
Adana hastanelerinden, İncirlik üzerinden, Amerika’ya çocuk kaçırıldı mı? Nesrin Çıtırık sessizliğini bozdu!
Hakkında ortaya atılan iddialara yazılı açıklamayla cevap veren Nesrin Çıtırık, suçlamaların dayanaksız olduğunu belirterek hakaret ve tehditler için hukuki süreç başlatılacağını duyurdu.
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan ve ABD’deki Epstein davası ile ilişkilendirilerek Adana merkezli geçmiş iddiaları gündeme taşıyan haberlerin ardından, adı suçlamalarda geçen Nesrin Çıtırık yazılı bir açıklama yaptı. Çıtırık, kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların “tamamıyla iftira ve yalan” olduğunu savunarak, hakaret, küfür ve tehdit içeren paylaşımlar için yargı yoluna başvurulacağını bildirdi.

Açıklamasında, iddiaları dile getiren Aslan Menderes Yaşar’ın güvenilirliğini sorgulayan Çıtırık, kamuoyuna yansıyan bazı görüntüler ve geçmiş davranışlar üzerinden bu iddiaların ciddiye alınamayacağını ileri sürdü. Söz konusu kişinin akli dengesinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Çıtırık, iddiaların herhangi bir resmi belgeye ya da somut kanıta dayanmadığını belirtti.

Çıtırık açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Herkesin Bilgisine:
Öncelikle, tamamen iftira ve yalanlarla dolu, hiçbir dayanağı asla olmayan çamur atmalara dayanarak şahsıma “hakaret, küfür ve tehditler” eden herkes, avukatım tarafından yargı önünde hesap verecektir.
1-) Önce 1980’de “bebek sattığımızı” iftirasını atan “Menderes” isimli şahsın erotik videosunu, Sayın Özgür Özel’e yönelik hakaretlerini, Sayın Cumhurbaşkanı’na hitaben ettiği küfürlerin sessize alınmış videolarını izleyin.
2-) Pandemide Sayın Cumhurbaşkanı’na hitaben ambulans isteyip, sonra gelen ambulansı ve erzak getirenleri kovan kişinin akli dengesine bakın.
3-) Ben o yıllarda Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Numune Hastanesi’nde Hastane Müdür Yardımcısı olarak idari görevde çalıştım. Adana’da başka hiçbir hastanede asla görev yapmadım. Keza eşim de hiçbir resmi hastanede asla çalışmadı; uzmanlıktan sonra doğrudan muayenehane açtı.
4-) Bu bilgilerin hepsi resmî kayıtlıdır ve kesindir; binlerce de şahidi vardır.
5-) O yıllarda, bu şahsın da içinde olduğu gençlerden oluşan bir grup, Adana’daki doktor muayenehanelerinden düzenli haraç alıyormuş. Benim eşim kesinlikle haraç vermeyince, diğer doktorlar da vermemeye başlamışlar.
6-) Bu adam da “haraç almalarına engel olundu” diye, ölünceye kadar takıntılı bir şekilde kin bellemiş. (Bunu bu yayınlarından sonra öğrendik; kişiyi hatırlamıyoruz bile.)
7-) Adana’da, bizimle hiç alakası olmayan ailesini arayan bir evlatlık şahsın durumu gündeme gelince, bu Menderes isimli kişi de hemen, hiçbir dayanağı olmadan, kafasında yalan yanlış iftiralarını (cezai ehliyeti de yokmuş) intikam için döküp saçmaya başlamış.
Sayfasında “TC bir hukuk devletidir”, “hak, hukuk, adalet” yazan kişilerin bile; meczup olduğu belli bir kişinin hiçbir dayanağı olmayan çamur ve iftiralarını doğru kabul edip hakaret ve tehdit etmesi, sosyal medya mahkemesi kurup yargısız infaz yapması HUKUK DEVLETİNDE olmak mıdır?
Tekrarlıyorum; avukatım tek tek tespit ediyor. Kim ne hakaret ve tehdit yazmış ise hâkim karşısına çıkacak, yargı önünde hukuk temelinde hesabını verecek. Delili varsa tabii ki sunacak.
İnsan onuru ile oynamak bu kadar kolay olmamalı."



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.