1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu: “Boyunda fark edilen kitle ve bezeler ihmal edilmemeli”
Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu: “Boyunda fark edilen kitle ve bezeler ihmal edilmemeli”

Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu: “Boyunda fark edilen kitle ve bezeler ihmal edilmemeli”

Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu, tiroid kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek boyunda fark edilen kitlelerin ve uzun süren ses kısıklığının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

A+A-

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu, tiroid kanserinin belirtileri, risk faktörleri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu. Hastalığın çoğu zaman ağrıya neden olmadığını belirten Yabanoğlu, erken değerlendirme ve hastaya uygun tedavi planlamasının önemine dikkat çekti.

Tiroid bezinin vücudun metabolik faaliyetlerinin düzenlenmesinde önemli görevler üstlendiğini ifade eden Yabanoğlu, “Tiroid bezi, T3 ve T4 olarak adlandırdığımız iki temel hormonun üretimini gerçekleştiriyor. Bu hormonlar vücudun metabolik faaliyetlerinin düzenlenmesinde çok önemli rol oynuyor. Solunumdan beslenmeye, çocukluk dönemindeki büyüme ve gelişmeden gebelik sürecine kadar yaşamın pek çok döneminde tiroid hormonlarının etkisini görüyoruz” dedi.

“Tiroid kanserleri genellikle sessiz ve ağrısız ilerler”

Tiroid kanserinin son yıllarda Türkiye’de ve dünyada daha sık tanı aldığını belirten Yabanoğlu, aile öyküsü ve özellikle çocukluk ile gençlik döneminde baş-boyun bölgesinin radyasyona maruz kalmasının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi.

Hastalığın her zaman ağrı, öksürük veya boğazda baskı hissiyle ortaya çıkmadığını vurgulayan Yabanoğlu, “Tiroid kanserleri genellikle sessiz ve ağrısız ilerler. Hastalar çoğu zaman boynun ön veya yan tarafında ele gelen bir yumru ya da beze fark ederek hekime başvururlar” ifadelerini kullandı.

Boyunda yeni ortaya çıkan, büyüyen veya sert bir kitlenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Yabanoğlu, özellikle uzun süren ses değişiklikleriyle birlikte görülen kitlelerin hekim tarafından değerlendirilmesini önerdi.

Tanıda ultrason ve gerekli durumlarda biyopsi kullanılıyor

Tiroid hastalıklarının değerlendirilmesinde fizik muayene ve ultrasonografinin önemli yer tuttuğunu anlatan Yabanoğlu, ultrasonla tiroid bezinin yapısının, nodüllerin özelliklerinin ve boyundaki lenf bezlerinin incelendiğini belirtti.

Şüpheli bulgular saptandığında ileri incelemeye geçildiğini ifade eden Yabanoğlu, gerekli görülen hastalarda ince iğne aspirasyon biyopsisi yapıldığını söyledi. Yabanoğlu, biyopsi sonucunun diğer muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte değerlendirilerek tedavi planının oluşturulduğunu kaydetti.

“Tedavi planı her hasta için ayrı yapılmalı”

Tiroid kanseri tanısı konulan hastalarda cerrahinin önemli tedavi seçeneklerinden biri olduğunu belirten Yabanoğlu, yapılacak ameliyatın kapsamının kanserin tipine, tümörün büyüklüğüne ve hastalığın yayılımına göre değiştiğini ifade etti.

Bazı hastalarda tiroid bezinin yarısının alınmasının yeterli olabildiğini, bazı hastalarda ise bezin tamamının alınması gerekebildiğini anlatan Yabanoğlu, lenf bezlerine yayılım saptanması halinde cerrahi işlemin kapsamının genişletilebileceğini söyledi.

Yabanoğlu, ameliyat sonrasında hastanın patoloji sonucuna ve risk özelliklerine göre ek tedavilerin planlanabileceğini, takip sürecinde cerrahi, endokrinoloji ve nükleer tıp gibi ilgili branşların iş birliğinin önem taşıdığını belirtti.

“Papiller tiroid kanserinde uzun dönem sonuçlar yüz güldürücü”

Tiroid kanseri tanısının hastalarda kaygıya yol açabildiğini ancak hastalığın önemli bir bölümünün uygun tedaviyle yönetilebildiğini ifade eden Yabanoğlu, özellikle papiller tiroid kanserine dikkat çekti.

Yabanoğlu, “Özellikle papiller tiroid kanserinde, erken evrede tanı alan ve uygun şekilde tedavi edilen hastalarda uzun dönem sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür” dedi. Hastalığın seyrinde kanserin tipi ve evresinin belirleyici olduğunu da vurguladı.

Aile öyküsü bulunanlara hekim değerlendirmesi önerisi

Tiroid kanserini kesin olarak önleyen özel bir beslenme biçimi veya yaşam tarzı uygulaması bulunmadığını belirten Yabanoğlu, hastalığın gelişiminde genetik yatkınlığın ve zamanla ortaya çıkan genetik değişikliklerin rol oynayabildiğini söyledi.

Herhangi bir yakınması veya risk faktörü bulunmayan toplumun tamamı için belirlenmiş standart bir tiroid kanseri tarama yaşı olmadığını ifade eden Yabanoğlu, ailesinde tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerin bireysel riskleri doğrultusunda hekim tarafından değerlendirilmesinin önemine değindi.

Prof. Dr. Hakan Yabanoğlu, boyunda yeni fark edilen kitle, giderek büyüyen nodül veya beze ile açıklanamayan ve kalıcı hale gelen ses kısıklığı gibi belirtilerde uzman hekime başvurulması gerektiğini belirtti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.