
JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar: “Afetler kader değildir”
JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, afetlere dirençli kentler için bilimsel planlama, güvenli yapılaşma ve etkin denetim çağrısı yaptı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Afetlere hazırlığın evlerden başlayarak toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini belirten Tatar, Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı temasının “Dirençlilik Evde Başlar” olarak belirlendiğini ifade etti.
Evlerin afetlerden en fazla etkilenebilen yaşam alanları arasında bulunduğuna dikkat çeken Tatar, güvenli konutların, bilimsel planlamanın ve afet risklerini azaltmaya yönelik kamusal politikaların önemine işaret etti. Tatar; kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara afet risklerinin azaltılması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Yanlış planlama afet risklerini artırıyor”
Deprem, heyelan, kaya düşmesi, sel, taşkın, çığ, kuraklık, tsunami ve obruk oluşumu gibi olayların doğal süreçlerin bir parçası olduğunu belirten Tatar, bu olayların büyük yıkımlara dönüşmesinde yanlış yer seçimi, denetimsiz yapılaşma ve bilimsel verilerden uzak planlama kararlarının etkili olduğunu söyledi.
Tatar, “Afetler kader değildir” diyerek, yaşanan kayıpların yalnızca doğa olaylarının kaçınılmaz sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinin, afet risklerinin azaltılmasına yönelik politikalardaki eksikliklerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu belirten Tatar, benzer kayıpların her afet sonrasında normalleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’deki jeolojik tehlikelere dikkat çekti
Türkiye’nin çok sayıda jeolojik tehlikeyle karşı karşıya bulunduğunu belirten Tatar; diri faylar, heyelan ve kaya düşmesi alanları, dere yataklarındaki yapılaşma, obruk oluşumuna duyarlı bölgeler, yeraltı suyu kirliliği, tıbbi jeoloji kaynaklı riskler ve volkanik tehlikelere dikkat çekti.
Jeolojik tehlikelerin önceden belirlenmesi ve elde edilen verilerin yerleşim planlarında dikkate alınması gerektiğini ifade eden Tatar, bilimsel araştırmalar ile mühendislik hizmetlerinin afet risklerinin azaltılmasında belirleyici rol oynadığını kaydetti.
Afet risklerini azaltacak yasal düzenleme çağrısı
Afet risklerinin azaltılmasını bütüncül ve bağlayıcı bir sisteme kavuşturacak kapsamlı bir Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılması gerektiğini belirten Tatar, diri faylar üzerindeki yapılaşmayı düzenleyecek Fay Yasası ile kurulacağı ifade edilen Afet Bakanlığına ilişkin düzenlemelerin de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Afet yönetiminin yalnızca afet sonrasındaki müdahaleye dayanmaması gerektiğini vurgulayan Tatar, risklerin önceden belirlenmesi, önleyici politikaların uygulanması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kentsel dönüşüm güvenli yaşam alanları oluşturmalı”
Kentsel dönüşüm çalışmalarının yapı yoğunluğunu artırmak yerine güvenli yerleşim alanları oluşturmayı amaçlaması gerektiğini belirten Tatar, yapılaşma kararlarında zemin özellikleri ile jeolojik tehlikelerin mutlaka dikkate alınmasını istedi.
Güvenli barınma hakkının ekonomik koşullardan bağımsız olarak tüm vatandaşlar için güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Tatar, afetlere dirençli kentlerin bilim ve mühendislik ilkelerine uygun planlama, doğru idari kararlar ve etkili denetimle oluşturulabileceğini söyledi.
“Kaynaklar afet öncesinde riskleri azaltmaya ayrılmalı”
Türkiye’de afetlerin önemli ekonomik kayıplara yol açtığını belirten Tatar, zararların afet sonrasında karşılanması yerine risk azaltıcı çalışmaların önceden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Afetlerin ekonomik maliyetinin gayrisafi millî hasılanın yüzde 5 ila 7’sine ulaşabildiğini belirten Tatar, bilimsel araştırmaların, kamusal yatırımların, mühendislik hizmetlerinin ve kamu denetiminin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Tatar, “Afetlere dirençli kentler, afet sonrasında verilen sözlerle değil, afet öncesinde bilim ve mühendisliğin rehberliğinde alınan kararlarla inşa edilebilir. Afetler kader değildir! Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur” ifadelerini kullandı.



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.