1. YAZARLAR

  2. Demet Duyuler

  3. Şiir, Kadın ve Çukurova
Demet Duyuler

Demet Duyuler

Şiir, Kadın ve Çukurova

A+A-

Parisli Aragon;

“Sana büyük bir sır söyleyeceğim

Kapat kapıları

Ölmek daha kolaydır, sevmekten

Bundandır işte benim yaşamaya

katlanmam

sevgilim”der

 

Yazın türlerinde duygu yoğunluğu en fazla olandır şiir;  duygunun sanatlı dışa yansımasıdır. Şiir yaşamın kendisidir aslında.   Şiir ayrıntılara bakmaz, ayrıntılarda vardır. Bazen fısıltılarımız olur, bazen çığlıklarımız. Bazen şarkı olur dillere, bazen türkü olur ,yürekten yüreğe seher yeli gibi eser. Ilgıt ılgıt işler insanın yüreğine ,vicdanına. Bazen şiir kavgadır Nazım gibi Dadaloğlu gibi bazen şiir aşktır Karacaoğlan gibi

Şiir evrensel duygunun ortaya konduğu, evrensel etkileşimin en güzel yaşandığı yazınsal atmosferdir. Ki onda, konu da insandır,  yazan da. Bu nedenle,  şiirin de şairin de cinsiyeti yoktur; İyi şiirin de zamanı ve mekanı . Bir şiir, şairin kendisinden yola çıkarak insanı anlatmışsa buna bir zaman ya da mekan biçemeyiz.

İngiliz Edgar  Poe;

 

“ Ama çok daha güçlüydü aşkımız aşklarından

Bizden daha büyük olanların

Bizden daha bilge olanların

Ve ne melekler yukarıdaki göklerde

Ne de şeytanlar altında denizin

Ayırabilir ruhumu ruhundan

Güzel Annbel Lee’nin”

 

Sevgiyle, söyleyenin dili ve zamanı başkadır;  biz etkileniriz. Şiiri şiir yapan da bu zaman aşıran mekân uçuran durumudur zaten. Ve Şair, sevgiden, barıştan daha doğrusu insanlıktan yana ağırlığını koyarak daima iyiyi, güzeli arama peşinde koşmalı aynı zamanda toplum adına yanlış gördüğünü de vurgulayarak  yanlışa muhalif olmalıdır. Kısacası  şairin şiiri yaşam kokmalı, yaşamı yorumlamalıdır.

 

 

İranlı Hayyam;

“Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;

Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir;

Ermiş ha çul giymiş, ha atlas;

Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir”

 

Bizim Yunus;

 

“Severim ben seni candan içeri

Yolum vardır bu erkandan içeri

Beni bende deme bende değilim

Bir ben vardır bende benden içeri”

Ve Yüce Mevlana;

“Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.

Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?

Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme” der.

 

Bazı topraklar da edebiyatta bereketlidir… Toprağından şair, yazar çıkar. Çukurova için Orhan Kemal boşuna “ bereketli toprak”  dememiştir. Çukurova’nın toprağından sadece pamuk, buğday çıkmaz. Toprak o kadar bereketlidir ki tohumdan ürün çıkarır, insandan edebiyatçı. Karacaoğlan, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü,   Demirtaş Ceyhun  ve daha niceleri… Kimisi bu toprakta doğmuş büyümüş; kimisi de başka toprakta doğsa bile Çukurova’nın bereketinde büyümüş, olgunlaşmıştır.

Çukurova’da toprağı kadınla erkek birlikte teriyle sular. Çukurova’da ırgatlık erkeğe özgü  bir emekçilik değildir. Kadın da erkeğin yandaşı, arkadaşı, ter ortağıdır. Şiir nasıl görünüşte erkek üretimi olarak görülse de;  bilimde olduğu gibi, güzel sanatların her kolunda üretilen pek çok saygın yapıtın altında bir kadının imzasını bulabiliriz. Kadın da düşünür, yontu yapar, resim çizer, roman yazar, şiir yazar... Nice duygu dolu bestelerin yaratıcısıdırlar. Evrensel boyutlardaki etkinlikleri asla yadsınamaz.  Kadın nasıl hep şiirin içinde olmuşsa, Çukurova’da da kadın emeğin hep içindedir.

KADIN IRGATLAR

Hüzünlü bir merhabayla

çarparken şubat ayazı

güneşin fersiz gözleri

istemsiz baktı  kente

 

Dizilmişler bulvar boyu

ovanın sabah yıldızı

gece yazgılı kadın ırgatlar

 

Kimi kınalı belik

yiğit yürek kimi

aşk içinde öyle güzel

alın terinde saygın her biri

 

Çalışkan nasırlı elleri

bir yaşama gücü 

emekleri dillere destan

eleğimsağma renkleri

dört mevsim gözlere bahar

 

Ki onlar

sıcak soğuk demeden

hayatın en ağır yükünü hissedenler

demli bir kaynar sevinçtir bana

şiir olur duldalarda

yüreğimin ovasını  tutuştururlar

 

Dünyada kadınların eşitlik ve daha huzurlu yaşam özlemlerini dile getirdikleri gün olan 8 Mart Dünya Kadınlar Dünü kutlu olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar