Refleks Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Uluğtürkan, kaleme aldığı değerlendirmede Adana’nın Türkiye ekonomisi açısından kritik bir eşikte bulunduğunu belirtti. Uluğtürkan, Adana’nın 2026 yılına vali değişimiyle girdiğini hatırlatarak, uzun yıllar Adana Vali Yardımcılığı ve Seyhan Kaymakamlığı görevlerinde bulunan Mustafa Yavuz’un kısa süre içinde Adana Valisi olarak göreve başlayacağını ifade etti.
Şehri yakından tanıyan bir ismin göreve gelmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Uluğtürkan, Adana’nın artık uzun “alışma süreçlerine” tahammülü kalmadığını dile getirdi. Türkiye ekonomisinin, Adana’da hayata geçirilecek projelerin sonuçlarını acilen görmeye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Uluğtürkan, bu durumun yalnızca yerel değil ulusal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.
Uluğtürkan değerlendirmesinde, Türkiye’nin önünde duran temel sorunları; gıda enflasyonu, cari açık, lojistik kapasite yetersizliği ve enerji–petrokimya bağımlılığı olarak sıraladı. Bu başlıkların çözüm merkezinin ise Çukurova’nın kalbinde yer alan Adana olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tarımsal üretimi artırmak zorunda olduğunu belirten Uluğtürkan, çözümün Adana ve Çukurova topraklarında olduğunu kaydetti. Kapalı basınçlı sulama başta olmak üzere ovanın suyla buluşturulmasına yönelik projelerin artık plan aşamasında kalmaması gerektiğini vurgulayan Uluğtürkan, bu projelerin takvimli, denetimli ve sonuç odaklı şekilde tamamlanmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Gıda enflasyonunun düşürülmesi için Adana’da hayata geçirilen Sera OSB ve Su Ürünleri OSB gibi projelere işaret eden Uluğtürkan, bu yatırımların tabeladan çıkıp üretime geçmesinin gerektiğini belirtti. Cari açığın kapatılmasında ise petrokimya ürünlerinin yurt içinde üretilmesinin önemine dikkat çeken Uluğtürkan, bunun yolunun Ceyhan–Yumurtalık hattında kurulacak tesislerden geçtiğini ifade etti.
Artan dış ticaretle birlikte konteyner liman kapasitesinin artırılmasının da zorunlu olduğunu belirten Uluğtürkan, Adana Konteyner Limanı projesinin Türkiye’nin mevcut kapasitesine yakın büyüklükte planlandığını hatırlattı. Bu yatırımın gecikmesinin yalnızca Adana’nın değil, tüm ülkenin kaybı olacağını vurguladı.
Bu noktada milletvekillerine de önemli görev düştüğünü belirten Uluğtürkan, parti ayrımı gözetilmeksizin Tarsus ve Dörtyol’un Adana’ya bağlanması konusunun ciddi biçimde gündeme alınması gerektiğini söyledi. Adana’dan yüksek verimlilik beklendiğini kaydeden Uluğtürkan, idari yapılanmanın da bu hedefle uyumlu hâle getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Adana için çizilen vizyon ile mevcut idari yapı arasındaki uyumsuzluğa dikkat çeken Uluğtürkan, sanayi genişleme alanlarının başka illerin sınırlarında kalmasının, yetki dağınıklığı nedeniyle yatırımların yavaşlamasına yol açtığını ifade etti. Uluğtürkan, Tarsus ve Dörtyol’un Adana’ya bağlanmasının güçlü, bütüncül ve yönetilebilir bir yapı için gerekli olduğunu vurguladı.