1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu’ya sert sözler: “Katliam şebekesi köşeye sıkıştı”
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu’ya sert sözler: “Katliam şebekesi köşeye sıkıştı”

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Netanyahu’ya sert sözler: “Katliam şebekesi köşeye sıkıştı”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve İsrailli yetkililerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi.

A+A-

Çelik açıklamasında, “Soykırım şebekesinin mensupları Netanyahu’nun ve Katz’ın, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan paylaşımları, her şeyden önce bu katliam şebekesinin ne kadar köşeye sıkıştığının ve sarsıldığının bir göstergesidir. Bu şebeke insanlık mahkemesi önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı.

“Dünya ikiye ayrıldı” vurgusu

Çelik, küresel ölçekte bir ayrışma yaşandığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün dünya ikiye ayrılmış durumdadır. Bir tarafta Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik ettiği ‘İnsanlık İttifakı’, diğer tarafta ise Netanyahu’nun başını çektiği ‘Katliam Şebekesi’ vardır. İspanya Başbakanı Sanchez’in ifadeleri de ‘insanlık ittifakı’ adına çok saygıdeğerdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası arenada güçlü bir duruş sergilediğini ifade eden Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımız, bu şebekenin işlediği soykırım suçlarını en net ifadelerle ifşa eden dünya lideridir” dedi.

“Rahatsızlık duyuyorlar”

Çelik, İsrail yönetiminin Türkiye’nin söylemlerinden rahatsız olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Netanyahu’nun başını çektiği bu ‘katliam ve soykırım şebekesi’, Cumhurbaşkanımızın ‘İnsanlık İttifakı’nın değerlerini her konuşmasında canlı tutmasından büyük bir rahatsızlık duyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleri sadece bölgede değil, Afrika’dan Asya’ya kadar küresel düzeyde yankılanmaktadır.”

Açıklamasında İsrail yönetimine yönelik sert eleştiriler yönelten Çelik, “Netanyahu rejimi, bugün dünyada dinî kavramları ve argümanları katliam için en çok istismar eden, en fanatik rejimdir” dedi.

Beş başlıkta değerlendirme

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik mesajların arkasında “beş temel katman” bulunduğunu söyledi. Bu başlıkları şöyle sıraladı:

  • Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etme girişimi
  • İsrail’in “Batı değerlerinin kalesi” olduğu iddiasının çökmesi
  • Bölgedeki Kürtleri “kirli planlara dahil etme çabası”
  • “Terörsüz Türkiye” hedefinin İsrail’in planlarına darbe vurması
  • Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirme girişimi

Bu çerçevede Çelik, “Türkiye, Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyaseti ile bu savaşın asla parçası olmayacağını ve yegâne iradesinin barış olduğunu fiilen ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.

“Topyekûn duruş çağrısı”

Çelik, İsrail tarafının açıklamalarında Türk siyasetinden bazı isimlerin etiketlenmesini de eleştirerek, bunun iç siyaseti hedef alan bir girişim olduğunu belirtti.

“Bu ahlaksız ifadeleri kullanan katliam şebekesinin karşısında, Türk siyasetinin tüm unsurlarının, ister iktidar ister muhalefet olsun, topyekûn bir duruş sergileyerek bu şebekeye hak ettiği cevabı vereceğine inanıyoruz. Dışarıdan gelen bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut olmak millî bir sorumluluktur.”

 

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamasının tamamı şu şekilde;
 

Soykırım şebekesinin mensupları Netanyahu’nun ve Katz’ın, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan paylaşımları, her şeyden önce bu katliam şebekesinin ne kadar köşeye sıkıştığının ve sarsıldığının bir göstergesidir. Bu şebeke insanlık mahkemesi önünde hesap verecektir. 

 

Bugün dünya ikiye ayrılmış durumdadır. Bir tarafta Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik ettiği 'İnsanlık İttifakı', diğer tarafta ise Netanyahu’nun başını çektiği 'Katliam Şebekesi' vardır. İspanya Başbakanı Sanchez’in ifadeleri de “insanlık ittifakı” adına çok saygıdeğerdir.

 

Sayın Cumhurbaşkanımız, bu şebekenin işlediği soykırım suçlarını en net ifadelerle ifşa eden dünya lideridir.

 

Netanyahu’nun başını çektiği bu “katliam ve soykırım şebekesi”, Cumhurbaşkanımızın “İNSANLIK  İTTİFAKI”nın değerlerini her konuşmasında canlı tutmasından büyük bir rahatsızlık duyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleri sadece bölgede değil, Afrika’dan Asya’ya kadar küresel düzeyde yankılanmaktadır. Bugün dünyada insanlık adına referans gösterilecek yegâne cümleler Sayın Cumhurbaşkanımızın cümleleridir. Soykırım çetesinin bu hırçın açıklamaları, Türkiye’nin hakikat temelli barış diplomasisi karşısında yaşadıkları büyük mağlubiyetin itirafıdır.

 

Netanyahu rejimi, bugün dünyada dinî kavramları ve argümanları katliam için en çok istismar eden, en fanatik rejimdir. Kullandıkları bu propaganda yöntemlerinin ise artık son kullanma tarihi geçmiştir.

 

Cumhurbaşkanımıza dönük bu hadsiz ve saldırgan mesajların arkasında beş temel katman bulunmaktadır. 

 

Birincisi, Pakistan’daki kritik barış görüşmelerini sabote etmeyi hedefliyorlar. Onun için barışın en büyük destekçisi olan Cumhurbaşkanımıza saldırıyorlar. 

 

İkincisi, İsrail’in 'Batı değerlerinin kalesi' olduğu yalanının çökmesidir. Zira hiçbir Batılı lider bu soykırımın kendi değerlerini temsil ettiğini söyleyemeyecektir. 

 

Üçüncü katman ise bölgedeki Kürt kardeşlerimizi kendi kirli ve siyonist planlarına 'lejyoner' yapma çabasıdır. Ancak Irak ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz bu şeytani denkleme girmemiş, sağduyulu davranarak tarihin doğru tarafında durmuşlardır.

Netanyahu’nun Türkiye’deki Kürt kardeşlerimize yönelik o iğrenç ifadeleri, aslında bu planının boşa çıkmasından kaynaklanan bir hezeyandır. 

 

Dördüncü katman ise 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefimizin, İsrail’in kaos planlarına indirilmiş büyük bir darbe olduğunun bizzat Netanyahu tarafından itiraf edilmesidir.

 

Beşinci katman ise Türkiye’yi İran’la karşı karşıya getirme çabasıdır. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyaseti ile bu savaşın asla parçası olmayacağını ve yegane iradesinin barış olduğunu fiilen tatbik ederek, bu siyonist planı bozmuştur. 

 

Soykırım şebekesi bu insanlık dışı hedeflerine ulaşamamanın hayal kırıklığı ve hırçınlığı ile hareket etmektedir. 

 

Bu soykırım şebekesinin paylaşımlarına Türk siyasetindeki bazı isimleri etiketlemeleri ise kendi savaş suçlarını iç siyasetimizin bir parçası haline getirme çabasıdır. Bu ahlaksız ifadeleri kullanan katliam şebekesinin karşısında, Türk siyasetinin tüm unsurlarının, ister iktidar ister muhalefet olsun, topyekûn bir duruş sergileyerek bu şebekeye hak ettiği cevabı vereceğine inanıyoruz. Dışarıdan gelen bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut olmak millî bir sorumluluktur.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.