
Kadir Aydar’dan mahkemede net savunma: “Babamın ticari ilişkisine dahil olmadım”
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Aziz İhsan Aktaş davasında yaptığı savunmada, babası ile Aktaş arasındaki ilişkinin tamamen ticari olduğunu belirterek hakkındaki rüşvet iddialarını reddetti.
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında mahkeme heyeti karşısına çıkarak savunma yaptı. Aydar, babası ile Aziz İhsan Aktaş arasındaki ticari ilişkilere dair iddialara açıklık getirirken, kendisinin bu süreçlerin hiçbir aşamasında yer almadığını ifade etti.
Savunmasında, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının kendi görev süresi boyunca belediyeden herhangi bir ihale almadığını vurgulayan Aydar, belediyeden yapılan ödemelerin usulüne uygun ve rutin işlemler olduğunu belirtti. Aydar, bu konuda mahkeme heyetine şu ifadeleri kullandı:
“Tekrar ediyorum, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının, benim görev sürem içerisinde belediyeden aldığı veya devam ettirdiği herhangi bir ihale yoktur. Aktaş ailesine ait şirketlere yapılan ödemeler usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Aynı tarihlerde, belediyeden alacağı bulunan diğer firmaların da ödemeleri yapılmıştır. Bu firmalara yapılan ödemeler, özel ya da ayrıcalıklı ödemeler değildir; belediyenin borcu bulunan tüm firmalara yapılan rutin ödemelerdir.”
Aydar, iddianamede yer alan ve kamuoyunda tartışma yaratan 20 milyon TL’lik daire iddialarına da detaylı şekilde yanıt verdi. Aziz İhsan Aktaş’ın bu daireyi rüşvet olarak aldığını öne sürdüğünü belirten Aydar, savunmasında şu sözleri dile getirdi:
“İhsan Aktaş, değeri 4 milyon TL olan bir daireyi 20 milyon TL’ye aldığını ve bunun rüşvet olduğunu iddia etmektedir. Ancak Sayın Başkanım, babamla ev pazarlığı yaptığını söylediği 25–26 Temmuz tarihinde, akrabalarına ait şirketlerin belediyeden alacağı yalnızca 1,5 milyon TL’dir. Tapu devrinin yapıldığı ağustos ayında da bu alacak yine 1,5 milyon TL’dir. Daha da önemlisi, kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia ettiği tarihte, şirketlerinin belediyeden alacağı tek bir kuruş dahi yoktur.”
Aydar, bu rakamların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurgulayarak savunmasını şöyle sürdürdü:
“Sayın Başkanım, 1,5 milyon TL alacağı olan bir şirket için 20 milyon TL ödeme yapılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hiçbir alacağı bulunmayan bir şirket için 300 bin dolar verilmesi ise akla ve mantığa sığmamaktadır.”
“Babam müteahhit, ilişki tamamen ticari”
Savunmasında babası ile Aziz İhsan Aktaş arasındaki ilişkiye de değinen Kadir Aydar, bu ilişkinin tamamen ticari olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Savcılığın dahi çıplak haliyle 15 milyon TL olarak belirttiği bu daireler, babam tarafından full eşyalı ve özel tasarımlı şekilde Aziz İhsan Aktaş’a 15–16 milyon TL bedelle satılmıştır.”
Aydar, Aktaş’ın ifadelerinde geçen 6 milyon TL ve 300 bin dolar iddialarına da açıklık getirerek şunları söyledi:
“Ancak iddia edilen 6 milyon TL’lik ödeme, daire satışıyla ilgili değildir. Bu bedel, babam tarafından kendisine satılan araçla ilgilidir. Savcılık tespitlerine göre aracın kasko değeri 12 milyon TL olmasına rağmen, araç kendisine 6 milyon TL’ye satılmıştır. Trafik devri yapılmış, araç fiilen teslim edilmiş ve Aktaş tarafından kullanılmıştır. Bu husus HGS, MOBESE kayıtları ve trafik cezalarıyla da sabittir.”
Aydar, savunmasının devamında şu net ifadeleri kullandı:
“Ben Aziz İhsan Aktaş’tan 300 bin dolar almadım. Eğer böyle bir para almış olsaydım, bunu inkâr etmezdim. Çünkü burada babam ile Aktaş arasında yapılan bir ticaret söz konusudur. Babam daireyi sattığını kabul etmektedir. Ortada suç teşkil eden bir durum yoktur. Ticaret yapmak suç değildir.”
“Babamın hiçbir ticari ilişkisine dahil olmadım”
Savunmasının son bölümünde kendisinin sürece dahil olmadığını yineleyen Aydar, mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi:
“Babam, Türkiye genelinde faaliyet gösteren, müteahhitlik yapan, Ceyhan Ticaret Borsası Başkanı olan başarılı bir iş insanıdır. Aziz İhsan Aktaş ile olan ilişkisi tamamen ticari niteliktedir. Bu ticaretin kazanan tarafı da Aktaş’tır. Ben bu ticari detaylara, ancak gözaltına alındıktan sonra vakıf olmak zorunda kaldım.”
Aydar, iddianamede konu edilen hiçbir malın değerinden yükseğe satılmadığını vurgulayarak savunmasını şu sözlerle tamamladı:
“Aziz İhsan Aktaş ‘rüşvet verdim’ diyor ama verdiği rüşvet, malın değerini karşılamıyor.”



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.