
MAZLUMDER’den NATO Zirvesi açıklaması: Hak ve özgürlükler askıya alınmamalı
MAZLUMDER, Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde yaşanan gözaltılar, yasaklar, erişim engelleri ve Haymana’daki ölümlü operasyona tepki göstererek, güvenlik gerekçesiyle hak ve özgürlüklerin kısıtlanmaması gerektiğini vurguladı.
MAZLUMDER, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak 36. NATO Zirvesi öncesinde yaşanan gelişmelere ilişkin basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, zirve gerekçe gösterilerek ülke genelinde temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı savunuldu.
Dernek, özellikle Ankara başta olmak üzere farklı illerde yapılan gözaltılar, tutuklamalar, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine getirilen yasaklar ile sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerini eleştirdi. Açıklamada, “Özgürlükleri bastırarak sağlanan sükûnet güvenlik değil, hakların askıya alındığı bir sessizlik rejiminin habercisidir” ifadelerine yer verildi.
MAZLUMDER açıklamasında, NATO Zirvesi öncesinde alınan güvenlik tedbirlerinin hukuki sınırları aşmaması gerektiği vurgulandı. Güvenlik kaygısının, hak ve özgürlüklerin önüne geçirilemeyeceği belirtilerek, uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapmanın hukuk devleti ilkelerini askıya alma gerekçesi olamayacağı ifade edildi.
Açıklamada, Ankara’nın Haymana ilçesinde 23 Haziran 2026’da IŞİD’e yönelik olduğu belirtilen operasyon sırasında yaşamını yitiren Muhammed Kavi’nin ölümü de gündeme getirildi. Olayla ilgili resmi açıklamalar ile ailenin iddiaları arasında ciddi farklılıklar bulunduğu belirtilerek, ölümün etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturmayla aydınlatılması istendi.

Dernek, yaşam hakkının devlet açısından yalnızca öldürmeme yükümlülüğü değil, kolluk gücü kullanımı sonucu meydana gelen ölümleri etkili şekilde soruşturma sorumluluğu da doğurduğunu belirtti. Açıklamada, olay yerindeki deliller, balistik inceleme ve operasyon sırasında kullanıldığı ileri sürülen silaha ilişkin soruların kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.
MAZLUMDER, zirve öncesinde yapılan toplu gözaltı ve tutuklamalara da tepki gösterdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre 241 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 209 kişinin gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre tutuklu sayısının 180’e ulaştığı belirtildi.
Gözaltı ve tutuklamanın istisnai tedbirler olduğu vurgulanan açıklamada, her bir kişi yönünden somut delil ve bireyselleştirilmiş gerekçe bulunması gerektiği ifade edildi. MAZLUMDER, uluslararası bir zirve öncesinde önleyici gerekçelerle yapılan toplu işlemlerin, masumiyet karinesini zedeleyebileceğini savundu.
Açıklamada, bazı gözaltı işlemlerinde gece baskınları, kapı kırma, ters kelepçe ve görüntülerin kamuoyuna yansıtılması gibi uygulamaların kötü muamele yasağı, lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi açısından sorunlu olduğu belirtildi. Henüz haklarında mahkûmiyet kararı bulunmayan kişilerin bu şekilde teşhir edilmesinin hak ihlali olduğu kaydedildi.
Dernek, gözaltına alınan bazı kişiler hakkında 24 saat avukatla görüştürülmeme ve dosyaya erişim kısıtlaması kararları verildiğini de belirtti. Bu uygulamaların savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını zedelediği ifade edildi. Avukatlara yönelik işlemlerde de Ceza Muhakemesi Kanunu ve Avukatlık Kanunu’nda öngörülen usullere uyulması gerektiği vurgulandı.
Ankara Valiliğinin 28 Haziran ile 10 Temmuz tarihleri arasında toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, stant açma, bildiri dağıtma ve afiş asma gibi faaliyetleri yasaklayan kararına da tepki gösteren MAZLUMDER, söz konusu kararın kapsamı ve süresi itibarıyla ölçüsüz olduğunu savundu. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının izin değil bildirim esasına dayalı olduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, farklı düşüncelerden kişi, grup ve kuruluşlara ait sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin de ifade ve haber alma özgürlüğünü ihlal ettiği belirtildi. Erişim engellerinin ancak bağımsız yargı denetimiyle ve bireyselleştirilmiş kararlarla uygulanabileceği ifade edildi.
MAZLUMDER, yetkililere yaptığı çağrıda, Muhammed Kavi’nin ölümüyle ilgili etkili ve şeffaf soruşturma yürütülmesini, somut delile dayanmayan gözaltı ve tutuklamalara son verilmesini, avukat görüş yasağı ve dosya kısıtlılığı kararlarının kaldırılmasını, toplantı ve gösteri yasaklarının sona erdirilmesini ve keyfi erişim engellerinin kaldırılmasını talep etti.
Dernek, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan uygulamalardan vazgeçilmesi ve hukuk devleti ilkesinin işletilmesi gerektiğini bildirdi.



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.