1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Lübnan- Adana hattında bir sanat hikayesi. Artık bakanlık ünvanlı bir sanatçı
Lübnan- Adana hattında bir sanat hikayesi. Artık bakanlık ünvanlı bir sanatçı

Lübnan- Adana hattında bir sanat hikayesi. Artık bakanlık ünvanlı bir sanatçı

Savaştan kaçtı, Adana'da Türkçe öğrenmek için başladı, şimdi bakanlık ünvanlı bir sanatçı

A+A-

Lübnan’daki iç savaştan kaçarak 1975 yılında ailece Adana’ya yerleşen Ömer Erdoğan (56), küçük yaşlarda mobilya atölyelerinde başladığı hobisiyle yıllar içerisinde bakanlık onaylı ahşap oyma sanatçılığına uzanan bir başarı hikayesi yazdı. Erdoğan, “Geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oyma ve Adana’nın tarihi dokularını yansıttığım minyatür eserler üretiyorum. Hedefim geleneksel sanatlarımızı unutturmamak ve çıraklar yetiştirmek. Gençlerle bu hedefte çalışmalarımı sürdürüyorum” dedi.

Savaştan kaçtı, Adana'da Türkçe öğrenek için başladı, şimdi bakanlık ünvanlı bir sanatçı

Ahşap oyma sanatçısı Ömer Erdoğan, “Aslen Mardinliyiz. Ancak babam işi dolayısıyla yaklaşık 20 yıl Lübnan’da yaşamış. Ben 5 yaşlarındayken Lübnan’da çıkan iç savaşın ardından, Türkiye’ye dönüp Adana’ya yerleştik. Burada Türkçe öğrenmek maksadıyla küçük yaşlarda yaşadığım mahalledeki marangoz atölyesinde çıraklığa başladım. Bu dönem hobi olarak ahşaptan küçük kayıklar, yelkenler, el aynası, kahve tepsisi yapıyordum. Kalfalığın ardından usta oldum ve ilerleyen yıllarda kendi atölyemi açtım. Ancak 2007’de bu atölyem yandı ve her şeyimi kaybettim” dedi.

Savaştan kaçtı, Adana'da Türkçe öğrenek için başladı, şimdi bakanlık ünvanlı bir sanatçı

Yaşanan olumsuzluklara rağmen hobisini mesleğe çevirerek yeniden bir atölye kurarak hayalini gerçekleştiren Ömer Erdoğan, bu kez geleneksel ahşap oyma ürünler üretmeye başladığını belirterek, şöyle devam etti:“Adana’nın turizm dokusunun her noktaya yansıdığı bir yerde iki katlı bir atölye açtım. Üst katta ürettiğimi aşağı katta sergiliyorum. Geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oyma ve Adana’nın tarihi dokularını yansıttığım minyatür hediyelik eşyalar üretiyorum. Bunları Adana’ya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilere sunuyorum. Taş Köprü, Büyüksaat Kulesi, Varda Köprüsü, Ulu Cami gibi boy boy çalışmalar yaptım. Mesela 3 metrelik bir Taşköprü, 2,5 metrelik Büyük Saat Kulesi yaptım. Aslına uygun ve ışıklandırma sistemi de eklediğim bu eserler Adana’nın festivallerinde, etkinliklerinde, tanıtımlarında da vitrine çıkıyor. Benim hedefim geleneksel sanatlarımızı unutturmamak ve çıraklar yetiştirmek. Gençlerle bu hedefte çalışmalarımı sürdürüyorum.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.