Adana Kadın Platformu, kamuoyunda geniş yankı uyandıran Jeffrey Epstein dosyası ile Türkiye’de devam eden çocuk istismarı davalarına ilişkin sert bir açıklama yayımladı. Platform, çocuklara yönelik suçların münferit olaylar olarak ele alınamayacağını vurgulayarak, “Bu mesele bir skandal değil; bir sistem sorunudur” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Epstein dosyasının bireysel bir suç hikâyesi değil, çocuk istismarının akademi, siyaset, finans ve teknoloji gibi alanlara uzanan yapısal boyutunu ortaya koyan bir belge olduğu savunuldu. Birleşmiş Milletler’in 1989 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesi hatırlatılarak, çocukların yaşama, korunma ve gelişme haklarının yıllardır sistematik biçimde ihlal edildiği ifade edildi. Platform, Epstein’in yalnızca “sapık bir milyarder” olarak tanımlanmasının sorunu küçülttüğünü belirterek, dosyanın hukukun askıya alındığı bir düzenin fotoğrafı olduğunu kaydetti.
Epstein belgelerinin sansürsüz yayımlanmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan belgelerde bazı isimlerin karartılmasına tepki gösterilirken, mağdurların kimliklerinin ifşa edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Platform, dosyada Türkiye bağlantılı isimler bulunduğuna yönelik iddialara da değinerek, 2011 yılında Rixos Otel’de hayatını kaybeden 16 yaşındaki Burak Oğraş’ın dosyasının hâlâ aydınlatılmadığını hatırlattı. Ayrıca deprem döneminde kayıp çocuklara ilişkin belirsizliklerin giderilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında MESEM kapsamında staj yapan dört çocuğa yönelik istismar davasında sanıkların tahliye edilmesine de sert tepki gösterildi. “16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen ve bir kısmı suçu itiraf eden sanıkların ‘kaçma şüphesi yok’ denilerek serbest bırakılması cezasızlık algısını güçlendiriyor” denildi.