1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ekonomideki Kara Delik: Belediyeler
Ekonomideki Kara Delik: Belediyeler

Ekonomideki Kara Delik: Belediyeler

Niyazi Koç yazdı

A+A-

Türkiye ekonomisi her sıkıntıya girdiği dönemde reform paketleri açıklanır ve yeniden umutlar tazelenir. Bu reform paketlerinde ki programların neredeyse tamamı hayal dan ibarettir. Aslında bu kadar kısa sürelerde ekonomideki sıkıntıları gidermek için öngörülen reformlar yeni sıkıntılarında habercisidir. Her açılan reform paketi bir öncekinin iflasının açıklanmasından başka bir şey değildir.

Oysaki Ekonomide çok büyük kara delikler var. Özel sektörün borcundan, vatandaşın içine düşürüldüğü borç batağına kadar. Bu kara delikleri kapatmadan bir ekonomik programı sağlıklı yürütmek mümkün müdür?

Ekonomi de kara delik denilince akla hemen öncelikle sosyal güvenlik kurumları gelmektedir. Ne yazık ki yaygın anlayış da böyledir. Devlet erkânı için alınan milyon dolarlık uçaklar, inşaat sektörü üzerinden betonlara gömülen milyon dolarlar, örtülü ödenekten harcanan milyon dolarlar, korumalar için ithal edilen cipler için ödenen milyon doları da unutmamak lazım değil mi? Bu savurganlıklar yapılmasa doğru yatırımlar için önemli oranda kaynak oluşturulabilirdi. Bu debdebeli harcamalara son verilmelidir. Bence bu savurganlık’tan görgüsüzlük’ten başka bir şey değildir.

Gözlerden kaçan asıl kara delik ise belediyelerdir. Yurt  dışından borçlanma  imkanı getirilmesiyle  birlikte rayından çıkan kontrolsüzce borçlanma önümüzdeki dönem büyük bir ekonomik sıkıntıya ve hacizlere  yol açacaktır .Görüntü de sadece  yanlış  ve gereksiz harcamalardan daha çok haksız bir zenginleşme den de söz etmek gerekiyor. Yapılması gereken bir hizmet olan kaldırımların yapılması için bile devasa afişler bir de yapılması, törenler yapılması bile bazı gerçekler ile yüzleşmemiz gerekmez mi? Birde o kaldırımlar aynı yıl içinde beş kez yapılıyorsa…

Belediyeler de meclis üyeleri bir şekilde ikna edilerek yatırım yapılacak adı altında uzun süreli borçlanma yetkisi alarak borçlanmaktadır. Fakat bu paranın nerede nasıl kullanıldığı konusunda ne yazık ki bir açıklık yok. Sürekli değiştirilen kaldırımlar, yapboza dönüşülen yollar, sürekli hale getirilen festivaller, konserler ve çeşitli sponsorluklar yolu ile yandaşlara ve kendilerine aktarılan kaynakların hesabı ne yazık ki sorulamamakta ya da üstü kapatılmaktadır.

Hep söylenir; Belediyelerde bir sistem kurulmuş ki dillere destan olmuş zaten. Bir iş yapacaksanız hemen arkasından faturalaşma düzeni kurulmuş oluyor. İlgili firmanın sahibi soruyor ‘ne kadar keselim abi’  diye soruyor. Bir iş yapılıyor işin bedeli 100 bin TL’dir, Kesilen fatura ise 150 bin TL’dir. Aradaki farkın da nereye gittiği herkeslerin malumudur. Durmadan değiştirilen ihale yasası da bu yolsuzluklara meşru zeminler oluşturmaktadır.

Yani hem gereksiz şekilde Belediyelerin parasını harcamakla kalmıyorlar; bir de borç alınan paranın bir kısmını da peşkeş çekiyorlar, yandaşlara dağıtılıyor, seçim masrafları için kaynak oluşturuluyor.

Nasıl olsa Sayıştay raporları da TBMM denetiminden kaçırılıyor belki de artık hiç gelmeyecek. Ne güzel memleket değil mi?

Neyi bekleyeceğiz? Şimdi yetkililer bunu ihbar kabul edip belediyelerin harcamasını mercek altına alır ? Benim hiç ama hiç ümidim yok. Umarım duyarlı yetkililer harekete geçer.

Yoksa bunlar organize işler mi?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.