
Sadullah Kısacık’tan Mehmet Şimşek’e: "130 dolar nereye gitti?"
DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM’deki bütçe görüşmelerinde Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybını gündeme taşıdı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Hazine ve Maliye Bakanlığının 2027 yılı bütçesi görüşülürken Türk lirasındaki değer kaybına dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik eleştirilerde bulunan Kısacık, 200 TL’nin yıllar içerisinde dolar karşısında yaşadığı değer kaybını örnek göstererek uygulanan ekonomi politikalarını sorguladı.
"200 TL ile bugün 4 dolar bile alamıyorsunuz"
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminde görev yaptığı dönemde Türk lirasının dolar karşısındaki değerini hatırlatan Kısacık, 1 Ocak 2009 tarihinde 200 TL’nin 134 dolara karşılık geldiğini belirtti. Dolar kurunun 50 TL’yi aşmasıyla aynı miktarın bugün 4 doların altında kaldığını ifade eden Kısacık, aradaki farkın nedenlerini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sordu.
Kısacık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın ekonomi yönetiminin başında olduğu dönemde 200 TL ile döviz ofislerine gittiğinizde 134 dolar alabiliyordunuz. Bugün aynı 200 TL ile 4 dolar bile alamıyorsunuz. Bizim paramızdan 130 dolar nereye gitti? Türk lirası neden bu kadar değer kaybetti? Paramızın değeri 134 dolardan 4 dolara nasıl düştü?"
"Türk lirasındaki değer kaybının bedelini milletimiz ödüyor"
Türk lirasının dolar karşısındaki gerilemesini ekonomi politikalarına bağlayan Kısacık, yaşanan değer kaybının yalnızca döviz kurlarındaki değişimle sınırlı olmadığını savundu. İşçi, emekli, memur ve çiftçilerin alım gücünün olumsuz etkilendiğini belirten Kısacık, ekonomik gelişmelerin toplumun geniş kesimlerinin geçim koşullarına yansıdığını ifade etti.
Mevcut ekonomi yönetimini eleştiren Kısacık, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Konuştuğumuz 130 dolarlık kayıp sadece paramızın değer kaybı demek değildir. Milletimizin alın terinin, emeğinin ve kazancının değer kaybetmesi demektir. İşçimiz çalışıyor ama aldığı ücretle geçinemiyor. Emeklimiz yıllarca verdiği emeğin karşılığını alamıyor. Çiftçimizin alın teri tarlada kalıyor. Memurumuzun maaşı her geçen gün eriyor. Yanlış ekonomi politikalarının faturasını bu ülkenin işçisi, emeklisi, memuru, çiftçisi, kısacası milletimizin tamamı ödüyor."



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.