1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Dr. Mehmet Tatar: Doğa olayları kader değil, bilimsizliğin sonucudur
Dr. Mehmet Tatar: Doğa olayları kader değil, bilimsizliğin sonucudur

Dr. Mehmet Tatar: Doğa olayları kader değil, bilimsizliğin sonucudur

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, son dönemde artan aşırı yağış, sel ve heyelanlara ilişkin yaptığı açıklamada, yaşanan afetlerin yalnızca doğa kaynaklı olmadığını belirtti.

A+A-

Türkiye’nin son haftalarda iklim krizinin etkisiyle normalin çok üzerinde yağış aldığını ifade eden Dr. Mehmet Tatar, özellikle Adana ve Antalya’da son yılların en yüksek yağış değerlerinin kaydedildiğini ifade etti. Aydın, Manisa ve Muğla’da çok sayıda heyelan meydana geldiğini belirten Tatar, İzmir ve Adana gibi büyükşehirlerde ise sel nedeniyle konutların, iş yerlerinin ve tarım arazilerinin sular altında kaldığını söyledi.

Ancak yaşanan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” ile açıklamanın sorumluluktan kaçmak anlamına geleceğini vurgulayan Tatar, sorunun temelinde bilimsel planlama eksikliği bulunduğunu kaydetti.

“Bilimden ve mühendislikten ödün vermeyin”

Dr. Mehmet Tatar, su baskınları ve heyelanların, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların afet sakınım planlarındaki eksiklikleri ortaya koyduğunu dile getirdi. Dere yataklarının ıslah adı altında beton kanallara hapsedilmesi ya da yapılaşmaya açılmasının, doğanın kendi yatağını bulmaya çalışmasıyla felaketlere yol açtığını belirtti.

Kentlerde artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini ortadan kaldırdığını ifade eden Tatar, yetersiz drenaj sistemleri nedeniyle caddelerin adeta nehre dönüştüğünü söyledi.

Jeoloji mühendisliğinin hayati rolü

Afetlerle mücadelenin kağıt üzerinde değil, sahada doğru araştırma ve uygulamayla mümkün olacağını belirten Tatar, zemin etüdü ve mikrobölgeleme çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Heyelan riski taşıyan alanların bilimsel yöntemlerle belirlenmesi ve yerleşim kararlarının zemin yapısına uygun alınması gerektiğini ifade etti.

Sel ve taşkınlarla mücadelenin yalnızca şehir merkezinde değil, havza bazlı jeolojik, hidrojeolojik ve jeomorfolojik analizlerle ele alınması gerektiğini dile getiren Tatar, jeoloji mühendisliğinin planlama süreçlerinde aktif rol almasının zorunlu olduğunu söyledi.

“Acil çağrımızdır”

Dr. Mehmet Tatar, jeolojik verileri temel alan yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, imar planlarında jeolojik-jeoteknik etüt raporlarının titizlikle incelenmesi çağrısında bulundu. Riskli alanlarda bulunan yerleşimlerin rant kaygısı gözetilmeksizin güvenli bölgelere taşınmasının önemine dikkat çekti.

Açıklamasının sonunda Tatar, “Doğa olaylarını felakete dönüştüren doğa değil, bilimi ve mühendisliği yok sayan insan kararlarıdır” ifadelerini kullanarak, güvenli ve dirençli kentler için bilim rehberliğinde iş birliğine hazır olduklarını kamuoyuna duyurdu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.