye'de belediyeler, vatandaşın devletle en sık karşılaştığı kurumlardır. İnsanlar doğumdan ölüme kadar hayatlarının hemen her aşamasında belediye hizmetlerinden yararlanır. İçtiği suyu, kullandığı yolu, yaşadığı çevreyi, parkları, toplu taşımayı, temizlik hizmetlerini ve hatta sosyal yardımları büyük ölçüde yerel yönetimler sağlar.
Ancak ne yazık ki son yıllarda birçok belediyede farklı düzeylerde ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Plansız kentleşme, imar hataları, trafik sorunları, çevre kirliliği, kaynak israfı, yetersiz denetimler ve zaman zaman ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları toplumun yerel yönetimlere olan güvenini zedelemektedir.
Bu sorunların tamamını tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Siyasi etkiler, liyakat eksikliği, yetersiz denetim mekanizmaları ve kurumsal zaaflar önemli rol oynamaktadır. Ancak üzerinde yeterince durulmayan bir başka mesele daha vardır: Belediyecilik alanında yetişmiş uzman insan kaynağı eksikliği.
Belediyecilik Bir Uzmanlık Alanıdır
Hiç kimse bir hastaneyi doktor yetiştirmeden yönetmeyi düşünmez. Hiç kimse mühendislik eğitimi almamış kişilerin büyük köprüler inşa etmesini istemez. Peki milyonlarca insanın yaşadığı şehirleri yönetecek kadroların özel bir eğitim almadan görev yapması neden normal kabul edilmektedir?
Belediyecilik; hukuk, maliye, şehir planlama, çevre yönetimi, afet hazırlığı, halk sağlığı, sosyal hizmetler ve teknoloji gibi birçok alanın kesiştiği özel bir uzmanlık sahasıdır. Bu nedenle Türkiye'nin artık yerel yönetimler alanında profesyonel insan yetiştiren fakültelere ihtiyacı bulunmaktadır.
Yerel Yönetimler Fakülteleri Kurulmalıdır
Üniversiteler bünyesinde kurulacak Yerel Yönetimler Fakülteleri, belediyelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli personeli yetiştirebilir.
Bu fakültelerde şu bölümler yer alabilir:
●İmar ve Şehircilik Yönetimi
●Kentsel Dönüşüm ve Afet Yönetimi
●Zabıta Hizmetleri Yönetimi
●Gıda Güvenliği, laboratuvar ölçümleri ve Belediye Denetimleri
●Çevre ve Atık Yönetimi
●Su ve Kanalizasyon Sistemleri Yönetimi
●Peyzaj ve Kent Estetiği
●Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)
●Belediye Maliyesi ve Bütçe Yönetimi
●Yerel Yönetim Hukuku
●Sosyal Belediyecilik ve Sosyal Hizmetler
●Akıllı Şehir Teknolojileri
●Dijital Belediyecilik ve Veri Yönetimi
Öğrenciler eğitimleri boyunca belediyelerde zorunlu staj yaparak teorik bilgilerini uygulama ile birleştirebilirler.
Belediyelerin en önemli İhtiyacı: Ahlak ve Liyakattir. Teknik eğitim tek başına yeterli değildir.
Bugün birçok kurumun yaşadığı temel sorun bilgi eksikliğinden çok ahlak ve liyakat eksikliğidir. Bu nedenle Yerel Yönetimler Fakültelerinde "Kamu Etiği", "Kamu Malı Bilinci", "Yolsuzlukla Mücadele", "Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik" gibi dersler de zorunlu olarak okutulmalıdır.
Çünkü belediye bütçeleri, yöneticilerin veya çalışanların kişisel serveti değil; milletin emanetidir.
Şehirlerin kaderini belirleyen şey yalnızca asfalt ve beton değildir. O asfaltın nereye döküleceğine karar veren zihniyet, bilgi ve ahlak düzeyidir.
Güçlü Şehirler, Güçlü Kadrolarla Kurulur
Gelişmiş ülkelerde yerel yönetimler profesyonel kadrolar tarafından yürütülmektedir. Şehir planlamacılarından afet uzmanlarına, çevre mühendislerinden kamu maliyesi uzmanlarına kadar geniş bir uzman kadro belediyelerin baarısında belirleyici rol oynar.
Türkiye'nin de artık belediyeciliği yalnızca siyasi bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda bilimsel ve profesyonel bir meslek alanı olarak görmesi gerekmektedir.
Unutmamak gerekir ki bir ülkenin kalkınması önce şehirlerinde başlar. Şehirleri kalkındıran ise binalar değil, o binaların arasında yaşayan insanlara hizmet edecek nitelikli kadrolardır.
Çünkü şehirleri beton değil, bilgi; makamlar değil, liyakat; projeler değil, onları hayata geçiren nitelikli insanlar yönetir.