Hacı Hüseyin Kılınç

Hacı Hüseyin Kılınç

Avukat

Dar Patika

A+A-

19 Mart'ın birinci yılı doldu ve geldiğimiz yere bakmakta fayda var. Özgür Özel 19 Mart'ı bir darbe olarak değerlendirmişti ve bu değerlendirmesinde haklıydı. Siyasal iktidar sandıkta yapamadığını yargısal bir darbe ile yapmak istiyordu. CHP'nin iktidara giden yolda elinin altındaki en önemli sermayeyi yani belediyelerini çalışamaz hale getirerek mefluç kılmaya çalışıyordu. Merkezi iktidarın uzağındaki CHP yerel yönetimlerin çoğunu kazanmış ve özellikle pandemi sırasında çuvallayan merkezi iktidar karşısında alternatif gibi gözükmeye başlamıştı. Ve Özgür Özel darbe diyerek süreci doğru kavradığını göstermişti.

Darbeye karşı, ancak mücadele edilerek, halk güçleri seferber edilerek kazanılırdı. Üstelik bu işler CHP'nin başına ilk defa da gelmiyordu. Tarihsel bağlamı çok farklı olmakla birlikte 12 Mart sola ve CHP'ye karşı yapılmıştı. Darbe bir muhtıra ile Adalet Partisi iktidarını istifaya zorlamış, ancak yumruğunu sola ve CHP'ye indirmişti. CHP bugünkü gibi bir hizip karmaşasına çekilmek istenilmiş ve başbakanlığa İsmet Paşa'ya yakınlığı ile bilinen Nihat Erim getirilmişti. Genel Sekreter Ecevit darbenin kime yapıldığını iyi fark ederek hareketini örgütlemeye hız vermiş ve darbenin karşısına dikilmişti. CHP içindeki sağ Kemalistler ve oldu bitti devleti karşısına almaktan çekinen güçler darbeye destek vermiş ve Ecevit hareketinin karşısına çıkmışlardı.

Ecevit kendi hizbini örgütlemenin derdinde değildi. Darbenin asıl önlemek istediği şeyin ülkedeki sol güçlerin yükselişi ve kendi hareketi

olduğunun farkındaydı. CHP'deki değişimin vakti gelmişti. Bir yanda statükocu, sırtını askere yaslamış, onları ülkenin kurtarıcısı ve rejimin teminatı olarak görenler diğer yanda 60'ların sol yükselişi ile rezonansa girmiş ve CHP'yi gerçek bir halk partisi haline getirmek isteyenler vardı. Ecevit bu mücadeleden ideolojik ve siyasal bir zaferle çıktı. Robert Kolejli, şair ruhlu ve fikirlerinin çoğunu Tahiri mektebinden almış romantik biri hareketinin gücü ile İsmet Paşa gibi tarihi bir şahsiyeti yenmişti. Ecevit önce nesnelliği doğru okumuş, sırtını nereye yaslayacağını doğru anlamış ve stratejisini doğru çizmişti. Darbeye karşı mücadelenin ideolojik, siyasi ve stratejik ayakları doğru kurulmuştu.

Özgür Özel nesnelliği doğru kavradı, yapılanın bir darbe olduğunu doğru saptadı, fakat kendisini giderek dar bir patikaya mahkum etti. 19 Mart'ın bir yıl sonrasında darbe hala devam ediyor, ancak rüzgar aynı hızda esmiyor artık. CHP 19 Mart'ı kendisinden beklenmeyen bir manevra ile karşılamıştı. Üniversite gençliğinin polis barikatlarını yıkması zihinlerdeki duvarları da yıkmış Saraçhane tüm muhalefet enerjisinin biriktiği bir mekana dönüşmüştü. CHP eyleminde, reaksiyonunda ve tepkisinde haklıydı. Toplumun büyük çoğunluğuna göre AKP sandıkta yenemediği CHP'yi hükmettiği yargı ile yenmeye karar vermişti. Ahlaki üstünlük, politik ve toplumsal meşruiyet CHP'den yanaydı. CHP'nin en büyük hatası elde ettiği üstünlüğü politik bir hegemonyaya dönüştürememesinden kaynaklandı.

İtalyan marksist Gramsci hegemonya kuramcısı olarak bilinir. Hegemonya sizin dışınızdaki güçler üzerinde yarattığınız etki anlamına gelir. Bu etki çok yönlüdür. İdeolojik olarak dışınızdaki kuvvetlerin sizin gibi düşünmeye başlaması ve sizinle aynı kavramları kullanması ile başlar ve artık fikirleriniz çoğunluğun fikriyatı haline gelir. Artık kendi dışınızdaki güçler sizin politik şemsiyeniz altına gelir ve ittifak kurma kapasiteniz yükselir. Etki alanınız artar ve çoğunluğun yönlendiricisi haline gelirsiniz. Bir politik hegemonya kendini önce ahlaki ve entellektüel üstünlük sağlayarak gösterir. Eğer çoğunluk sizin darbe dediğinize darbe diyorsa, iktidarın hırsızlık olarak anlattığı hikayeyi sizin söyleminizde olduğu gibi bir siyasi mühendislik çalışması gibi görüyorsa artık ahlaki ve entelektüel üstünlüğü sağlamış ve politik hegemonyanın taşlarını döşemişsiniz demektir.

Ancak bu alanda şu veya bu nedenle tereddütler oluşmaya başlamış, siz bile artık darbe lafını ağzınıza almaz olmuş ve sürekli arka kapı diplomasisinden medet umar bir yere gelmiş, suçsuz ve masum olduğunu haykırdıklarınızın ev hapsine bile razı bir noktaya gerilemişseniz daha işin başında ahlaki ve entelektüel üstünlüğünüz kırılganlaşır ve sorgulamaya açık hale gelir. Uşak belediye başkanının aynasından yansıyanlar ahlaki üstünlüğün bile öyle dirençli olmadığının ve bu yükün taşınmasında çürük elmaların sayısının fazlalığı ile ciddi handikaplar olduğunun göstergesidir. Çünkü geneli temsil yerine bir hizbi, kuruma öncelik yerine bir arkadaş topluluğunu koruma ve kollamayı, liyakat ile emeği gözetmek yerine sizi kurultayda destekleyenleri bir yerlere taşımaya öncelik verdiğiniz an dar patikaya girmiş ve çıkışsız bir yere doğru sürüklenmeye başlamışsınız demektir. Halbuki Ecevit modeli orada duruyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar