VATANIN EMANETLERİ

Remzi Yıldırım

Bazı sofralarda yemek yenmez yalnızca...

Hatıralar oturur masaya.

Bir sandalye şehide ayrılır, bir sandalye gazimize...

Adana'da 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla kurulan sofrada da işte böyle bir duygu vardı.

Nezihe Yalvaç Uygulama Oteli'nde buluşan gazilerimiz, şehit ailelerimiz ve devletimizin temsilcileri aynı sofranın etrafında bir araya geldi. Çünkü bu sofrada sadece ekmek paylaşılmadı; vefa, minnet ve hatıralar paylaşıldı.

Vali Mustafa Yavuz'un sözleri de bu duygunun özeti gibiydi:

"Sizlerin acısı bizim acımız, gururu bizim gururumuzdur."

Adana'da 675 şehit, 920 gazi...

Bu rakamlar yalnızca sayı değildir.

Her birinin ardında yarım kalmış bir hayat, bekleyen bir anne, evladının yolunu gözleyen bir baba, fotoğrafına sarılan bir eş, "Babam ne zaman gelecek?" diye soran bir çocuk vardır.

Gazilerimiz ise vatan uğruna bedenlerinden bir parça bırakmış, bize bağımsızlığın ne kadar büyük bir bedeli olduğunu göstermiş kahramanlarımızdır.

Bugün bizler rahatça nefes alabiliyorsak, bayrağımız gökyüzünde özgürce dalgalanıyorsa, bunda onların payı büyüktür.

Şehitlerimiz toprağın altında değil, milletin kalbindedir.

Gazilerimiz ise aramızda yaşayan birer tarih, birer vatan hatırasıdır.

Onlara yalnızca 19 Eylül'de değil, 365 gün saygı duymak, hatırlamak ve yanlarında olmak gerekir.

Çünkü bazı emanetlerin günü olmaz.

Şehit aileleri ve gazilerimiz, bu milletin baş tacıdır.

Vatan dediğimiz toprak.

Biraz da onların hatıralarıyla vatandır.