Ramazan Ayı’nın gelmesiyle beraber, siyasetçileri iftarda zorla yer sofrasına oturtma geleneği başladı.
Çocukluğumuzda, yemekleri yer sofrasında yerdik. Masa vardı da, tercih olarak yer sofrasını tercih etmedik, evimizde masa yoktu. Yokluk bir yana kültürel bir durumda söz konusuydu.
Kesinlikle çok kötü bir deneyim. Rahatça oturamazsın, hele biraz da şişmansan, ayağını büküp üzerine oturmak mümkün olmadığı için garip bir hale bürünürsün.
Çok şükür, insanlık bir masa etrafında, sandalyeye oturarak yemek yemeyi icat etti.
Artık masada yemek yemek için zengin olmaya gerek kalmadı, herkesin evinde iyi kötü bir masa var.
Eğer siyasetçiler gittikleri eve katkıda bulunmak istiyorlarsa, gerçekten o evin masası yoksa, acil masa ve sandalye alsınlar.
Kocaman bakanlara, milletvekillerine, belediye başkanlarına da yazık, uzun süredir hayatlarından çıkardıkları yer sofrasına eciş bücüş oturmak zorunda kalarak komik duruma düşüyorlar.
Bu çağın sıradan, vasat rutini, masada yemek yemektir, konforludur, ergonomiktir, zevklidir. Yer sofrasında yemek deneyimi alışmayan için çok kötüdür.
Özellikle şehir hayatıyla çelişik bir durumdur. Anadolu irfanı ile alakası yoktur, yer sofrası erdem felan hiç değildir. Kırsal yaşam biçimi ile ilgilidir, alışkanlıklarla alakalıdır. Bel fıtığı başta olmak üzere bir çok hastalığa davetiye çıkarır. Yer sofrası potansiyel huzursuzluk kaynağıdır, yemeği gerer. Velhasıl rasyonel hiç değildir.
Siyaset kurumu ülkeyi yönetme iddiasında ise, ülkedeki insanların refahını düşünüyorsa, yer sofrası ile hesaplaşmalı, her eve masa ve sandalye girmesini sağlamalıdır. Yer sofrasına övgü dizmek, memleketteki ekonomik adaletsizliği kutsamak demektir.
Artık anlamsız, kötü popülizm projesi olan yer sofrasından vazgeçelim.
Gerek yok...