1. YAZARLAR

  2. Taner Talaş

  3. Hayatımda İlk Defa Bir Devrimci Gördüm
Taner Talaş

Taner Talaş

Kucuksaat.com Kurucusu

Hayatımda İlk Defa Bir Devrimci Gördüm

A+A-

Evet, 50 yaşına ramak kala; kitaplardan, filmlerden, gazete haberlerinden, anlatılanlardan hülasa ettiğim devrimciyi çok şükür görmüş oldum. 

Sanal alemde gezinirken;
“Tepemizde Sarı Sıcak
Adana’da Devrimci Mücadele
Anılar: Veyis Sami Türkmen 
Söyleşiler: Hasan Ağzıküçük"

isimli kitabın, Notabene Yayınlarından çıktığını gördüm.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-52-28-1.jpeg

Adana ile alakalı matbuat dünyasında ne çıkmışsa alıp okuma ilkesini devam ettirdiğimden dolayı hemen sipariş verdim, kısa sürede geldi okudum.

Kitapla alakalı geniş bir izahat yapmak istemiyorum. Kitabını okuyup tanıştığım tüm yazarlar, kitabın satışını engelliyorsun dediler :))
Ölçülü bir şekilde küçük bilgiler vereyim.

Kitabın ana konusu devrimci Veyis Sami Türkmen’in anlatımlarından oluşuyor. Söyleşiyi yapan, kitabı yayına hazırlayan Hasan Ağzıküçük bununla da yetinmemiş, dönemin diğer aktörleri ile de röportajlar yapmış. 

Veyis Sami Türkmen tam anlamıyla bir devrimci, korkusuz, inançlı, çilekeş. 
11 yıl hapis yatmış. İdama mahkûm olmuş. Gel zaman git zaman tahliye olmuş. Mücadelesini duraksamaksızın sürdürmüş.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-54-39.jpeg

Kitap vesilesiyle çok şey öğrendim.

-1980 öncesi çatışma ortamında Hadırlı Mahallesi Muhtarının muhbirlik yaptığı için devrimciler tarafından öldürüldüğünü,

- Kırşehir Cezaevinde yatan Veyis Sami Türkmen önderliğindeki mahkumların tünel kazarak cezaevinden nasıl kaçtığını,

- Devrimci mücadelede yer alan erkeklerin, devrimci kadınların, kadın olma haklarını nasıl kısıtladıklarını, kadın kimliğini görünmez kılmaya çalıştıklarını,

- İşkencede öldürülen Adanalı devrimcileri,

-Öldürülen ama cenazesi bulunamayan devrimcileri…

Vs. Vs.

Anlatılanlardan çok etkilendim.

Hemen kıymetli ağabeyim, avukat kimliğinin ötesinde, Adanalı bir entelektüel olarak saygı duyduğum, aynı zamanda Küçüksaat’in yazar kadrosunda yer alan Hacı Hüseyin Kılınç’ı aradım, beni Veyis Sami Türkmen’le tanıştırmasını rica ettim.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-53-51.jpeg

Hüseyin abi, birkaç gün sonra beni aradı. Karahan Kitabevinde buluşmamızı söyledi.

Kitabevine girdim, Veyis Sami Türkmen’i; yorgun, bembeyaz saçları, zayıf vücudu, inatçı oturuşuyla hemen tanıdım.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-52-10.jpeg

Selam verdim, oturdum, konuşmaya başladık.
Her entelektüel gibi, Hüseyin abi de randevuya gecikti, 1 saat rötarlı geldi.

Gecikmesi iyi oldu, tamamen kendi sorularımı sordum, cevaplarını aldım.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-52-10-1.jpeg

Veyis Sami Bey; çektiği çilelere, yaşadıklarına rağmen, sözlerinde ve yüzünde pişmanlık emaresi olmayan, Hüseyin abinin deyimiyle “imanlı” bir devrimci.

Bu arada kendisinin zengin bir ailenin çocuğu olduğunu, babasının İncirlik’te zamanın köy ağlarından birisi olduğunu öğrenmemle beraber ilgim ve saygım arttı. Gariban olmanın zorunluluğundan değil, bir seçimden bahsediyoruz.

Geçmişte devrimci olup, günümüze başka kimliklerle tevarüs etmiş onlarca insanla tanıştım.

Bu tanışmalarda, ilgili kişilerin pişmanlıklarına, geride bıraktıklarına gülmelerine, çektikleri acıların gereksiz ve anlamsız olduklarına dair cümlelere şahit oldum.

Ancak, Veyis Sami Türkmen’de bu anlattıklarımın zerre-i miskal yoktu.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-52-10-2.jpeg

Zengin bir ailenin çocuğu olarak devrimci mücadeleye katılmasına, işkenceler çekmesine, 11 yıl hapis yatmasına saygısını büyük bir hayranlıkla gözlemledim.

Esas sorum şu oldu; hâlâ devrimci misiniz? 

Kaşları çatılı olarak büyük bir “imanla” cevap verdi; “Ölene kadar devrimciyim, şimdi de senden izin istiyorum. Saat 14:00’te toplantım var, Halkevlerine gideceğim” dedi.

Arkasından baktım, safiyetini kaybetmemiş “imanlı” bir devrimci gördüm.

Bu nedenle, hayatımda ilk defa devrimci gördüm diyorum.

whatsapp-image-2026-09-05-at-13-52-28.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar