
Adana'da son zamanların en büyük sorunu açıklandı!
Adana'da yıllardır yılan hikayesine dönen kentsel dönüşüm süreci, ekonomik engeller ve mülkiyet sorunları nedeniyle yavaş ilerliyor.
Türkiye'nin güneyindeki önemli büyükşehirlerden biri olan ve geçmişte yaşanan sarsıntıların acı tecrübelerini hafızasında barındıran kentte, yapı güvenliği tartışmaları bitmek bilmiyor. Şehrin yıllanmış yerleşim alanlarında hayatı daha güvenli hale getirmek amacıyla kağıt üzerinde hazırlanan projeler, bir türlü istenilen hızda gerçeğe dönüşemiyor. Farklı dinamiklerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu durgunluk, hem o bölgelerde yaşamını sürdüren bölge halkını hem de sektörel paydaşları kara kara düşündürmeye devam ediyor. Meydana gelen aksaklıkların perde arkasında ise birbirine dolanmış birden fazla etken yatıyor.
MÜTEAHHİT DE VATANDAŞ DA ÇIKMAZDA
Projelerin ağır aksak ilerlemesinin, hatta yer yer tamamen durmasının altında yatan en bariz sebep şüphesiz ekonomi. İnşaat sektöründeki temel gider kalemleri olan çimento, demir ve işçilik fiyatlarındaki durdurulamaz tırmanış, eski mahallelerdeki kat karşılığı anlaşmaları müteahhitler açısından tamamen cazip olmaktan çıkardı. Firmalar kar marjlarının erimesiyle ihalelerden geri dururken, faturanın yansıdığı vatandaşın da cebinde binalarını yeniletecek o devasa farkları ödeyecek güç yok. Haliyle banka kredilerine ulaşımın da zorlaşması, dönüşüm çarkına adeta çomak sokuyor.
BÖLÜNMÜŞ TAPULAR SÜRECİ KİLİTLİYOR
Meselenin bir diğer ve belki de en içinden çıkılmaz boyutu ise mülkiyet yapısındaki karmaşa. Seyhan ve Yüreğir'in o eski, bitişik nizam sokaklarında; Şakirpaşa'dan Barbaros'a, 19 Mayıs'tan Sinanpaşa'ya kadar uzanan geniş bir hatta inanılmaz bir hisseli tapu sorunu var. Dededen babadan kalma çözülmemiş miras davaları yüzünden aynı kara parçası üzerinde onlarca farklı hak sahibi görünüyor. Yasaların zorunlu kıldığı uzlaşı oranlarını bu şartlar altında sağlamak mucizelere kalmış durumda. Parsel bazındaki bu bitmek bilmeyen anlaşmazlıklar yüzünden, şehre nefes aldıracak geniş çaplı ada bazlı planlamalar maalesef sadece çizim tahtalarında kalıyor.
GÖZLER DEVLET DESTEĞİNE ÇEVRİLDİ
Her ufak sarsıntıda yürekleri ağızlarına gelen mahalle sakinleri artık somut bir adım atılmasını bekliyor. İşin uzmanları da mevcut tablonun sadece müteahhit ve ev sahibi arasına sıkıştırılarak çözülemeyeceği konusunda hemfikir. Şehirdeki bu kilidin açılabilmesi için yerel idarelerin ve bakanlıkların sürece çok daha aktif dahil olması isteniyor. Özel sektörü ve dar gelirli vatandaşı rahatlatacak düşük faizli özel kentsel dönüşüm kredilerinin devreye alınması, rezerv alan teşviklerinin artırılması şu an için tek çıkış yolu olarak gösteriliyor.




HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.