Tarım arazilerinin “hobi bahçesi” adı altında bölünmesi ve yapılaşmaya açılmasıyla ilgili tartışmalar sürerken, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı konuyla ilgili dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Yumaklı, “Hobi bahçesi yoktur, kaçak yapı vardır” ifadeleriyle hükümetin yaklaşımını net şekilde ortaya koydu.
Bu açıklama, uzun süredir hazırlıkları devam eden ancak sosyal ve siyasi etkileri nedeniyle beklemeye alınan düzenlemeyi yeniden gündeme taşıdı. Ankara kulislerinde, mevcut yapıların yıkım sürecinin hızlandırılıp hızlandırılmayacağı ya da kontrollü bir dönüşüm modelinin devreye girip girmeyeceği tartışılıyor.
Mevcut mevzuata göre, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili tarım düzenlemeleri kapsamında tarım arazilerinin bölünmesi ve yapılaşmaya açılması yasak. İzin alınmadan yapılan betonarme, prefabrik ve konteyner gibi tüm yapılar kaçak sayılırken, belediyeler ve il özel idareleri bu yapılar için yıkım kararı alabiliyor. Ayrıca ilgili kişilere idari para cezaları uygulanabiliyor ve sürecin durumuna göre adli yaptırımlar da gündeme gelebiliyor.
Özellikle büyük şehirlerin çevresinde hızla yayılan ve “hafta sonu evi” olarak kullanılan yapıların önemli bir bölümünün kaçak statüsünde olduğu belirtilirken, Tarım ve Orman Bakanlığı denetimlerini artırmış durumda.
İktidarın üzerinde çalıştığı düzenleme taslağında ise; hobi bahçesi adı altında satışların yasaklanması, tarım arazilerinin kooperatifler aracılığıyla bölünmesinin önüne geçilmesi, kaçak yapıların hızlı yıkım sürecine alınması ve bu alanlara altyapı hizmeti sunanlara yaptırım uygulanması gibi başlıklar yer alıyor. Ancak düzenlemenin, yaratabileceği sosyal etkiler nedeniyle yeniden değerlendirmeye alındığı ifade ediliyor.
AK Parti kurullarında yapılan değerlendirmelerde, sert yıkım uygulamalarının özellikle kırsal kesimde tepki doğurabileceği, bu alanları satın alan vatandaşların kendilerini mağdur gördüğü ve bu nedenle kademeli bir geçiş modelinin daha uygun olabileceği görüşü öne çıkıyor.
Öte yandan, “hobi bahçesi kooperatifi” adı altında yapılan satışlar da denetimlerin odağında yer alıyor. Bu modelde tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek üzerine kaçak yapı inşa edildiği ve alıcılara yasal gibi sunulduğu belirtiliyor. Yetkililer, bu yapılar için “21. yüzyıl gecekondusu” ifadesini kullanıyor.
Gündemdeki alternatifler iki başlıkta toplanıyor. İlk senaryo, mevcut mevzuatın daha sıkı uygulanmasını ve kaçak yapıların yıkımını öngörürken; ikinci senaryo kontrollü dönüşüm modeliyle mevcut yapıların kayıt altına alınmasını, yeni yapılaşmanın ise tamamen yasaklanmasını içeriyor.
Uzmanlar ise konunun yalnızca imar meselesi olmadığını, aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını vurguluyor. Tarım arazilerinin azalmasının uzun vadede üretimi ve dışa bağımlılığı etkileyebileceği ifade ediliyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “kaçak yapı” vurgusu, bu alanda geri adım atılmadığını gösterirken, düzenlemenin hangi kapsamda ve ne zaman TBMM gündemine geleceği merak konusu olmaya devam ediyor.